trumpeter Miles Davis and saxophonist John Coltrane performing at jazz club Cafe Bohemia in New York City in 1956.
© Marvin Koner/CORBIS

blake kathryn
Not today Justin

titsay
No title available

#extradirty
Keni

Discoholic 🪩
Cosimo Galluzzi
Game of Thrones Daily

roma★
$LAYYYTER
cherry valley forever

⁂
No title available
DEAR READER
we're not kids anymore.

祝日 / Permanent Vacation
Xuebing Du
h

No title available

seen from Austria

seen from United States

seen from Austria

seen from Malaysia
seen from Germany

seen from United States
seen from Malaysia
seen from United States
seen from United Kingdom

seen from United States
seen from United States
seen from Lithuania
seen from Italy

seen from Türkiye

seen from United Kingdom

seen from United States

seen from United States

seen from Malaysia
seen from Türkiye
seen from United States
@rujluelma
trumpeter Miles Davis and saxophonist John Coltrane performing at jazz club Cafe Bohemia in New York City in 1956.
© Marvin Koner/CORBIS
oh my god
Bill Morrison, Decasia
裏窓 (1962年09月)
S4DO S3RI3S
SCHADENFREUDE
鉄男 | Tetsuo: The Iron Man - The First Cut
DELETED SCENE (#3)
The flashback featuring a doctor talking to the Metal Fetishist was originally much longer. It continued on to show him examining the Metal Fetishist's body, and ended with the Metal Fetishist grabbing the doctor's scalpel and stabbing him.
If anyone here speaks decent Japanese and can translate the doctor's dialogue, I'd be so grateful! I'm gonna reach out to some friends later for help, too.
鉄男 | Tetsuo: The Iron Man - The First Cut
DELETED SCENE (#2)
This cut scene comes in the middle of the couple's fight in their apartment. After getting stabbed, the transformed Salaryman recharges himself using an outlet. The transition to the next scene featured another cameo appearance of the laughing vampires from Adventure of Denchu Kozo.
I actually think cutting this scene was detrimental; having seen it, it now makes more sense why the Salaryman later sticks his metal fingers in an outlet. He wasn't trying to hurt himself and failed at that goal. He knew it would feel good, because he'd already done it here.
鉄男 | Tetsuo: The Iron Man - The First Cut
DELETED SCENE (#1)
There were two scenes removed from the sequence where Glasses Woman chases the Salaryman into the garage. The first is a brief scene showing the Salaryman initially escaping her by trying out his rocket-feet powers for the first time. The second comes after she has him cornered, and features Nobu Kanaoka tap dancing and having the time of her life. Look at her go! I'm so happy for her!
Ken Kesey’s Jail Journal - 1967
2022, Saint-Petersburg
Printed in Saint-Petersburg
13х18, Silverprint, Unibrom (1982)
2022, Saint-Petersburg
Printed in Saint-Petersburg
13х18, Silverprint, Unibrom (1982)
Beavis said ACAB
Zulmün Dört Aşaması ya da Hogarth’ın Gravürleri
“Yeryüzündeki hayvanların kendi varlık sebepleri vardır. Onlar insanlar için yaratılmamışlardır, tıpkı siyahların beyazlar, kadınların erkekler için yaratılmamış olduğu gibi…”
[Alice Walker]
0. Pathos Formula / Meşrulaştırılan Zulüm
Pathos formula terimi, ilk olarak sanat tarihçisi Aby Warburg tarafından ortaya atılmıştır. Warburg, Pathos formulayı bedeni, kendisine zulmedenin hazzı ya da yücelmesi için kurbanın bilinçli olarak yabancılaştırdığı bir şey olarak tanımlamıştır. Yani kurban (zulme maruz kalan), tahakküm edenin zevki ve saygınlığı adına kendi bedenini isteyerek sunar ya da bizatihi işkenceden zevk alıyormuş gibi veya yok olmalarının mantığını anlıyor ve kabulleniyorlarmış gibi gösterilir[1].
Bunun örneklerine ‘’şehitlik’’ ve “kurban etme” ritüellerinde en açık şekiliyle rastlayabiliriz. Din, vatan veya bayrak gibi haklılaştırma simgeleri üzerinden yapılan savaşlar ve bu savaşlardaki ölüm bir tür Pathos formula örneği teşkil eder. Çünkü Pathos formula başka bir tabir ile ‘’güzel ölüm’’ ya da ‘’yüce ölüm’’ olarak da adlandırılabilir. (İsa’nın ölümü ve onu betimleyen resimlerin hemen hemen hiçbirinde, İsa acı çekiyormuş gibi gösterilmez. Çünkü O’nun ölümü bir tür kurtuluş gününe göndermede bulunur teolojide).
Pathos formula sadece insanın merkezde olduğu bir kavramsallaştıma değil. Reklamlar ile bugün hayvan katliamları estetize edilmiş ve toplumun büyük bir çoğunluğunca meşrulaştırılmıştır. Kasapların ve mezbahaların tabelalarındaki gülümseyen inek ya da koyun resimleri (Müslüman bir ülkede değilseniz gülüşen domuzcuklar), balıkçı ağlarına takılan balıkların sevinçli görüntüleri eşliğindeki konserve kutuları ya da KFC'ye mi yoksa Mc Donald's’a mı gitsem diye düşünen tavuk reklamları… Her biri zulmün kapitalizm aşamasındaki pathos formula örnekleridir.
Pathos formula ne yazık ki bu modern aşamadan ibaret değil. 16. ve 17. yüzyıldaki bazı ressamlar da hayvanlara yönelik katliamların tasvirinde bu tür atıflarda bulunuyorlardı. Çünkü Aristoteles’den beri hayvanlar ruhları olan yaratıklar değil, alınıp satılabilen, bir süre beslendikten sonra kesilip yenilebilen varlıklardı. 19. yüzyıldan itibaren hayvanların öldürülmesi ya da yaşaması önemsenebilir bir şey olarak görülmüyordu. Hatta hayvanlar aristokratlar tarafından avcılık adı altında ya da insanlar için birer tehdit unsuru olarak görüldüklerinden dolayı sistematik bir katliama tabi kalıyorlardı. Peter Paul Rubens’in Kurt ve Tilki Avı (Resim I) ya da
Resim I: Peter Paul Rubens, Kurt ve Tilki Avı (1617-21); tuval üzerine yağlıboya.
Paolo Uccello’nun Ormanda Av (Resim II) resimleri dönemi özetler niteliktedir. Rubens’in Kurt ve Tilki Avı’nda yenilebilir av hayvanlarını yırtıcı hayvanların avlamaması için kurt ve tilki gibi yırtıcı hayvanlar katledilmiştir. Yine Uccello’nun tablosunda yüzlerce aristokrat av adı altında hayvan katliamını gerçekleştiriyorlardır.
Resim II: Paolo Uccello, Ormanda Av (1640); tuval üzerine yağlıboya.
Rubens ve Uccello yaşananların izlenimini çok etkili bir şekilde tuvale aktarmış olsalar da, her iki ressam da bunu aynı Pathos formula mantığı ile yansıtırlar. Çünkü, bu ressamlar için, hayvanların avlamak aristokratik bir tür eğlencedir (Uccello) ya da insanlar yırtıcı hayvanları öldürmeldirler ki diğer “yenilebilir hayvanlar”, deyim yerindeyse, insanlara kalsın. (Rubens) Fakat Hogarth’da bunu göremezsiniz hatta zıddını görürsünüz. Hogarth’ın ‘’göklere böğüren ineklere’’ bile tahammülü yoktur. [2]
1. Hogarthcı Müdahale
‘’Zavallı hayvanlara böyle zalimce davranılması, Londra’yı insanın gözünde her şeyden daha nahoş yapıyor.’’
[William Hogarth]
Hogarth, İngiliz bir ressam, gravürcü ve karikatüristtir. 1697-1764 tarihleri arasında yaşamıştır ve resimle yazıyı birleştiren, resme konuşma balonları ekleyen ilk kişi olarak bilinir. Hogarth, döneminin ressamlarından uzaklaşarak onların işlediği ahlaki konulara, aristokrasiye, hükümranların yüceltilmesine, şehitlere, azizlere… mesafeli durur. Resimlerin Savaşı (Resim III) adlı eserinde bu anlayışa saldırır.
Resim III: William Hogarth, Resimlerin Savaşı (1744-45); oymabaskı.
2. Zulmün Aşamaları
“Raphael'in Vatikan için yaptığı resimlerdense Zulmün Dört Aşaması‘nı yaratmayı yeğlerim.”
[William Hogarth]
Hogarth, Pathos formula anlayışının aksine zulmün yüceltilemsini ya da haklılaştırılmasını değil her zaman için onun bir tür teşhirini ortaya koymuştur gravürlerinde. Zulmün Dört Aşaması (1751) adını verdiği gravürlerinde Londra'nın St. Giles bölgesinde yaşayan Tom Nero isimli bir çocuğun hızla bir hırsızdan bir katile dönüşmesinin acıklı öyküsünü betimledi. Ama daha önceki alaycı çalışmalarındaki gibi aç gözlülüğün, kumarın, alkolün ve sefahatin yozlaştırıcı etkilerine odaklanmak yerine, suçun hayvanlara yapılan zulümle bağlantısı üzerinde durdu. Gravürlerde verilen mesaj, hayvanlara uygulanan zulmün suçlu insanlar doğurduğu olmasına karşın, işkence görüntüleri öyle çarpıcı bir şekilde verilmiştir ki, resimlere bakanlar ister istemez sanatçının temel kaygısının insanlar değil hayvanlar olduğu kanısına kapılıyor. [3]
Zulmün İlk Aşaması
İlk aşamada (Resim IV) Hogarth makatından okla vurulmuş bir köpeği odağa almıştır. Köpek aynı zamanda boynuna bağılı iple başka biri tarafından tutulmaktadır. Yine aynı resimde birkaç çocuğun iki kediyi kuyruklarından ters asarak nasıl işkence ettiklerini ve bununla nasıl eğlendiklerini gösteriyor. Meydan da ise horoz dövüşü yapılmaktadır.
Resim IV: William Hogarth, Zulmün İlk Aşaması, (1751); gravür ve oymabaskı
Zulmün İkinci Aşaması
İkinci aşamada (Resim V) ise bu kez odakta taşıyamadığı için bağlı olduğu faytonun alında kalan bir ata yapılan zulüm gösterilmiş. Faytonda ise giyim kuşamlarına bakılırsa aristokrat bir aile (çocuk ve yetişkinler) atın yıkılması sonucu devrilen faytondadırlar. Hogarth'ın buradaki izlenimciliği çok keskindir. Keza atı döven elbisesinden ve kamçısından anlaşılacağı üzere fayton sahibidir. Sanki bir tür intikam vardır burada. Devrilen arabadaki aristokratların sinirlenmemeleri için ya da arabanın devrilmesi neticesinde fayton sahibi azarlanmasının -belki parasını alamamasının- hıncını atı kamçılayarak çıkarıyor. Bunun çok iyi bir şekilde izlenimleyen Hogarth fayton sahibi olduğunu düşündüğümüz kişinin artık ata kamçı kısmı ile değil bizatihi kamçının sap (tahta veya demir) kısmıyla vurduğunu göstermiştir bize. Bu izlenimin hemen yanında muhtemelen ölü bir koyuna öldüğü için ve artık para etmeyip süt vermeyeceği için sinirlenen adamın hayvana eziyetini görürüz. Ve ileride bir eşek ağır yük altındadır ve yine sopayla dövülmektedir. Az ileri de ise bir boğa insanlara saldırmıştır -boğa güreşi belki….
Resim V: William Hogarth, Zulmün İkinci Aşaması, (1751); gravür ve oymabaskı
Zulmün Mükafatı
Bu aşamada (Resim VI) Hogarth Tom'un hamile kız arkadaşı Ann Gill'i öldürdükten sonra tutuklanışı ve idam edildikten sonra bedenin açılarak iç organlarının parçalanması betimlenir. Ön plandaki bir köpek Tom'un kalbini çiğnemekte, böylece suçlunun daha önce hem cinslerine uygulamış olduğu işkencelerin öcünü almaktadır.[4] Hogarth'ın bu gravürlerinde zengin ve soylu insanlar birer zalim olarak gösterilmişlerdir. Gravürde bir grup cerrah Tom'un bedenini parçalarken resmedilir. (Burada Foucault'nun modern tıbba getirdiği eleştirileri ya da Ulus Baker'in dolaylı eylem* düşüncesindeki Batı tıbbına karşı Uzakdoğu toplojisi de akla gelebiliyor. Batı tıbbı, diyordu Ulus Baker, kesme, dikme ve delme; Çin tıbbı, uzaktan, yakma ve akapunktur…). Tom'un parçalanan cesedinin etrafında ise aristokratlar, zengin ve soylu kişiler bir eğlence içindeymişlercesine sohbet ve seyir içindeler. Burada, belki de, Hogarth zulme uğrayan hayvanlarla yoksul insanlar arasında bir analoji kurmaya davet ediyor olabilir bizi. Zulmün Mükafatı adeta bir yamyamlık göstergesidir, köşede kaynayan kemik kazanı da bu göstergenin somut tezahürü.
Resim VI: William Hogarth, “Zulmün Mükafatı”, Zulmün Dört Aşaması’ndan, (1751); gravür ve oymabaskı
Potlaç Blog
[2 Temmuz 2013]
[1] S. F. Eisenman - Ebu Graib Etkisi, Versus Kitap, 2007 [aksi belirtilmedikçe metindeki diğer dipnotlar da aynı esere aittir.]
* Ulus Baker - Dolaylı Eylem, Birikim Yayınları, 2012
Alexander Sliussarev (Russian, 1944–2010)
Untitled , 1993
Eliseo Mattiacci
To think the thought, 1973
Ansichtskarte
Neubrandenburg. Hochhaus mit Bibliothek.
Berlin: Graphokopie H. Sander KG 1071 Berlin (B 8/67 Best.-Nr. E 662).
1967