Çocuk gibi ağladım... O kadar hiç, o kadar boş, manasız, öyle haksız yere senden uzağım ki.
~Nazım Hikmet
No title available
Alisa U Zemlji Chuda

#extradirty
No title available
Three Goblin Art
h
KIROKAZE
No title available
Mike Driver

★

pixel skylines
Lint Roller? I Barely Know Her

Origami Around
Stranger Things

titsay
Game of Thrones Daily

No title available

Discoholic 🪩
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
🪼

seen from Malaysia
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from Netherlands

seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from Netherlands

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from Indonesia
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from United States
@sendekaldimm
Çocuk gibi ağladım... O kadar hiç, o kadar boş, manasız, öyle haksız yere senden uzağım ki.
~Nazım Hikmet
𝙀𝙡𝙞𝙢𝙙𝙚 𝙗𝙞𝙧 𝙨𝙞𝙜𝙖𝙧𝙖...𝙎𝙤𝙠𝙖𝙠𝙡𝙖𝙧 𝙗𝙤𝙨̧...𝙄̇𝙣𝙨𝙖𝙣𝙡𝙖𝙧 𝙨𝙪𝙨𝙢𝙪𝙨̧...𝙀𝙡𝙞𝙢𝙙𝙚 𝙗𝙞𝙧 𝙨𝙞𝙜𝙖𝙧𝙖... 𝘼𝙠𝙡ı𝙢𝙙𝙖 𝙨𝙚𝙣...𝙆𝙖𝙡𝙗𝙞𝙢𝙙𝙚 𝙨𝙚𝙣...𝙀𝙡𝙞𝙢𝙙𝙚 𝙗𝙞𝙧 𝙨𝙞𝙜𝙖𝙧𝙖...𝘽𝙚𝙣 𝙨𝙞𝙜𝙖𝙧𝙖𝙮ı...𝙎𝙚𝙣 𝙗𝙖𝙨̧𝙠𝙖𝙨ı𝙣ı 𝙎𝙖𝙧𝙢ı𝙨̧...𝙀𝙡𝙞𝙢𝙙𝙚 𝙗𝙞𝙧 𝙨𝙞𝙜𝙖𝙧𝙖...𝙂𝙤̈𝙯𝙪̈𝙢𝙙𝙚 𝙮𝙖𝙨̧...𝙆𝙖𝙡𝙗𝙞𝙢𝙙𝙚 𝙎𝙖𝙣𝙘ı...𝙀𝙡𝙞𝙢𝙙𝙚 𝙗𝙞𝙧 𝙨𝙞𝙜𝙖𝙧𝙖...𝘽𝙞𝙧𝙙𝙚 𝙎𝙚𝙣𝙨𝙞𝙯𝙡𝙞𝙠...
gecenin koyu saatlerinde, tek kaldığımda yakama yapışıyor geçmişin soğuk elleri. saniyeler dakikaları kovaladıkça nefes almak zorlaşıyor, sabahı göremeyecekmiş gibi hissediyorum çoğu zaman. bi' özlem vuruyor sol yanımdan, bi' kırgınlık. gözlerimden taşan yaşlara tezat bir tebessüme gebe kalıyor dudaklarım. şarkılar merhem değil, tuz oluyor açık yarama. bana senin buzun gerek. balkona çıkayım diyorum, gözlerim aşağı dalıyor, beni çeken bi' şeyler var sanki. gök kırgın. yıldızlar düşman. pakette iki dal sigaram kalmış, güneşin doğmasına saatler var. kaderin cilvesi mi dersin buna. ben ceza derdim. beni cezalandırıyorsun. beni, neden. çakmağımın gazı bitmiş. şans işte, pek gülmez bana. soğuk, çok soğuk. olsun, yaşadığımı hissettiriyor. ve benim buna daha önce hiç olmadığı kadar ihtiyacım var. aslında yok, çünkü zaten yaşamak sayılmaz benimki.
akrep yelkovanı vurdu, yelkovan akrebe vuruldu. tanıdık.
dışarısı çok sessiz, yaprakların hışırtısı bile yok. oysa kafamın içinde envai çeşit ses, kulaklarım kanıyor. neyse mühim değil, ruhuma kadar kan kusuyorum zaten. bi' cesaret kaldırıyorum kafamı, bi' yıldız gülümsüyor oradan. sen misin o. değilsin. ama öylesin. uzaksın. tuzaksın. yasaksın. yarasın. yara. hiç kapanmayan o yara. nefes aldırmayan o yara. öldürmeyen o yara. sensin. sen ya da ben, ne fark eder. yarayız ikimiz de. her neyse. özledim, çıksana balkona. kırgınım, baksana bana. hayır, hayır bana değil, göğe bak. bi' sigara yak benim yerime. gülümse yıldızlara. orada olacağım. nefes alacağım. orada. gökte. özleme ama, özlenenler gelmez. kendimden biliyorum, ne acı tecrübe. canın sağ olsun. yakamda geçmişin soğuk elleri, boğazımda düğümlenen hıçkırık, dudaklarımda asılı kalan tebessüm, gözlerimde yaş, kalbimde sızı. sensin. benim. merhem yok, hiç olmadı. şarkı da bitti hem, gir içeri. güneşin doğmasına saatler var.
uyu.
Çünkü er ya da geç herkes ihanet eder.
Yüzlerce sayfalık kitabın, önemsiz bir kelimesiyiz sadece.
yazıların şahane daha çokyazmalısınn
teşekkürler.
gözler ruhu görebilseydi gülümsememi gören herkes ağlardı
Bazı ilkler son kez yaşanırdı ve bazı sonlar ilkler kadar acıtmazdı.
dışarıya çiçek bahçesisin, içeride çiçeklerden mezarlık yapmışsın kendine. dışarıya umut veriyorsun, içeride umutları toprağa veriyorsun. dışarıya gülümseyip mutluluk saçıyorsun, içeride ağlayıp toprağı suluyorsun. ölüsün ama yaşıyorsun, bu hissin tarifi yok.
gecenin koyu saatlerinde, tek kaldığımda yakama yapışıyor geçmişin soğuk elleri. saniyeler dakikaları kovaladıkça nefes almak zorlaşıyor, sabahı göremeyecekmiş gibi hissediyorum çoğu zaman. bi' özlem vuruyor sol yanımdan, bi' kırgınlık. gözlerimden taşan yaşlara tezat bir tebessüme gebe kalıyor dudaklarım. şarkılar merhem değil, tuz oluyor açık yarama. bana senin buzun gerek. balkona çıkayım diyorum, gözlerim aşağı dalıyor, beni çeken bi' şeyler var sanki. gök kırgın. yıldızlar düşman. pakette iki dal sigaram kalmış, güneşin doğmasına saatler var. kaderin cilvesi mi dersin buna. ben ceza derdim. beni cezalandırıyorsun. beni, neden. çakmağımın gazı bitmiş. şans işte, pek gülmez bana. soğuk, çok soğuk. olsun, yaşadığımı hissettiriyor. ve benim buna daha önce hiç olmadığı kadar ihtiyacım var. aslında yok, çünkü zaten yaşamak sayılmaz benimki.
akrep yelkovanı vurdu, yelkovan akrebe vuruldu. tanıdık.
dışarısı çok sessiz, yaprakların hışırtısı bile yok. oysa kafamın içinde envai çeşit ses, kulaklarım kanıyor. neyse mühim değil, ruhuma kadar kan kusuyorum zaten. bi' cesaret kaldırıyorum kafamı, bi' yıldız gülümsüyor oradan. sen misin o. değilsin. ama öylesin. uzaksın. tuzaksın. yasaksın. yarasın. yara. hiç kapanmayan o yara. nefes aldırmayan o yara. öldürmeyen o yara. sensin. sen ya da ben, ne fark eder. yarayız ikimiz de. her neyse. özledim, çıksana balkona. kırgınım, baksana bana. hayır, hayır bana değil, göğe bak. bi' sigara yak benim yerime. gülümse yıldızlara. orada olacağım. nefes alacağım. orada. gökte. özleme ama, özlenenler gelmez. kendimden biliyorum, ne acı tecrübe. canın sağ olsun. yakamda geçmişin soğuk elleri, boğazımda düğümlenen hıçkırık, dudaklarımda asılı kalan tebessüm, gözlerimde yaş, kalbimde sızı. sensin. benim. merhem yok, hiç olmadı. şarkı da bitti hem, gir içeri. güneşin doğmasına saatler var.
uyu.
bazen tek başıma dışarıda saatlerce yürüyesim geliyor sanki yürüdükçe geçecekmis gibi
" Biliyor musun, insanları öldürüyorum Portuga.”
“Bunu nasıl yapıyorsun Zeze?”
“Onları unutarak..."
Senin sessizliğini anlamayan, muhtemelen senin sözlerini de anlamaz.
"İnsan her şeye alışır diyorlar ya, öyle değil aslında. Başka çaren olmadığı için katlanıyorsun ama alışamıyorsun."
" hep senin yanında olmak isterdim, biliyor musun?.. çünkü senin yanındayken gün ışığının yüreğimi mutlulukla doldurduğunu hissediyorum. "
Sen gittin ve herkes ölmeye başladı.
Sen gidiyorsun ve ben ölüyorum.
Bazen hiç sarılmadığın birini sarılmayı özlersin..."