Merhaba güzellikler. Bugün yazacağım yazıya uygun bir giriş oldu sanırım. İyi hoş güzel dedin de ne diyorsun allah aşkına önce neyden bahsedeceğini söylesen de sonra böyle girizgâhlar yapsan dediğinizi duyar gibiyim.. Çok haklısınız çok. Mis kokulu çiçeklerden söz edelim diyorum bugün. Hepimiz doğanın bize sunduğu bu güzellikleri seviyoruz değil mi ? Kim sevmez ki hem ? Yolda yürürken burnumuza gelen o cıvıl cıvıl renkteki mis kokulu çiçekleri kim sevmez sorarım size a dostlar ?? Büyük bir nimettir çiçekler. Hediye dediğimiz zamanda ilk aklımıza gelen şeydir herhalde çiçekler. Maddi değeri yüksek hediyeleri tercih etmek yerine bir buket çiçek ile sevdiklerinizi mutlu etmek çok daha ince bir davranış olacaktır.
İnternet furyasının ne kadar genişlediğini hepimiz biliyoruz artık. Zaten önceki yazılarımda da birçok kez söz etmiştim. Bahsettiğim mis kokulu çiçeklere de ulaşmak artık bir tık uzağımızda. Sevdiğiniz birisine çiçek hediye etmek istiyorsanız o zaman sizi hemen bir tık tık ile şöyle alalım efenim. Burada binbir çeşit güzellikte çiçekleri bulmanız mümkün. Bu arada eğer kişiselleştirilmiş özel bir çiçek olsun diyorsanız sitede tasarım çiçeklerde bulunuyor bir göz atın derim. E o zaman öneri benden sevdiklerinizi mutlu etmek sizden.
Uzun süreden sonra bugün yine farklı bir konu ile karşınızdayım. Sağlık turizminden bahsedeceğim. Önce nedir bu sağlık turizmi dediğimiz şeyden kısaca bir anlatayım sizlere.
Dünyada sağlık maliyetlerinin artması, bazı tedavilerin kendi ülkelerinde yapılmaması, ülkeler arasında işbirliğinin artması, ulaşımda kolaylıkların olması, sağlık hizmet kalitelerinin dünyanın farklı bölgelerinde gelişmesi ile dünyada sağlık turizmi kavramı gelişmiştir.
Sağlık turizmi, kişilerin sağlık hizmeti almak amacı ile farklı ülkelere tedavi amaçla yaptığı seyahatlerine denir. Sağlık turizmi, hastaların ve hasta ailelerinin rahatlığını sağlamak için tıbbi seçenekleri sunmayı hedeflemektedir. Ülkemizde de sağlık turizmi oldukça ilerlemiş durumda. Türkiye’nin de gelişmiş ülkelerdeki nitelikli sağlık hizmetleriyle rekabet edebilecek düzeyde sağlık hizmetleri sunmasından dolayı dünyanın dört bir yanından tedavi amacıyla turistler gelmektedir. Zorunlu tedavilerin yanı sıra kişilerin isteği üzerine saç ekimi ve estetik gibi cerrahi operasyonlar da ilgi odağı olmuş durumdadır. Kalabalık bir caddeye çıktığınızda insanların kafalarının kırmızı ve bandajlı olduğunu görürseniz şaşırmayın. Muhtemelen saç ekimi tedavisi için gelmiştir. Bu da ülkemizde saç ekimine talebin oldukça yüksek olduğunun bir göstergesidir. Siz de eğer ülkemize gelen turistler gibi bunlardan yararlanmak isterseniz vermiş olduğum linklere bir göz atın. Kimbilir belki sizinle de bir cadde de kafanızda bandajla karşılaşırız. :)
Yaşadığımız dünya üzerinde olup biten haberleri ve gündemi kuşkusuz ki hepimiz takip ediyoruz. Peki gündemi nasıl ve nereden takip ediyoruz ? Geleneksel medyadan mı yoksa yeni medyadan mı faydalanıyoruz ? İtiraf edelim ki artık birçoğumuz geleneksel medyadan uzaklaşarak yeni medyaya yöneldik. Hangimiz her gün gazete alıp okuyoruz, televizyonun karşısına geçip ana haber bültenlerini takip ediyoruz ? Sanırım bunu yapan çok az kişi vardır. İnternet teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte ve hastalıklı bir şekilde akıllı telefonların kullanılmasıyla gündemi bile dijitalden takip eder olduk. İnternet üzerinden gündemi takip ederken dikkat edilmesi gereken ve önemli unsur güvenirliktir. Haber aldığımız sitelerin güvenir olup olmadığını ve doğru haber sunup sunmadığına dikkat etmemiz gerekir. İnternet üzerinde kurulmuş birçok haber sitesi vardır. Bunun doğruluğunu kontrol etmek gerekir. Çünkü çok fazla yalan yanlış haberlere yer verilmekte ve insanlar yanlış bilgilendirilip, yanlış yönlendirilmektedir. Internet üzerinde doğru ve güvenilir site bulmak çok zor. Peki size birkaç güvenilir site olduğunu söylesem ? Evet sevindiğinizi hisseder gibiyim. E o zaman tavsiyeler benden, okuması sizden. 😏
Ülkemizde olup bitenlerden ve son dakika haberlerinden haberder olmak, doğru ve güvenilir bilgilere ulaşmak isterseniz internetingazetesi.com ve demokrasigazetesi.com adreslerine tık tık yapmanız yeterli olacaktır. Ee magazin olmadan olur mu ? Olmaz tabiki dediğinizi duyar gibiyim. Özellikle de kadınların bunu söylediğini hissediyorum. Ne yapalım seviyoruz galiba kim kiminle nerede ne yapmış ? Dedikodu yapmayı seviyoruz. Dedikodu yapmıyorum ya da hiç sevmem dedikoduyu diyenleriniz de olacaktır içinizde. Ama özür dilerim yalan söylüyorsunuz. 🙊 Neyse kızmayın tamam size keyifli okumalar.
Gelişen ve değişen teknolojilerle birlikte birçok sektörde olduğu gibi reklamcılık sektöründe de değişimler meydana gelmiştir. İnternetin hızla gelişimi ve akıllı cihazların hayatımıza girmesiyle beraber herbirimiz internet bağımlısı insanlar haline geldik. Günümüzün hemen hemen büyük bir kısmını elimizden düşürmediğimiz akıllı telefonlarla ve tabiki internette geçiriyoruz. Yolda, evde, okulda ve işte aklınıza gelebilecek her yerde aktif olarak interneti kullanıyoruz. Hâl böyle olunca firma ve markaların internet üzerinden reklam vermeleri kaçınılmaz hale gelmiştir. Çünkü insanlara dijital üzerinden ulaşmak daha kolay hale gelmiştir. Peki nedir bu dijital reklamcılık? Faydaları nelerdir ? Gelin kısaca bunlardan söz edelim.
Dijital reklamcılık, ürün ve hizmetlerin internet üzerinden tüm insanlara aktarılması olarak tanımlanmaktadır. İnternet teknolojilerinin büyük bir gelişim içinde olması, reklamcılık hizmetlerini de internet tabanına kaydırmıştır. Gıda, tekstil, otomotiv, eğlence ve daha birçok farklı alandaki hizmet ve ürünler internet tabanından reklam yapılarak, binlerce kişiye ulaştırılmaktadır. Bu açıdan dijital reklamcılığın gerek insanlar açısından gerekse de markalar açısından büyük bir önemi vardır.
Dijital Reklamcılığın Faydaları
- Markanız ya da ürününüz çok daha kısa zaman içerisinde çok daha geniş kitlelere ulaşır.
- Reklam bütçelerinizi geleneksel reklam türlerine göre daha verimli kullanırsınız.
- Sürece tamamen hakimsinizdir ve özellikle kendi hitap etmek istediğiniz kitleye erişebilirsiniz.
- Zamandan ve maddiyattan çok daha ciddi bir şekilde tasarruf edersiniz.
- Dijital reklam ajanslarından yardım alarak sürece profesyonel bir giriş yapabilirsiniz.
- Yüksek verimlilik dijital reklamlarda esastır.
- Dilerseniz reklamlardan verim almazsanız anında noktalayabilir ve buna göre ücret ödersiniz.
Sevgili Tumblr Halkı bu blogumda size gerçek bir dosttan bahsedeceğim. Evet, evet bu kişi Selen Demir’den başkası olamazdı.
Bir yaştan sonra arkadaşlık kolay ama dostluk zor derler. Karakterler oturur, geçmiş tecrübeler, ön yargıları yanında getirir. Yepyeni başlangıçlar yapmak, birine güvenmek zor değil de çaba ister sanki. İyi ki de göstermişiz o çabayı, açmışız kalplerimizi birbirimize!
O benim yoksa ‘’sende benim düşündüğümü mü düşünüyorsun’’ u en çok yaşadığım kişi. Galiba benim ruh ikizim…
Hayatımda her zaman arkadaşlarımı herkesten ön plana koydum. Gerek üzüldüm, gerek boşuna emek verdim ama ben buyum. Arkadaşlarım için hep oradaydım, hiçbir amaç gütmeden, bazen boşuna, bazen iyi ki. Sen benim o kadar iyikimsin ki! Hayatımın geri kalanında her zaman yakandayım ve yaşayacaklarımız için sabırsızlanıyorum.
Günümüzün teknoloji meraklısı tüketicileri sayesinde, şirketinizin büyüklüğü ya da sektörü ne olursa olsun kurumsal web siteleri büyük önem taşıyor.
Web sitesi olmayan bir şirket ciddiye alınmaz ve böyle şirketlerin yeni müşteri bulma şansları çok düşüktür. İyi tasarlanmış bir web sitesi, küçük işletme sahibinin daha büyük şirketlerle yarışması için mutlaka gereklidir. Ve işletmenin itibarını artırma da önemli rol oynamaktadır. Bununla ilgili olarak üniversitenin ilk senesinde dersini aldığımız Sevinç Koçak hocamız kitabında şöyle diyor; 'Günümüzde bir ürünün satın alınması, bir şirketin hisselerinin yükselmesi ve rağbet görmesi, bir firmada çalışabilmek için istek duyulması, bir kuruluşa güvenilmesi, o kuruluşun belli bir konuda başarılı olması veya sadece kâr elde eden bir kuruluş olmasına bağlı olarak gelişmemektedir.' Yani burada güvenilirlik ile itibarın doğrudan bağlantılı olduğunu söyleyerek, kişi ve kurumların kendilerini itibarlı olarak ortaya koymalarını söylüyor. Ne demiştik küçük işletmelerle büyük şirketlerle yarışması için web siteleri önemlidir. Bu web tasarımcılara kurumsal web sitesi tasarımında büyük görev düşüyor.
Kurumsal web sitelerinin 6 ortak ihtiyacını karşılamaya yönelik çalışmalar yaparsanız, şirketin işlerini artıracak bir web sitesi tasarlamanız mümkün olabilir. Peki, bir kurumsal web sitesi nasıl olmalıdır?
1. Mobil Uyumlu Tasarım (Responsive Tasarım)
Günümüzde bilgisayardan daha çok akıllı cihazlarda vakit geçirir olduk. Tablet ve akıllı telefon kullanım oranları bilgisayar kullanım oranlarına kıyasla bir hayli fazla durumda. Bu yüzden Google’unda dediği gibi “mobile first!” ilkesi baz alınarak, web site tasarımının mobil cihazlarda uyumlu olmasına dikkat edilmelidir. Telefon, tablet veya bilgisayar farketmeksizin kullanıcı dostu bir tasarım şarttır.
2. Modern Arayüz
Bundan çok önce değil sadece 3-5 yıl evvelki web site tasarımları, günümüzde demode kalmış haldedir. Günümüze uyan ve modern çağa ayak uydurmuş web site tasarımları tercih edilmelidir. Modern ve şık arayüzlerin tercih edilmesi, kurumsal sitenizin son kullanıcı da daha kalıcı itibar bırakmanızı sağlar.
3. Kaliteli ve Özgün İçerik
Kurumsal web siteniz için özgün içerik olmazsa olmazdır. Markanızı, kurumunuzu kullanıcıya en iyi şekilde anlatan kaliteli ve özgün içeriklerin üretilmesi; kullanıcı ile bağ kurabilmeniz açısından oldukça büyük önem taşımaktadır.
4. Teknik SEO Çalışmaları
Web sitelerin en büyük trafik kaynaklarından biri arama motorlarıdır. Bu yüzden web sitenizin arama motorlarına uygun olması gerekmektedir. Bu hususta yapılacak arama motoru optimizasyonu (SEO) çalışmaları ile aramalarda rakiplerinizden daha üst sıralarda yer alabilir ve mevcut potansiyel müşteri sayınızı arttırabilirsiniz.
5. Sosyal Medya Hesapları ve Buton Entegrasyonu
Günümüzde google aramalarının yeri yadsınamasa da çoğunluk, sosyal mecralarda daha fazla vakit geçirmektedir. Bu yüzden web sitenize gelen kullanıcının, sitenize dair güncel bilgileri takip etmesi ve markanızı takip edebilmesi için sosyal medya hesaplarının web sitesinde yer alması oldukça önemlidir.
Web sitede kurumun sosyal medya hesapları entegrasyonu dışında sosyal mecralarda paylaş butonları da bilinirliği arttırmak ve sosyal kanallarda ilgili içeriğin paylaşılması adına önem taşımaktadır.
6. Web Site Hızı
Kurumsal web sitenizin sürekli kapanıp açılıyor olması, arada çöküyor olması ya da yavaş açılıyor olması potansiyel müşterilerinizin gözünde pek hoş bir itibar bırakmaz. Yalnızca markanızın itibarı için değil arama motoru optimizasyonu açısından da web sitenin hızlı olması önemli hususlardan biridir.
Artık neredeyse her düğünün bir teması var. Nikah şekerinden davetiyeye, düğün pastasından dekorasyona, mekana kadar sizin için düşünülmüş düğün konseptleri var. Unutulmaz bir düğün için olmazsa olmazlar arasında düğün temaları ya da konseptleri geliyor. Çünkü birbirinden güzel çiçeklerden, ilgi çekici ve göz kamaştırıcı mekan süslemelerine, düğün pastasından davetiye ve müzik seçimlerine kadar her şeyin bir uyum içinde olması gerekiyor. Daha önceki yazımda düğünden, gelenek ve göreneklerden, gelinlerden ve onların isteklerinden bahsetmiştim. Bir bakın derim. :) Gelin şimdi de düğün temalarına bir göz atalım.
Vintage Düğün Teması
Eskiye özlem duyan, nostalji seven, bir ruhu ve geçmişi olan eşyalara hayran olan ve bunu tarzına yansıtan bir gelinsen vintage düğün teması tam sana göre. Danteller, tüller, kendinden işlemeli kumaşlar, fırfırlar, püsküllerden oluşan bir vintage gelinlik modeli tercih edebilir, şık saç aksesuarları ile sade ama göz alıcı bir görünüm oluşturabilirsin.
Vintage düğün konsepti dekorasyonunda ise dantel örtüleri, eski şamdanları, kristal avizeleri, eski yemek ve çatal-bıçak takımlarını değerlendirebilir düğününe nostaljik bir hava katabilirsin. Vintage düğün davetiyesi arasından size uygun bir modeli de seçebilirsin.
Bohem Düğün Konsepti
Özgür ruhlu, hesapsız, anı yaşayan kişilerin hayat tarzını ifade eden bohem stil için hippi, gipsy ve rustik tarzlarının harmanlanmış hali diyebiliriz. Bu stil, senin tarzını yansıtıyorsa bohem konseptli düğün tam sana göre. Dekorasyonda uçuk tonlarda sarı, şeftali, pudra tonları ile lavanta ve açık mavi tonları kullanılabilir. Beyaz ahşap sandalyeler, eskitilmiş kartpostallar, pullar, içi kuru çiçek dolu küçük saksı ve bardaklar, minik kokulu mumlar hoş olabilir.
Düğün mekanı olarak kır alanları, yeşillikler içinde bir bahçe hatta uygun dekore edilmiş bir sokak bile tercih edebilirsin.Sade bir bohem gelinlik modeli tercih edip, eşin için ise bohem damatlık modellerine göz atabilirsin.
Rustik Temalı Düğün
Bohem tarzın hakim olduğu rustik düğün konseptini de düşünebilirsin. Rustik düğün organizasyonu yapmak istiyorsan dantelli rustik düğün davetiyeleri ile dekorasyonda, doğal hayatı yansıtan odunlar, kuru ağaç dalları, hasır kumaşlar, saman balyalarını kullanabilirsin.
Doğa Temalı Düğünler
Düğün konseptini belirlerken doğayla iç içe bir organizasyon gerçekleştirmek istiyorsan doğa temalı düğünlerden birini seçebilirsin. Sahilde bir düğün için deniz temalı düğün, açık havada kır düğün istiyorsan papatya temalı düğün yapabilirsin. Gel bu temalardan birkaçına beraber bakalım:
Deniz Düğün Teması
En popüler düğün temaları arasında yer alan deniz temaları, özellikle deniz kenarı düğünü konsepti olarak tercih ediliyor. Mavinin her tonunun kullanılabildiği deniz konsepti dekorasyon süslemeleri için deniz yıldızlarını ve çapaları kullanabilirsin. Deniz temalı düğün davetiyeleri arasından deniz kabuklu davetiye modellerine göz atabilirsin.
Papatya Konseptli Düğün
İlkbaharın habercisi papatyalar düğününe renk katacak. Papatyaları düğün dekorasyonun her yerinde kullanabileceğin gibi, damat yaka çiçeği, saç aksesuarı ya da gelin çiçeği olarak tercih edebilirsin. Papatyaları ilkbahar düğünlerine uygun, mavi, turuncu, fuşya, pembe, mor dekorasyon ögeleriyle kombinleyebilirsin.
Sonbahar Temalı Düğün
Sonbaharın sembolü dökülen yaprakları düğününe taşıyarak ufak bir detayla mevsimin romantizmini ve kızıllığını temsil edebilirsin. Bunun için düğün dekorasyonunu hardal sarısı, tuğla rengi, kahverengi, bordo, turuncu, koyu yeşil, gülkurusu renkleriyle oluşturabilirsin. Düğün davetiyelerinden, nikah hediyeliklerine düğün mekanı süslemesinden gelin aksesuarlarına kadar düğünün her öğesinde sararmış yaprak figürünü kullanabilirsin.
İnternet kullanımının getirdiği yeniliklerden biri de E-Ticaret siteleridir. E-Ticaret siteleri insanların internet ortamında istedikleri ürünleri satın almalarını sağlar. Yani E-Ticaret sitelerine başka bir deyişle sanal mağaza demek yanlış olmayacaktır. Aklınıza gelebilecek her ürün veya hizmeti internet üzerinden satın alabilirsiniz. İnsanlar artık birkaç tuş ile alışverişlerini, ödemelerini ve satın alma işlemlerini E-Ticaret dediğimiz sanal ortamlarda gerçekleştiriyor. İnsanların bu sitelere yönelmelerinin en büyük nedeni zamandan tasarruf etmeleridir. Çok fazla işlem yapmadan birkaç dakika içinde hızlı bir sekilde tüm işlemlerini halledebiliyorlar.
İnternet kullanımının yaygınlaşması ile sosyal medya kullanımı da artmıştır. Bunun nedeni ise çok kolay ve de çok hızlı bir şekilde ulaşım, takip edilebilme, geri bildirim özelliklerdir. Sosyal medya E-Ticaret sitelerinin yaygınlaşmasındaki en büyük etkenlerden birisidir. Çünkü sosyal medya kullanıcılarla, çabuk iletişim kurup kolay bir şekilde ulaşım sağlayabiliyor. Ayrıca kullancıların tercihlerinin, zevk ve isteklerinin daha ulaşılır olması, kullanıcı hakkında tüm bilgilere sahip olması E-Ticareti zorunlu kılıyor ve önemli bir pazarlama aracı haline getiriyor.
İtiraf etmeliyim ki yeni birisiyle tanıştığım zaman rn korktuğum soru 'ne yapmaktan hoşlanıyorsun, hobilerin neler?' sorusu olabilir. Çünkü bu zamana kadar birçok hobi edinmeye çalışıp ya yeteri kadar vakit ayıramadığım için ya da beceremediğim için üzülürek söylüyorum yarım bıraktım. Vakit ayıramamak da aslında bir çeşit bahane galiba. Farkında olmadan bir itirafta daha bulundum. Evet doğru bahane kabul ediyorum. Çünkü bir insan yapmaktan zevk aldığı şeye neden vakit ayıramasın öyle değil mi? Evet Selen diyorsunuz duyururum. Haklısınız. Çok küçük yaşlarda her küçük kız çocuğu gibi ben de inci boncuğa heves ederdim. Takıp takıştırmayı çok severdim. Evde kendi imkânlarımla kendime kolye ve bileklikler yapardım. Ve bunu severek zevk alarak yapardım. Tabi her zaman olduğu gibi bundan da sıkıldım. E bir de büyüdükçe düşüncelerim zevklerimde değişmeye başladı. Gidip satın almak daha mantıklı geldi ve vazgeçtim. Sonrasında bağlama çalmaya heves ettim onu da beceremedim. Daha sonra lisede müzik hocamızdan gitar dersleri almaya başladık çok istiyordum öğrenmek zaten daha öncesinde de hep bir kursa gidip öğrenmek istiyordum. Tahmin edin bakalım ne oldu? Evet doğru onu da beceremedim. Bahanem hazırdı tabi. ''Gitar bağlamadan çok daha zor, teller çok canımı acıtıyor notların yerini karıştırıyorum, yapamıyorum... '' gibi cümleler ve hüsran. Bu aralar ise karikatür dergilerine merak saldım. Karikatür dergileri okuyorum. Sevdiğim birkaç karikatür var. Onlardan bir tanesi de Uğur Gürsoy'un çizdiği Fırat karikatürü. Hatta öyle ki hayranlık boyutunda ilerledi. Odama gelip kütüphanemi açtığınız zaman Fırat ürünleriyle karşılaşabilirsiniz. Bardak, anahtarlık, kitap ayracı.. Umarım zevk alarak okuduğum yeni hobi edindiğim karikatürlerden de vazgeçmem. Bunun için bir Fırat atasözü der ki: Dinimiz amin. 🙊
Neredeyse tüm arkadaşlarımın blog yazılarını inceledim. Hepsi üniversitede tanışıp samimi olduğu arkadaşı hakkında yazı yazmış. Zaten bizden de bu istenmişti, e ben de öyle yapacağım tabi. 🙈😏 Ama tek bir farkla. Bizim arkadaşlığımız üniversitede değil lise yıllarında başladı. Tam 9 sene olmuş Hilal ile arkadaşlığımız başlayalı. Birlikte o kadar çok şey yaşadık ki.. Çokça vakit geçirdik ve buraya sayfalar dolusu yazılabilecek kadar anı biriktirdik beraber. Yeri geldi beraber güldük eğlendik, yeri geldi birbirimizin omuzunda ağladık teselli ettik. Bazen birbirimize kızıp kavga ettik, ağır konuştuk. Zor zamanlarımızda hep yan yanaydık. Ne zaman kötü bir anım olsa elini hep omuzunda hissettim. Her zaman birbirimizin arkasını toparladık. Ne zaman birimiz hata yapmaya kalkışsa hep destek olduk birbirimize. Bizi yeni tanıyan insanlar da hep ''siz kardeş misiniz?'' diye sorar. Kan bağımız yok ama öyleyiz deriz. Hatta üniversiteye başladığımız zaman bizim liseden arkadaş olduğumuzu duyunca herkes çok şaşırırdı. Belki de hala bilmeyen arkadaşlarımız vardır. Buradan söylemiş olayım. Evet biz lise yıllarından arkadaşız. Tamam neyse bu kadar duygusal konuşma yeter şimdi bunları okuyup şımaracak gerek yok. 😏
Hilal çok uyanık, çok girişken bir insandır. Ayrıca açık sözlü birisidir. Hiçbir şeyden hiç kimseden çekinmez. O an ne düşünüyorsa içinden ne geçiyorsa onu söyler pat diye. Bu yüzden de dışarıdan çok sert bir insan gibi görünür. Ama kalbini açtığı zaman aslında hiçte göründüğü gibi bir insan olmadığı anlarsınız. İletişim kurmaya sohbet etmeye açık birisidir. Onunla her konu hakkında rahatlıkla ve zevkle konuşabilirsiniz. Kitap okumak herhalde en sevdiği şeylerden birisidir. Hemen hemen her kitap hakkında yorum yapabilir. Bunun dışında anime izlemekten de oldukça zevk alır. En sevdiği anime de Totoro. Evine gidince her yerde Totoraya ait bir eşya bulabilirsiniz. :) Her alanda etkin bir karakter aslında. E şimdi de blog yazmaya başladı. Zaten hala günlük tutar. Kendine ait bir dünyası vardır kısacası. Bu kadar anlattım bence sizde onun dünyasını merak ettiniz. Bu güzel panik arkadaşımın blog sayfasına da bir göz atarsınız bence. Bolca eğlenceler 🙈
Zamanımızın büyük bir kısmını ailemizle, arkadaşlarımızlaya da minik sevimli patili dostlarımızla geçirdiğimiz yer neresidir sizce ? Hepinizin tabi ki evimiz dediğini duyar gibiyim. Herkes için önemli bir yere sahiptir yaşadığı ev. O evde doğup büyümüştür çünkü. Dört duvarla çevrili bir yer olarak tanımlar çoğu kişi ama o dört duvar içinde birçok şey yaşanır. Kimi zaman gülüp eğlenmiş, kimi zaman ağlamış, kimi zaman da kavgalar yaşanmıştır. O dört duvar bütün duyguları yaşatmıştır insana. Peki ya herkes doğduğu evde yaşamaya devam edecek kadar şanslı mıdır? Sanırım değil. Her güzel şeyin yaşanıp bittiği gibi bir gün doğduğu evden de kopmak zorunda kalır. Sonrası yeni bir ev arayışı.
Eskiden sokak sokak dolaşıp ya da eşe dosta haber verilip yeni bir ev bulunurdu. Şimdilerde ise emlakçılık mesleği gelişmeye başladı ve sokak sokak dolaşıp ev aramak yerine insanlar emlak ofislerine gidip istedikleri evi satın alabiliyorlar. Hatta teknolojinin gelişmesiyle beraber elektronik ortamda da tek tıkla ev bulanabiliyor. Bir ofisine gitmek yerine insanlar artık ev satın alırken ya da kiralarken emlak sitelerine girip kolaylıkla istedikleri kriterlere uygun eve bulabiliyorlar. Eğer sizde yeni bir ev arayışı içinde iseniz emlakçı baba sitesine bir bakın derim. Bilirsiniz güvenlik önemlidir.
Herhangi istediğimiz bir konu hakkında yazı yazacağımızı duyduğumda herhalde aklıma ilk gelen bir kedi annesi olarak minik patilerdi. Hatta gözlerimden kalpli kedi emojileri çıktı. (Tam olarak böyle😻) En sevdiğim hayvan olabilir kediler. Herkes sevmez kedileri nankör olur derler. Aslında hiçte nankör canlılar değillerdir. Tüm hayvanlarda olduğu gibi onlarında tek ihtiyacı sevgi. Kimisi de korkar kedilerden. Bunu hiçbir zaman anlamamışımdır. Benimde kedilerden korkan yakın arkadaşlarım var. Hepsinin korkma sebebi farklı ve (özür dilerim canım arkadaşlarım) çok saçma. 🙈 Neyse bunu arkadaşlarımda okuyacak çok kızdırmadan konumuza dönelim. Kediler bize vücut dilleriyle ne anlatıyor? Hadi başlayalım.
Kediler genellikle kulakları, tüyleri ve kuyruklarıyla birlikte çıkardıkları sesler ile beden dillerini sergilerler.
1. Kuyruk Havada
Kedi dostunuzun kuyruğu dümdüz havada ise sizi gördüğüne sevdiğini belirtiyordur.
2. Kuyruk Havada Titreme
Kedilerde kuyruğun havada olması ve hafif titremesi genellikle çiftleşme dönemine doğru olur. Karşı tarafa onu istediğinin sinyalini verir.
3. Kuyruk Aşağıda ve Kabarık
Kediler dışarıdaki insanlardan ya da diğer kedilerden korktuklarında kuyruklarını aşağı indirerek kabartırlar.
4. Kuyruk Havada ve Kabarık
Kuyruğun dümdüz havada olması ve kabarık durması kedinizin sinirlendiğini gösterir. Buna ek olarak sırtını kamburlaştırabilir ve dişlerini gösterebilir.
5. Kuyruk Aşağıda ve Sallıyorsa
Kuyruğunu aşağı bırakmış ve sağa sola sallıyorsa bu kedinizin onu ne kadar sevdiğinizi anladığının göstergesidir.
6. Kuyruk Aşağıda ve Bacakların Arasında
Genellikle tedirgin ve nereye kaçacağını bilemeyen kediler kuyruklarını bacaklarının arasına alırlar.
7. Karnını Açarak Yere Yatmışsa
Kediniz sizinle oynamak istiyor ya da yerinin rahat olduğunu anlatmak istiyordur.
8. Karnını Yere Dayayıp Çömelerek Hareket Ediyorsa
Kediniz kendini korumaya çalışıyor ve çevreden gelecek her türlü korkutucu ögeden dolayı tedirgin olduğunu gösteriyordur.
9. Kulakları Geriye Doğru Yatmışsa
Tehlike içerisinde olduğunu düşünen kedini kulaklarını geriye doğru yatırmış ve gözlerini açmaya başlamışsa bu korktuğunun işaretidir.
10. Kulaklarını Dikleştirmişse
Kulaklarını kaldırarak etrafı dinlemeye başlayan kediniz çevrede olup bitenleri anlamaya çalışıyor demektir.
11. Top Şeklinde Uyuması Elinizi Isırıyorsa
Kediniz kendini iyice toparlamış ve iyice büzüşerek yatıyorsa bu onun üşüdüğünün göstergesidir
12. Elinizi Isırıyorsa
Kediniz sizinle oynarken elinizi ısırıyorsa bu onun mutlu olduğunun ve dişlerinin kaşındığının göstergesidir. Kediniz kendini iyice toparlamış ve iyice büzüşerek yatıyorsa bu onun üşüdüğünün göstergesidir.
İşte bu kadar basit kedileri anlamak. Onları sevin. Çok sevin. Bu arada kediler ve diğer patili dostlarımız ile ilgili bilgilere ve eğlenceli içeriklere göz atmak isterseniz patiliyo.com adresine bir uğrayın derim. Patili günler :)
Güzellik kavramını tanımlamak biraz zor sanırım. çünkü göreceli bir kavram. Kişiden kişiye göre değişiklik gösterir. Herkes farklı biçimde algılar ve yorumlar. Fakat herkes tek bir kalıbın içine girmeye çalışır yani tek tip insan olmak için uğraş verirler. Güzel ve uzun bacaklar, dolgun ve kiraz dudaklar, hokka burunlar... Kadınlar bu kalıplara girmek için estetik ameliyatlarına başvuruyorlar. Bunun sebebi de medya dünyasının kadınlar üzerinde oluşturduğu güzellik algısı ve insanların birbirlerini sürekli olarak olumsuz yönde eleştirmesi diyebiliriz. Böyle baskı ortamlarında da ani kararlar vermek oldukça kolay oluyor. Kadınların kendilerini bu kalıplara sokması ne kadar doğru ne kadar yanlış bu tartışılır. Ama ne olursa olsun verilen karara saygı duyulmalıdır. Kişi eğer kendini estetik olduğunda mutlu hissedecekse bu başka bir kişiye onu eleştirme hakkını vermez.
Bir de tabi ki en önemli konu estetik ameliyatı olmadan önce nerede ve hangi doktor tarafından yapılacak güvenilir mi değil mi bunlar göz önünde bulundurularak seçim yapılmalıdır. Estetik ameliyatlarında cerrah seçiminin önemi büyüktür. Ameliyat güvenilir bir ortamda yapılmadığı zaman sonrasında ciddi sorunlara yol açabilir. Karar verirken her zaman dikkatli olun dostlarım...
Düğün dediğimiz şey aslında en basit anlamıyla iki insanın hayatlarını birleştirme kararı aldıktan sonra bunu herkese duyurmak için düzenledikleri davettir. Yöreden yöreye hatta ülkeden ülkeye değişiklik gösterir. Her yörenin farklı gelenek görenekleri vardır ve düğünlerini bu şekilde organize ederler. Gelenek görenek ve düğün deyince akla gelenlerden birisi de halk oyunlarıdır herhalde. Yöreden yöreye farklılık gösterir demiştik zaten halk oyunları da öyledir. Mesela Karadenizliler düğünlerinde horon oynarken, Trakyalılar roman havası ya da hora oynar. İzmirliler zeybek, Anadolu da ise bazı bölgelerinde halay, karşılama ya da kaşık oyunları oynanır. Bu halk oyunları gelenek görenekler bazen genç kızlarımızın umurunda olmayabilir. Çünkü gelenek görenek deyince işin içine aileler de girer. Herkes farklı isteklerde bulunur anlaşmazlıklar çıkabilir. Her iki tarafın ailesi de kendi istekleri olsun ister. Kendi geleneklerine göre bir düğün olsun ister. Gerçek bir kaos ortamı değil mi sizce de ? (Bence çok korkunç.😱) E bu davet en çokta gelinler için önemlidir. Yani kızlarımız böyle düşünür öyle diyelim. Çünkü küçüklükten başlarlar hayal kurmaya. En muhteşem en görkemli düğün benim olsun diye hayal kurup dururlar. Gelinlikten tutun da saç, makyaj, ayakkabı, mekan her detayı ince ince düşünürler. Dediğim gibi küçükken hayal kurmaya başlarlar ve artık evlilik yaşı da düşmüş durumda 18 yaşında evlenmeye başlıyor kızlarımız. Yazık. Neyse bu konu hakkında çok konuşmayacağım.. Ne diyorduk detaylar. Zor işler vallahi. Şu an evlilik düşünmediğim için böyle detaylara da kafa yormuyorum :) He evlenecek olan kızlarımız varsa eğer bu detayları tek başınıza düşünmeyin. Girin düğünmaster.com a sizin için her şeyi halletsinler. E o zaman şimdiden mutluluklar... :)
Bugünkü konumuz son yıllarda hepimizin kullandığı bir platform olan sosyal medya. Gençlerden tutun da yaşlılara kadar hatta küçük yaştaki çocukların bile kullandığı bir platform. Dünyada kullanımı gün geçtikçe daha da çok artıyor. Peki nedir bu sosyal medya? Önce bu sorunun cevabını vereyim. ''Sosyal medya, Web 2.0'ın kullanıcı hizmetine sunulmasıyla birlikte, tek yönlü bilgi paylaşımından, çift taraflı ve eş zamanlı bilgi paylaşımına ulaşılmasını sağlayan medya sistemidir.'' diyor wikipedia. Aslında düz bir tanım yapacak olursak sosyal medyanın içeriğini insanlar oluşturuyor ve bilgi paylaşımında bulunuyorlar. Bu bilgi paylaşımının yanı sıra fotoğraf ve video paylaşımlarında da bulunuyorlar. Tabi baktığımız zaman sosyal medya yukarıda anlatıldığı gibi amacına uygun olarak kullanılmıyor. Farklı amaç ve güdülerle sosyal medyayı kullanıyoruz aslında hepimiz. Beğenilme ve göz önünde bulunma güdüleriyle paylaşımlar yapıyoruz. Bunun gibi birçok örnekler verilebilir. (Onu buraya sığdıramayabilirim.🙈) Farklı amaçlar güdüler dedik biraz da olumlu olumsuz yönlerinden bahsedelim o halde.
Sosyal medyanın en güzel yanlarından birisi anında iletişim sağlaması sanırım. İnsanlar her an her şeyden haberdar olabiliyor ve bir konu hakkında bilgi sahibi olabiliyor. Kısacası dünyada olup biteni anında görebiliyor. Kendi gibi beğenileri ve hobileri olan insanlarla karşılaşıp yeni arkadaşlıklar kurabiliyor. İnsanlar daha çabuk iletişim kurulabiliyor. Kendisine bir kimlik bir profil oluşturarak daha net bir şekilde ifade edebiliyor. Bunun yanı sıra olumsuz etkileri de var tabi ki. İnsanlar sosyal medya üzerinden kandırılıp suistimal edilebiliyorlar. Her gün bu konu ile ilgili değişik haberlere rastlıyoruz. Sık sosyal medyayı kullanan insanlar anı yaşamaktan çok birilerinin gözüne bir şeyler sokmak için uğraşır. Buda hayattan geri kalmalarına neden olur. Bunun gibi birçok örnek verilebilir. İşin özü sosyal medyayı kullanırken amacına uygun, doğru ve dikkatli bir şekilde kullanmamız gerektiği..
Merhaba arkadaşlar. Hayır bir saniye bu giriş çok klasik oldu sanırım. Kendimi YouTuberlar gibi hissettim. ‘’Merhaba arkadaşlar kanalıma hoş..’’ Tamam bu kadar yeter. Nasıl söze başlanır, nasıl giriş yapılır bilmiyorum ama bir yerden başlamam lazım. Küçüklüğümden beri günlük tutmayı beceremedim. Bir hevesle dönem dönem kendime çiçekli böcekli defterler alıp günlük tutacağım diye kendimi kandırıp durdum. Her gece uyumadan önce odamın kapısını kitleyip herkesten gizli bir şeyler yazardım. Tabi bu durum çok uzun sürmez birkaç güne sıkılır, bırakırdım. Yazı yazmayı severdim aslında ama günlük tutmayı beceremedim bir türlü. Şimdi de okuldaki bir dersimiz sayesinde blog açmış bulunmaktayım. Bloglar da bir çeşit günlük değil midir? Belki bu kez başarılı olurum ne dersiniz? E başlayalım o zaman.. :)