Eskisi gibi değiliz artık. Yorulduk biraz, kırıldık, sessiziz, ruhumuz çöktü bir yandan. Düşünceliyiz dargınlıkta var tabi üzüntülüyüz.
he wasn't even looking at me and he found me

roma★

Origami Around
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year

Kaledo Art

tannertan36
Cosmic Funnies

Product Placement
Claire Keane
Alisa U Zemlji Chuda
Peter Solarz

pixel skylines
todays bird
No title available
almost home

Discoholic 🪩
d e v o n
art blog(derogatory)
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ

No title available

seen from Italy
seen from Saudi Arabia

seen from Malaysia
seen from United States
seen from United States

seen from Germany

seen from United States

seen from Brazil
seen from Netherlands
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from T1

seen from Taiwan

seen from Indonesia

seen from United States

seen from Netherlands

seen from United States
seen from Brazil

seen from Malaysia
@sayintanri
Eskisi gibi değiliz artık. Yorulduk biraz, kırıldık, sessiziz, ruhumuz çöktü bir yandan. Düşünceliyiz dargınlıkta var tabi üzüntülüyüz.
Rastlamanın bizzat içinde, kalış yoktur. Rastlama, özünde, geçiş hamlesini taşır. Ama onun çekirdeği birbirinin farkına varma olayıdır. Amacı farkına varmaktan anlamaya atılan adımdır.
-Hakikatin İzinde-
Marcus Aurelius’un Ölüme Bakış Açısı
Ölümün bir felaket, mutluluğun, güzel zamanların sonu olarak görülmesi insanın kaygı seviyesini artırır, yaşamda sevdiklerinin ölümünü hatırladıkça ve tattıkça kötü, unutulmaz, ızdırap dolu anlar biriktirmesine sebep olur. Bu nedenle stoacı filozof Marcus Aurelius, ölüme bakış açısını şu şekilde açıklar. Ölüm, korkulacak bir şey değildir, tam tersine sevinçle karşılanacak bir şeydir. Ölüm, doğadan gelir ve doğaya dönüştür. Yaşadığımız tüm olgunlaşma süreçleri gibi yaşamın bir parçasıdır.
Ölümü bu şekilde betimleyen Aurelius, ölçülü ve mantıklı bir insanın ölüme karşı kesinlikle aşağılayıcı ve hafife alan bir tavırda olmaması gerektiğini de belirtir. Ne aşağılamak ve hafife almak ne de ondan korkmak ve çekinmek doğrudur der…
hindistan'a hiç gitmedim. ömrümün geri kalanında da gitmeyi düşünmüyorum. ama bir gün biri gelir ve "ey montaigne bundan sonra hindistan'da şu köye girmen yasaktır." dese geceleri huzursuz olurum.
Ölüme dair yemin etmeyenlerden, tehdit savurmayanlardan, dinini ve ırkını aklının yerine koymayanlardanım. ben hâlâ şiir okuyanlardanım. Ölürken vatanını yahut dinini değil, 'sevgiliyi' düşünecek olanlardanım
Oceanvs Orientalis - Natackha
Unders – Syria
Depresif bir duygu durumu gibi algılanan mutsuzluk hali çoğu kere yalnızlıktan kaynaklanmaktadır. Oysa mutluluk diye adlandırılan yapmacık güvenin sonunda daha ciddi bir mutsuzluk vardır...
sevgilinin dudağıyla sarhoş olmayı şeker çiğner bi hale gelmeyi istiyorsan,dudağını her öpüşe verme.aşk balıktır aşk denizdir sanki, balık denizde oldukça usanır mı hiç...
"Var Git Olum"- Azam Ali
"Bütün bunları yaşamış, unutmuş, sonra yine yaşamış ve yine unutmuştu, çünkü esas olan budur. İnsan bu yaşa kadar ancak unutarak yaşayabilir."