Bir (kelimeyle, cümleyle, şarkıyla, şiirle, filmle) bazen de bir romanla anlatılır ama yine de tarif edilemez tabi ki
KIROKAZE

titsay

Origami Around
Peter Solarz
Game of Thrones Daily
d e v o n

oozey mess
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
art blog(derogatory)
trying on a metaphor
TVSTRANGERTHINGS
Claire Keane

ellievsbear
Lint Roller? I Barely Know Her
AnasAbdin
NASA

Discoholic 🪩
h
No title available
i don't do bad sauce passes
seen from United States

seen from United Kingdom
seen from T1
seen from Germany
seen from Uzbekistan

seen from Uzbekistan

seen from Uzbekistan

seen from Uzbekistan
seen from Netherlands
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
@safayildizz
Bir (kelimeyle, cümleyle, şarkıyla, şiirle, filmle) bazen de bir romanla anlatılır ama yine de tarif edilemez tabi ki
Ne zaman her şeyin yolunda gittiğini hissedersen çıkarır seni rayından küçücük bir kalp çarpıntısı.
Ne kadar çok sevildiğini hissedersen o zaman solar tüm hediye edilmiş çiçekler.
Nereye kadar koşarsan koş geride kalmaz düşüncelerin.
Neyi olsun hissedersen çıkarır karşına alay eder gibi, inandırır da hayat kolayca iyileşebileceğine.
17 ülke 50 den fazla şehirde aramadığın yer kalmadıysa kabullenirsin ve vazgeçersin.
Açan çiçeklerin koparılmadığı bir yaşam diliyorum.
Ve yine yine hatırlatıyor ki insan yalnızdır.
İnsan doğasının sınırları vardır. Yüklü acılara, neşeye ve kedere dayanabilir ancak bu ölçü geçildiği anda yok olur. Sorun bir insanın güçlü ya da zayıf oluşu değil, acılarının ölçüsüne katlanıp katlanamadığıdır. Bu acı ruhsal ya da fiziksel olabilir ve bence kendine zarar veren bir adama korkak demek, hastalıktan ölen bir adama korkak demek kadar saçmadır..
Genç Werther'in Acıları
Son bir sigara daha yak
Çekebildiğin kadar içine çek tüm anlamsızlıkları ve üfleyebildiğin kadar uzağa üfle
Son bir kez daha yararcasına yürü içerisine doğru kalabalığın ve farkına var yalnızlığının
Son bir fıçı bira daha söyle arjantin bardakta ve büyük bir yudum al gözlerin yaşarıncaya kadar ve düşün
Çık son kez yürü en sevdiğin rotayı ve anımsa bütün sokaklardaki yaşanmışlıkları
Her zaman gittiğin puba git ve bir kaç shot at.
Bugün kutluyoruz yeni yaşı ve yeni başlangıçları.
Düşe kalka buraya kadar gelirken tabi ki benim de çıkarımlarım olmuştur hayata karşı. Ne söylersen söyle duymak istediklerini duyacaklardır ve anlamak istediklerini anlayacaklardır o yüzden hiç bir şey yapamayacak olduğumuz gerçeği her seferinde sertçe suratıma çarpmıştır birbirinden bağımsız zamanlarda ve olaylarda. İşte bu benim tüm insanlardan umudumu kesme sebebim, o yüzden sadece sen varsın, tek başınasın ve kimsenin anlamasını bekleyemezsin. Büyürken ve olgunlaşırken öğrendiğim tek şey olabilir. Kimseyi suçlamıyorum, kimseye de kızmıyorum artık çünkü çok yoruldum. Kendimi ifade etmeye çalışmaktan o kadar yoruldum ki suratıma doğru gelen bir kar topundan kaçacak enerjim dahi yok. Biraz uzak kalmalıyım insanlardan ne onlara ben iyi geliyorum ne de onlar bana. Sanırım Tolstoy’un sözü olmalı aklıma gelen bu zamanlarda. “ Tüm muhteşem hikayeler iki şekilde başlar. Ya bir insan bir yolculuğa çıkar, ya da şehre bir yabancı gelir.” Bir şehrim olmadığına göre bir yolculuğa çıkmam gerekiyor, yoksa zaten bir yolculukta mıyım ?
Elbette Geçecek
Uyanacağım bir gün daha sensizliğe,
Aynaya baktığımda net bir şekilde görebileceğim sensiz beni,
Kapatabileceğim ışıkları uyuyabilmek için,
Hissedebileceğim her parçasını bir zamanlar benim için atan o kalbin,
Sen eşlik etme diye durduracağım çoğu şarkıyı,
Eğleneceğim hatta güleceğim salakça bir anıya seni hatırlatan aniden,
İnkar edeceğim uzun bir süre,
Çarşıda barda çalışacağım belki sana rastlarım diye yürüdüğümüz o sokakta,
O kadar zaman geçicek ki bitti sanacağım kabus görmediğimde geceleri,
Yolculuğa çıkacağım birden kendimden çok uzaklara doğru,
Kabul edeceğimi bilerek en sonunda deneyeceğim tabi ki her yolu,
Ama itiraf edeceğim önce kendime sonra ise sana,
Ve koşarak aşacağım yıldız yokuşunu,
Uzun bir sohbet başlayacak,
Seni o kadar özlemişim ki konuşamayacağım bile,
Dinlemek, incelemek için her dokunu,
Yavaş yavaş tüketeceğim seni sonra farketmeye başlayacağım,
Farkettikçe anlayacağım baskılamaya çalıştığın içindeki beni,
Her şeye katlanabileceğim de gözlerindeki o boşluğa katlanamayacağım,
Sorduğun sorulara cevap veremeyeceğim ve yavaşça kalkacağım hayalini kurduğumuz masandan,
Yürürken, koyduğun her taşa takılacağım,
Kapatırken bahçe kapını son kez arkama döneceğim kısa bir süre,
Heyecanla çıktığım o yokuşu küçük bir tebessümle inerken bir sigara saracağım ve diyeceğim ki içimden
Elbette geçecek
Gözyaşları yanağında kururken duman süzülürmüş ağzından ve burnundan, özenle sarılmış ve akşamdan kalmış sigaran içten içe sönermiş.
Sabah uyandığında açılmış pencereden gelen güneş ışınlarıyla, pervasızca dolanan dumanlar yer değiştirirmiş.
Tüm renkler siyahla beyaza dönüşürmüş sokaklarda ve her gün yürünen Barbaros yolu giderek beklediğinden de uzun sürermiş.
Seninle gidelen tüm yolları tekrar gezermiş.
Atlatabilmek için seni tüm anıları siler miymiş? Yoksa benimsemeli miymiş ?
"ve kusurabakmayın, kibrinizde boğulacaksınız."
Zifiri karanlığa aşık oldum ve kayan yıldızlarda aradım seni
Her gün onu atlatabilmeyi dileyerek iki kocaman yıl geçmiş...
Bir şeyi yapmamak için kendi kendinizi inandırmaya uğraşırken nasıl o şeyi yapacağınızdan emin olabilirsiniz ?
Gecenin bir yarısı nefes alamayarak uyandığınız, karanlığın sonsuzluğundaki kayboluşlarınızı nasıl unutabilirsiniz ?
Uzun süreden bu zamana oturaklı bir şekilde düşünüp, değerlendirip aldığınız kararlar hatta kendinize verdiğiniz sözler 30 saniyede nasıl geçerliliğini yitirir ?
Amaçladığınız ve neredeyse başardığınız geleceğinizi, yapmak istediğiniz bir çok şeyi arkada bırakmanızı nasıl sağlar ufak bir tebessümü ?
Bir daha aynı anların binde birini yaşamak için her şeyinizi vermek isterken nasıl aynı anları yaşamaktan bu kadar korkarsınız ?
İsmini içinizden geçirirken bile heyecanlanan benliğinize onu unutturmuşken, nelere mal olduğunu bizzat yaşayarak en zor yoldan öğrenmişken nasıl ihanet edersiniz tüm hücrelerinize ?
Dağılan psikolojinizle üzdüğünüz,incittiğiniz bir sürü insanı düşünmez, vicdan azabı duymazken nasıl onu bu kadar ister bir ruh ?
Bunun adına .......... deniyor sanırım.
Benim tatlı, eğlenceli takıntım.
Bir kaç bahar geçmiş kendini anlamdırmaya ve bulmaya çalışırken her seferinde kaybettiğinden. Yorucu bir iş döneminin ardından pamuk prensesin büyüsünü aratmayacak kadar uzun dinlenmişsin. Uyandığında aynayadaki yüz uzun süreden sonra ilk defa gülümsüyor. Kirlenmiş ellerinle yüzüne vurduğun soğuk sudan gözlerinin derinliği biraz daha etkileyici artık. İç çektiresi bir soğuk var dışarıda. Yanakların pembeleşiyor önce sonra yavaşça burnunu ele geçeriyor bir düşman edasıyla alyuvarların. Hazırlıksız değilsin sen de sevdiği atkıyı serbest bırakıyorsun, rüzgarla dolanması için boynuna. Her zaman gittiğin kafeye gidiyorsun ve özenle yaptırıyorsun kahveni ardından bir kaç muhabbet ediyorsun kafe çalışanlarıyla son detayları alıyorsun başka hikayelerin. Kahvenin kokusuyla başlayan ve her yudumda devam eden haz dizlerinin üşümesini engelliyor. Hafif bir gülümsemeyle geçtiğin o sokaktaki her ağaç ise yaprak döküyor ardından. Çünkü çoğu insanın anlayamayacağı gökkuşağının her bir renginin ne anlama geldiğini sadece o biliyor.
Neden kaçtığını bilmiyorsan eğer aynaya baktığında gözlerini kaçır, dalıp gittiğin anılar nerede ve kiminle olduğuna değil geçip giden zamanda kararsızlıklarındır.
Tüm keşfedilmemiş sokaklar aydınlatıldığında sebebsiz gülüşmelere neden olur ve tüm sebebsiz gülüşmeler karanlık anıların dışavurumlarıdır. Çığlık çığlağa uyandığın tüm kabuslarını, sabah aynaya baktığında anımsadığında vazgeçtiklerinin önemi kalmaz.
Sürekli bir depresyon içinde değilim, sürekli somurtmuyorum. Sadece gerçeklerin farkındayım ve bu beni duygusuz birisi yapıyor.
Robo-Rainbow by AKAY [video]
3 sene önceki ilişkimde aldatıldığımı bugün öğrendim ve o söyledi kendime ve ona nasıl bir tepki vermem gerek hiçbir fikrim yok ne yaomalıyım ¿
Devam ediyor mu ilişkiniz