Bu dünya:
Burası, hayallerin birer birer intihar ettiği o rutubetli bodrum katı.
Burası, kanayan yerlerimizi gizlemekten yorulduğumuz o izbe köşe.
Burası, insanın kendi kendisinden kaçarken sığındığı en dürüst cehennem.
Burası, insanın kendi enkazıyla baş başa kaldığı, ışığın uğramadığı o kör nokta.
Burası, hayallerin çürümeye terk edildiği, vicdanın kapısının kilitli tutulduğu o izbe.
Burası, tüm o büyük iddiaların, gösterişli yalanların sonunda sızıp kaldığı yerin dibi.
Burası, bir türlü bitmeyen o kötücül rüyanın en gerçek, en soğuk anı.
Burası, ruhun bütün o sahte kabuklarını soyup, geriye kalan o saf acıyı seyrettiğimiz yer.
Burası, sevginin bile değersizleşip tozlandığı o tozlu raf; bizi bu kadar çaresiz bırakan, nefes aldıkça boğan bu dünyanın da, içine sığamadığım bu hayatın da gelmişini sikeyim.








