
Kiana Khansmith
wallacepolsom

roma★

JVL
No title available
Misplaced Lens Cap
I'd rather be in outer space 🛸

Product Placement

No title available
ojovivo
Jules of Nature
Stranger Things
$LAYYYTER
sheepfilms
Keni
Claire Keane

#extradirty

blake kathryn
🪼
Cosmic Funnies

seen from Netherlands
seen from United States

seen from Saudi Arabia
seen from Kenya
seen from Kenya
seen from Kenya
seen from Canada

seen from Malaysia
seen from Peru
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from T1
seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from Belgium
seen from United States
seen from United States
seen from Japan
@ses6128
Baldızın Sürprizi
baldızım müzeyyen ikinci karım olmuştu. her fırsatta sikişiyorduk. 4 yıl geçmişti aradan yazın çocuklar kıbrısa gidecekti. bu da geldi. ağustos ayıydı. yolcu ettik o gece bizde kaldı güzel sikiştik. giderken ben çalıştığım ve evde kimse olmadığından her fırsatta gel masrafın benden dedim . perşembe akşamı aradı. cumartesi öğleden sonra birkaç arkadaş düğüne gelecez akşam sende kalacaz diyordu. seni özledim kız kalabalık olmasın iyice azdım bende istiyorum hallederiz dedi.
hazırlık yap kafaları çekeriz diyordu. ben işimi sağlama almak için uyku hapı kadın azdırıcı ve kendim için de viagra aldım. cumartesi akşama doğru eve geldim. kapı çaldı açtım baldız ve yanında minyon tipli esmer çıtı pıtı çok genç biri vardı. çok güzeldi. o vakit baldız 30.31 yaşlarındaydı. içeri geçtik tanıştık. kız çok harika ama 20 lik ancaktı.
açız dediler bende yemek yaptırıp geldim. yemeği yedik sohbete başladık baldız kuru kuru olmaz deyip viski varsa içecez öyle anlaştık dedi. var dedim. hazırladı. içmeye başladık. kız lavoboya kalkınca bunla uğraşmayak dedim. iyi sağlam kızdır rahat ol o çok içmez dedi. kızdan gözünü alamıyon dedi.
çok hoşuma gitti dedim.
sakın ha akıllı ol dedi. kızı konuşturmaya çalışıyorum baldız onun yerine yanıt ya da konuyu değiştiriyor. zaman geçmiş sohbet derinleşmişti. baldız seksi konulara girmiş kafalar çakır olmuş bana seksi fıkra anlat diyordu. ne yapıyon sen kendine gel yanlış anlaşılacak genç kız ayıp olur dedim.
önce baldız sonra kız gülmeye başladı.
ne o dedim.
ya anlat bu kışın evlendi. 3 ay sonra ayrıldı. senin kafa dengin deyip birlikte geldik.
tamam o zaman deyip önce rahat bir şeyler giyeyim diye kalkıp azdırıcıyı aldım geldim. bunlara masayı düzenleyin deyip kaldırdım.
kızın boş bardağına yeterince azdırıcıyı döktüm. ya tek tek ya birlikte sikecektim. içmeye başladık fıkra anlatıyordum. bunlar kalktılar hava sıcak birer duş alıp üstümüze rahat bir şeyler giyelim dediler. ikiside çok seksi giyinip geldiler. kız çok hoş ve çekiciydi. taş gibi göğüsleri vardı. vücut muhteşemdi. kızdan gözümü alamıyordum..
baldız 4 cü viskileri doldururken o çikilota almaya gitti. kızı çok inceledin. sakın sikim deme o seninkini yiyemez hep birlikte rezil oluruz. kız içki ve azdrıcı sayesinde seksi fıkralardan gevşemişti. masanın altıntan bir baldızı bir bunu karıştırıyordum. benimki kazık gibi olmuştu.
baldız kalkınca önce bacaklarını öptüm. çok ateşliydi. niyetim birlikte sikmekti. baldız yatalım dedi ben yatak odasında
baldız salonda kız misafir odasında yatacaktı.
baldız öyle dedi.
dedim hazırlayın birer kahve içip yatalım dedim.
ben de viegrayı içtim. ikiside mutfaktaydı kızı çağırdım. iyice azdırmak için gelince dudaktan öpüp hafif okşayıp benimkini şortun dışından tutturdum . tutunca bu ne ne kadar büyük dedi.
az sonra baldız geldi. kız delirmişti. kahveleri içtik yatacaktık. kıza baldız tez uyur 15,20 dakika sonra gel baldıza da bu tam uyusun rezil olmayak bir saat geçsin deyip çıplak vaziyette yattım.
baldızın da dayanamayacağını biliyordum. kız geldi.
buna yumuldum. soydum. çok güzel muhteşem vücudu taş gibi göğüsleri vardı. azdırıcının da etkisiyle azmıştı. küçücük kutu gibi amı vardı. am taş gibiydi. benimkini eline aldı seviyor öpüyor. benim yediğimin nerdeyse iki katı diyor azgın ve istekli davranıyor derhal amına sürtmeye çalışırken ağzına alıp emmesini istedim.
korkunç bir şekilde emmeye çalışıyordu. artık zevkten inlemeye başlamıştı. hadi sik ne olursun içim yanıyor ateşimi söndür iyi ki gelmişim diyordu. göğüsleri emiyor o inliyor hadi sik derken tahmin ettiğim gibi baldızım müzeyyen duymuş geldi.
kızdı ikimize de söyleniyordu. tehtitler yağdırıyor biz öyle kalmıştık. kız yalvarıyordu. ya ne olursun benimkini eline alarak bak bak iri deyince baldız o ne öyle dedi. sanki görmemiş gibi. senin eniştense benimde eniştem. dedi.ne yapalım otur dedi. yanıma oturdu. baldız nazlanıyordu. sen bilirsin bu ikimize de kafi dedi.
baldızı da okşammaya başladım. baldızım müzeyyeni de soydum. üçlü sevişmeye başladık. kız kendine geldi. hadi sik diye inlemeye başladı.
bunu yatırdım baldız gözümün içine bakıyordu. ben göğüslerine baldız kızın amına yumuldu. delirmişti. bunun bacaklarını omzuma alarak benim 19 lukla sürtüp. buna bir kökledim. yandım anam diyerek feryadı bastı acımıyordum. birkac gidip geldim kendinden geçti.
kücük amcık dağılmış kanamıştı. ben tam azmıştım. baldız bak sana yiyemez dedim sende yiyememiştin. az sonra kendine gelir dedim. baldızı yatırdım. o da yangındı amıdan sular akıyordu. baldıza kökledim inliyor tıslıyor zevkten dört köşeydi.
gidip geliyordum. baldızın amı da ateş gibiydi.çabuk boşaldı. çıktım. bizim kız kendine geldi. banyoya götürdük temizlendi. baldız gördün mü nasılmış bak nasıl parçaladı amını dedi.
seni de görürüz dedi. geçtik yarım birer viski içtik kız başladı benimkiyle oynamaya baldızla bunu delirttik. buna yine kökledim. inliyor kıvranıyor ye o amı sana helal bas diyordu. bu zevkle inleyerek boşaldı . ben de dayanamadım boşaldım. sonra baldıza yumuldum ikimizde kendimize gelmıştik. bunu yatırıp kökledim. baldız yalandan bastı çığlığı ağlıyor ben gidip geliyordum.
muhteşem sikiştik. baldız yine boşaldı. benim çıtır baldızı sikerken delirmişti. bunu yatağa domaltıp arkadan kutu gibi ama kökledim. kız inliyor ama zevkten deliriyordu. bu dayanamayıp boşaldı. ben de boşalacaktım.
ama baldıza boşalacaktım. çıktım.baldızı domaltıp basmaya başladım. dayanamayıp boşaldım. kız aklı sıra baldıza diyor ki iyi gelmişiz.
ben hiç böyle kocam sikmedi. hem büyük böyle siki yedim.
yangındım. sen de benimle birlikte sende yedin. sağol diyordu.
bir gece daha kaldılar. gene sikiştik. ikiside harikaydı. baldız muteşem bir süpriz yapmıştı...
0535 581 58 94 Istanbul kadikoy aktif travesti suden kendi evimde yalnızım masaj ve duş imkanım var sanal görüşme yapıyorum ücretli ayrıca çiftlerle görüşüyorum
İçim soğudu. Ne oldu tam olarak bilmiyorum ama bu hissi başka türlü anlatamıyorum. Sadece içim soğudu. Yani, içim şey oldu böyle, eksildi gibi oldu. Kendime dair umudum bir tık daha azaldı. Neden derseniz, ben de bilmiyorum. Üzüldüm ama. Belli etmedim ama, çok üzüldüm.
Vedalar zamansızdır🍂
Nişanli Kardesim
Nişlanlı üvek kız kardeşimi bağırtarak siktim
Merhaba arkadaşlar benim üvey bir kız kardeşim var ve ben her zaman onu sikmek istemişimdir ama bir türlü ona diyemiyordum bir gün ben salonda otururken yanıma dar bir tanga ile geldi ve sikim kazık gibi olmaya başladı,üvey kız kardeşim nişanlıydı şimdi size iyi okumalar.Serpil’in nişanlısı Ferit adında, kendini beğenmiş, gıcık biriydi. Bize geldiği zamanlar Serpil’den başkasını gözü görmezdi. Saatlarce bizde kalır, Serpil’in odasından çıkmazdı. Bu duruma karşı çıktığım halde beni ciddiye bile almazlardı. Serpil haftalık iznini onunla beraber geçirirken, eve akşam geç saatlerde dönerdi. Aralarında sekiz yaş vardı. Ferit’in babası inşaatçı olduğundan kendisi de onunla takılırdı. Kendisi çalışmadığı halde babası sayesinde idare ediyordu. Son model arabası vardı, bununla ne bok yediği belli değildi. Zamparalık dahil herşey beklenirdi ondan. Zihnimdeki acabalar gittikçe artarken, bütün bu düşünceler içimi kemiriyordu. Daha önceki yıllarda ailece her yaz köye gider, birkaç ay tatil yapardık. Fakat o yaz, Serpil çalıştığı için zorunlu olarak ben de yanında kalmıştım. Babamla üvey annem köye gideli bir aydan fazla olmuştu. Serpil ile evde beraber kaldığımız süre içinde herhangi bir olumsuzluk olmamıştı. Serpil sabah saat 9:00 gibi işe gidiyor, akşam 19:00 gibi dönüyordu. Son zamanlarda geç kalsa da, kafama takmıyordum. Daha önce ben Serpil’in eşofman giymesine karşı çıkarken, artık herhangi birşey demiyordum. Doğrusu hoşuma bile gidiyordu. Eşofmana sığmayan, dolgun yuvarlak kalçalarının yanında, giydiği külotun izi bile anlaşılıyordu. İlk zamanlar normal külotlardan giyerken, son zamanlar tangaya merak salmıştı. Eşofmanın altındaki tanga, kalçalarını ikiye bölüyordu. Durumu dikkat çektiği halde, yanımda oldukça rahattı. Serpil’e karşı hislerim değişmeye başlamıştı. Yazın çok sıcak olan evimiz geceleri uyku uyutmuyordu. Serpil’in de serzenişleri de bunu doğruluyordu. Sıcak nedeniyle uyuyamadığını, uykusuz yorgun halde işe gittiğini söylüyordu. Sabahları kalkmakta zorluk çekiyordu. Kaldırmam için yardım istemişti. Bir sabah uyandırmak için, odasına girdiğimde inanılmaz bir manzarayla karşılaşmıştım. Serpil, yüzü koyun uzanmış, külot sütyen yatıyordu. Külot dedimse bu normal bir külot değildi, tanga idi. Giydiği tanga kalçaların arasında kaybolmuştu. Sadece üst kısmı görünüyordu. Yastığa sarılmış, kalçalarını da geriye doğru çıkarmıştı. Bembembeyaz teni inanılmaz güzeldi. Beyaz kalçalar kabak gibi parlıyordu. Bu görüntü beni mahvetmişti. Manzara karşısında dayanamayıp külotuma boşaldım. O günden sonra Serpil’e bakışlarım dahada değişmişti. İzin günleri geç saatlere kadar nişanlısıyla beraberdi. Kendisine, nişanlısından hoşlanmadığımı, o mendeburdan herşey beklenebileceğini söylerken, dikkatli olması için tembihliyordum. Serpil söylediklerimin ne anlama geldiğini çok iyi biliyordu. Bana, “Merak etme Gökay, bu konuda bana sonuna kadar güvenebilirsin!” diyordu ve ben de ona güveniyordum. Kendisine güvendiğim için de üzerine gitmiyordum. Daha sonraki günler bu konularda daha samimi olmuştuk. Bir akşam eve gelirken 6 şişe bira getirmiştim. Babamlar evde olmadığından içmemde bir sakınca yoktu. Serpil bu konuda ağzını bile açmamıştı. Ona, “Sen de içsene kız!” dedim. Serpil, “Töbee töbee, delimisin sen yaa!” diyor, içmek istemiyordu. Ben de, “İç şunu kız, birşey olmaz!” diyerek ısrarımı sürdürüyordum. Sonunda, “İçerim, ama sarhoş olursam sorumlusu sensin!” dedi. Hem müzik dinliyor hemde içiyorduk. Serpil ikinci bira şişesini bitirdiğinde, kelimeler ağzında yuvarlanıyordu, gözleri kaymış, ne dediğini bilmez haldeydi. Serpil, “Başım dönüyooor, ben şimdi sarhoş mu olduummmm?” derken kahkalara boğuluyordu. Alışkın olduğum için, bir iki bira, beni etkilemiyordu. Porno İzle.Ben kendimi konrol ederken, Serpil kendini kaybetmeye başlamıştı. Nışanlısıyla ilişkisinin ne düzeyde olduğunu öğrenmek istiyordum. Ben sordukça, yarım yamalak anlatmaya çalışıyordu. Anlattığına göre, öpüşme ve ellemelerin dışında henüz ilişki yaşamamışlardı. Nışanlısı daha fazlasını isterken, kendisinin buna izin vermediğini söylüyordu.Vakit ilerledikçe Serpil kendinden geçiyor, sarhoş oluyordu. Daha fazla dayanamadı ve koltuğa uzandı. Kısa bir süre sonra da sızdı ve uykuya daldı. Öyle tatlı, öyle güzeldi ki, bakmaya doyamıyordum. Sırtüstü yattığı için, badinin içine sıkışan göğüsleri pramit gibi duruyordu. Birkaç kez, “Serpiill! Serpiill!” diye seslendiğim halde, ölü gibi yatıyordu. Cesaretimi toplayıp yanına yaklaştım. Dizlerimin üzerine çömelerek birkaç kez dürttüm. Kıpırdadığında, bir bacağı koltuktan kayarak yere değdi. O anki görüntüsü dayanılır gibi değildi. Açılan bacakları amını da ortaya çıkarmıştı. Eşofmanın içindeki am, ortadan ikiye bölünmüş gibiydi. Şişkin yuvarlak amı, beni inanılmaz heyecanlandırmıştı. Zaten kalkmış olan yarrağım, bu görüntü karşısında zonklamaya başlamıştı.Başımı bacaklarının arasını sokup, eşofmanın üzerinden amını koklamaya başladım. Amını koklarken, neredeyse boşalacaktım. İnanılmazdı ve harika kokuyordu. Dokunmak istiyordum, ama cesaret edip amına dokunamıyordum. Bendeki istek ve arzu büyüdükçe, kendimi frenliyemiyordum. Ne olacaksa olsun düşüncesiyle, eşofmanın üzerinden amına dokundum. O an zevkten titremiştim. Amının girinti ve çıkıntılarını parmaklarımla yoklarken, şeklini şemalini öğrenmeye çalışıyordum. Eşofmanı inceydi ve ellemesi daha kolay oluyordu. Amını görmek için eşofmanı araladım. Minik külotu, amının kıllarını bile kapatmıyordu. Giydiği külot tanga olunca bu görüntü kaçınılmazdı. Amının üst kısmına bakarken daha fazlasını görmek istiyordum. Bunun için eşofmanını çıkarmam gerekiyordu. Salonda çıkaracak olsam, uyandığında söyleyecek kelime bulamazdım. Dürtükleyerek, Kalk kız burda uyuma, yatağına git yat!” diye seslendiğimde, sadece anlamadığım birşeyler mırıldandı, hepsi o kadar.Koltuk altlarından tutarak ayağa kaldırdım. Kucaklayıp odasına taşıdıktan sonra, yatağın üzerine sırtüstü bıraktım. Işığı açıp ayak dibine oturdum. Derin bir nefes alarak, eşofmanın lastikli yerinden tuttum, bacaklarından yavaş yavaş sıyırarak ayak uçlarından çıkardım. Şimdi üzerinde sadece siyah tangası kalmıştı. Amını bile kapatmayan bu küçük bez parçasını indirirken kalbim duracak gibiydi. Sonunda onu da çıkardım. Daha iyi görmek için bacaklarını dizinden kırarak yanlara doğru açtım. Şimdi amı tamamen ortaya çıkmıştı. Karşımda mükemmel bir manzara vardı. Uzun kılların arasındaki yarık boydan boya uzanıyordu. Amının dudakları, sağlı sollu ağız kısmını kapatıyordu. Klitorisi ise küçük, ama diriydi.İncelemeye devam ederken, yarrağım kalkmış zonkluyordu. Çıplak kalçaları, kocaman görünüyordu. Daha sonra, ayak bileklerinden tutup bacaklarını yukarı ve yanlara doğru açtım. Kalçaları kabak gibi ortaya çıkmıştı şimdi. Siyah kıllarla çevrili götdeliğinin varlığı anlaşılmıyordu bile. Amının sıcaklığı yüzüme vururken, sanki sidik kokuyordu. Burnuma vuran bu koku, en kaliteli parfümden bile daha etkiliydi. Tüm cesareti toplayıp dilimi amına değdirdim, sonra da yavaş yavaş yalamaya başladım. Tuzlu bir tadı vardı. Tuzlu olmasına rağmen hoşuma gitmişti.Uyanma ihtimali vardı. Daha dikkatlı olmam gerektiğini düşündüm. Kafamdaki düşünce nedeniyle bacaklarını yavaş yavaş bıraktım. Bu görüntüyü ölümsüzleştirmem lazımdı. Bir daha böyle bir fırsat yakalayamayabilirdim. Gittim salondan telefonumu aldım geldim. Amını ve götünü en ince ayrıntısına kadar çekip telefonuma kaydettim. İlerki günlerde 31 çekmemem için harika bir yatırımdı. O ana kadar, boşalmamak için kendimi zor tutmuştum, artık boşalmak istiyordum. Serpil’in amına bakarken, çeşitli fantaziler hayal etmeye başladım. Onu sikmek, amına sokmak istiyordum, ama bu mümkün değildi. Hayal bile olsa girip çıkmaya başladım. Bir iki dakika içinde titremeye başladım. Büyük bir zevk kasıklarımı sararken daha fazla dayanamamıştım. Saniyeler boyunca boşaldıkça boşaldım. Yarrağımdan fışkıran döller çarşafı berbat etmişti. Ama bu umrumda bile değildi. Bu benim için unutulmaz bir andı ve bunu doyasıya yaşamak istiyordum.Birkaç dakika sonra iyice rahatlamıştım ve kendime gelmiştim. Önce tangasını, ardından eşofmanını giydirip üstünü başını düzelttim. Çarşafına dökülen döllerimi temizledikten sonra her hangi bir olumsuzluk varmı diye etrafa baktım. Sadece döllerin ıslaklığı kalmıştı çarşafta, o da önemli değildi, hava sıcak olduğu için sabaha kadar kuruyacağından emindim. Işığı kapatıp odadan çıktım.Ertesi gün uyandığımda saat 12:00’ye geliyordu. Serpil işe gitmişti. Odasını kontrol ettiğimde çarşafın değiştirilmiş olduğunu farkettim. Kirlilerin konduğu sepete baktığımda, tanga, eşofman bir de çarşaf, aynı yerdeydi. Acaba birşeyler anlamışmıydı diye doğrusu çok merak ediyordum.Akşam saat 22:00 gibi eve geldiğimde, Serpil yemek yapmış beni bekliyordu. Geç geldiğim için, “Nerde kaldın yaa? Saatlerdir seni bekliyorum. Seni beklediğim için ben de yemedim!” diye sitem etmesi, bir an canımı sıktıysa da, yüzündeki gülümseme beni yumuşatmıştı. “Özür dilerim kız, açlıktan ölmeni istemem! Sonra bizimkiler ne der!” dedim. Serpil, “Sen özür dilermiydin Gökay?” diye takıldı. Ben de, “Biricik kardeşimden özür dilemeyeceğim de, kimden dileyceğim kız!” dedim. Bu lafıma teşekkür etmişti.Sonra konuyu önceki akşama getirdi, “Akşam ne olduğunu bile hatırlamıyorum. Çok mu sarhoş oldum?” diye sordu. Ben de, “İki bira içtin kendinden geçtin. Ayakta bile duramıyordun, odana taşırken anam ağladı. Ne kadar ağırsın kız!” diye takılınca, Serpil, “Saçmalama!, sadece 55 kiloyum, sence 55 kilo çok mu?” dedi. Kızlar kendisine kilolu denmesinden hoşlanmadıkları için özlllikle böyle söylemiştim. Şaka yaptığımı anlayınca da gülmeye başladı. O akşam birşey olmamış gibi yemeğimizi yedik, TV seyrettik.Sonraki günler normal şekilde geçiyordu. O işine gidip gelirken, ben de öylesine takılıyordum. Serpil nişanlısıyla buluşmaya devam ederken, bu buluşmalar bazen geç saatlere kadar sürüyordu. Bir akşam eve döndüğünde yüzünün asık olduğunu farkettim. “Ne o kız? Yüzünden düşen bin parça!” diye takıldım. “Yok birşey!” dedi, ama bira içtiğimi görünce, gitti bir bardak getirdi ve “Bana da doldursana, içmek istiyorum!” dedi. Bir şişe de ona açtım ve bardağını doldurdum. Bardağı aldığı gibi yudumlamaya başladı, bir dikişte hepsini içti. Bu durumu görünce, “Hop hoop! Biraz yavaş iç!” dedim. Aslında içmesi benim işime geliyordu, geçenki gibi sarhoş olamsını istiyordum. İkinci kez bardağını doldurdum. Bir iki tane kuru yemiş ağzına attıktan sonra, tekrar yudumlamaya başladı.Nışanlısıyla tartışmış gibi bir hali vardı. Kızgınlığı yüzünden okunuyordu.Biraları ard arda götürürken, bu durum hoşuma gitmişti. Onu izlerken, o akşam yaşadıklarım aklıma geldi. Nasıl bir amcığa sahip olduğunu çok iyi biliyordum. Bu gün üzerinde diz boyu bir etek vardı. Etek bol olduğundan, eteğin kenarlarını, bacaklarının altına toplamıştı. Dizine kadar görünen bacaklar, pürüzsüz tertemizdi. Ağda veya epilasyon yapmış olmalıydı.Dördüncü bardağı yudumlarken, kelimeler ağzında yuvarlanmaya başladı. Ne dediğini kendisi bile bilmiyordu. Saçma sapan konuşurken, kendi kendine gülüyordu. Bu kez geçenkinden daha fazla içmişti. Kontrolden çıkmaya başlamıştı. Sağa sola eğilirken, yapışık bacakları zaman zaman açılıyordu, bembeyaz bacakları baldırlarına kadar görünüyordu. Anlar diye endişelenirken, bakmadan da yapamıyordum. Bu görüntü yarrağımı hareketlendiriyordu. Öne doğru eğilip gizlemeye çalışırken, kalp atışlarım da hızlanmıştı.Sonra Serpil, “Lavobaya gitmem lazım!” diyerek yerinden kalktı. Yanımdan geçerken kendini sıktığını farkettim, sıkıştığı her halinden belli oluyordu, nerdeyse altına işeyecekti. Tuvaletin kapısını açtı ve içeri girerken, ‘Zoorrt!’ diye osurdu. Küfürler ederek tuvalete girdi. İçtiği biralar onu işemeye zorlamıştı. Öyle tazyikli işiyordu ki, işeme sesi salona kadar geliyordu. Hem işiyordu, hemde zaman zaman osuruyordu.Tuvaletten çıktıktan sonra odasına gitti. Aradan bir müddet geçtiği halde, Serpil’den ses seda çıkmamıştı. Ne olduğuna bakmak için odasına yöneldim. Odasındaki ışık yanıyordu. Ne yaptığını öğrenmek için sessizce yaklaştım. Açık olan kapıdan içeri baktığımda, yüzü koyun uzanmış yattığını gördüm. Kalçalarına kadar açılmış olan etek, süt beyaz bacaklarını ortaya çıkarmıştı. Biçimli olan çıkık götü çok güzel görünüyordu. Cesaretimi toplayıp içeri girdim içeri. “Serpiil! Serpiil!” diye seslendim. Herhangi bir şekilde de olsa tepki vermiyordu. Kendinden geçmiş, derin bir uykuya dalmıştı.Bunu fırsat bilerek yanına oturdum. Süt beyaz bacakları tertemiz görünüyordu. Kalçalarını örten eteğini yavaş yavaş beline doğru çektim. Şimdi önümde harika bir manzara vardı. Kalçaların arasına sıkışan külot, iki dağın arasından akan dere gibiydi. Açık mavi külotu çok seksiydi. Kalçalarındaki lekeler dikkatimi çekmişti. Dikkatle incelediğimde, gördüklerime inanamamıştım. Kalçalarındaki morarmalar, parmak izine benziyordu. Bunu yapanın kim olduğunu anlamak için kahin olmaya gerek yoktu. Sanırım nışanlısıyla sevişmişti. Kızmıştım, ama bunları düşünmenin sırası değildi.Daha önce kıllı olan yerler, tertemiz kaymak gibiydi. Hafiften tenine dokundum. Avucumun içiyle, önce bacaklarını, ardından kalçalarını okşamaya başladım. Bu inanılmaz bir duyguydu. Serpil öylece hareketsiz yatıyordu. Okşamalarım çoğaldıkça, kendime olan güvenim de artıyordu. Cesaretimi topladıktan sonra, külotunu çıkarmaya karar verdim. Lastikli yerleri belini sıkmıştı. Yanlarından tutarak yavaş yavaş sıyırmaya başladım külotunu. Birkaç saniye içinde külottan da kurtulmuştum. Serpil’de halen hareket yoktu. Kalçaları tüm ihtişamıyla meydandaydı. Bir ara kıpırdar gibi oldu. Bu kıpırdama işimi kolaylaştırmıştı. Sağ bacağını Yana doğru açarken dizine doğru kırmıştı.Gördüğüm manzara olağan üstüydü. Kılları temizlenmiş olan amı, kabak gibi parlıyordu. Ortasını ikiye bölen çizgi, şimdi daha net görünüyordu. Kalçalarının arası kızarmıştı. Bu kızarıklık, külotun sürtünmesinden olabilirdi. O an kendimce öyle düşünmüştüm. Elimi uzattıp amını yoklaklarken, çizginin arasında sıkışan küçük dil harika görünüyordu. Ortadan ikiye bölünen yeri hafif hafif okşuyordum. Bir müddet okşadıktan sonra, amının dudaklarını parmaklarımla gerdim. Deliğine bakarken, içim gitmişti. Bakire olduğu her halinden belli oluyordu. İşeme yerinin altında küçücük bir deliği vardı. Parmaklarımı çektiğimde, amının dudakları diri ve sert olduğundan, ağız kısmı anında kapanmıştı.bir yandan Serpil’i incelerken, diğer yandan yarrağımı okşuyordum. Daha önce kıllı olan arka deliği, eminim şimdi tertemizdi. Arka deliği merak ederek kalçalarına yöneldim. İki yandan tutarak kalçalarını gerdiğimde, gördüğüm manzara beni ürkütmüştü. Kendi kendime, (Bu ne böyle?) diye söylenirken, inanamıyordum. Daha önce küçücük olan delik, sanki büyümüştü. Götünün deliği, şişenin ağzı gibi açılmış, içi görünüyordu. O an aklıma nişanlısı Ferit geldi. Belli ki Serpil’i götten sikmişti. Birkaç saat önce siktiği için, deliği halen gevşek duruyordu. Gördüklerimden inanılmaz şekilde heyecanlanmıştım. Bu duruma daha fazla dayanamadım ve birden kasılmaya başladım. Müthiş bir zevkle boşalırken, külotumu berbat etmiştim.Banyoya giderek pislenmiş olan giysilerimi çıkardım. Serpil’in akşamki durumu aklıma geldi, eve geldiğinde kızgın olmasının nedenini şimdi daha iyi anlıyordum. İyice temizlenip banyodan çıktım. Odasına döndüğümde, Serpil halen aynı pozisyonda yatıyordu. Kendimi toparlayıp ikinci kez kalçalarını gerdim. Ağzımda birikmiş olan tükürüğü, götünün deliğine tükürdüm. Parmağımla tükrüğü yedirdikten sonra parmağımı deliğe bastırdım. Kaygan olan parmak, rahat bir şekilde içine girmişti. Yavaş yavaş ileri geri hareket ettirmeye başladım. İçinin sıcaklığı parmağımı yakıyordu. Sonra iki parmağımla denedim. Yine kolay girmişti. Parmak sayısını artırdıkça, götünün deliği halen kabul ediyordu, ağız kımı açıldıkça açılıyordu. Bir müddet, dört parmakla devam ettim. Elimi çektiğimde, ağız kısmı anında kapanmıştı. Götünün deliğini, 10-15 dakika boyunca parmaklarımla sikerken, Serpil’den gık bile çıkmamıştı.Bu sırada yarrağım kalkmış, demir gibi sertleşmişti. Artık karar vermeliydim. Bu fırsatı kaçırırsam, böyle bir şans bir daha yakalamayabilirdim. Ya şimdi, ya hiçbir zaman. Bunu mutlaka denemeliydim. Bacaklarını iki yana doğru açtım. Belinden tutup geri doğru çektim. Azda olsa domalma pozisyonuna getirdim. Vücudumu bacakların arasına yerleştirdim. Götünün deliğine bolca tükürdüm. Yarrağımıda kayganlaştırdıktan sonra, artık engel kalmamıştı. Sertleşmiş olan yarrağımı, ağız kısmına dayadım. Ağırlık vermemek için kollardan destek alırken, yüklenmeye başladım. Kafası girdiğinde heyecandan titriyordum. Biraz daha, biraz daha derken, yarısına kadar soktum. Yarrağımı saran delik, inanılmaz zevkliydi. İleri geri hareket ederken, yavaş yavaş hızlanmaya başladım. Tanrım ne müthiş zevk bu böyle! İlkkez birini götten sikiyordum, o da üvey kızkardeşimin götüydü.Zaman ilerledikçe, derinlere sokmaya çalışırken, zevkten uçuyordum. Kayganlık azaldığında, geri çekilerek tükrüğümle kayganlaştırıyordum. Sonra tekrar sokuyordum. Birkaç dakikadır, daha önce yaşamadığım zevkleri yaşıyordum. Serpil’in götünü sikerken, kim olduğunu unutmuş gibiydim. Yarrağımı sonuna kadar bastırırken kalçaları kasıklarıma değiyordu. Kalçaların yumuşaklığı gerçekten harikaydı. Dakikalardır sikerken, şimdi daha rahat hareket ediyordum. Delik gevşemiş iyice açılmıştı. Ama yinede müthiş zevk alıyordum.İkinci kez olduğu için boşalmam uzun sürecekti. Daha fazla dayanacağımı düşünmüyordum. Ama zevk dalgası tüm bedenimi sararken, boşalmak üzere olduğumu anladım. Boşalma öncesi, hızlı hızlı sikerken karar vermem gerekiyordu. Karar vermeye fırsatım bile olmamıştı. Götünün derinliklerine büyük bir zevkle boşalmaya başladım. Birkaç saniye boyunca, tüm döllerimi götünün içine boşaltmıştım. Bir müddet içinde kaldıktan sonra üzerinden çekildim. Az da olsa pişmanlık hissine kapılmıştım. Sabah olduğunda anlamasından endişe duyuyordum, mutfaktan bir koşu peçete getirdim. Peçeteyle kalçalarını silerken, gözüm amına takıldı. Parmağımla yokladığımda, bunun am suyu olduğunu farkettim. Boşaldığım için amı ilgimi çekmiyordu. Önce külotunu ayaklarından sokarak giydirdim, ardından eteğini aşağıya doğru çekerek bacaklarını kapattım. Işığı söndürüp çıktım.Banyoya girip güzel bir duş aldım ve çıktım ama o hala doymamış sikime bakıyordu ve tekrar yanıma gelip koca yarağı ağzına alarak emeye başladı ve eme eme tekrar kazık gibi yaptı ve beni oturtup o da gelip benim sikimin üstüne oturdu ve götünün içine alarak üstünde zıplamaya başladı ve o zıplarken ben büyük bir patlama ile götünün içine boşaldım ve ohhh diye bir ses çıktı kızdan ve bundan sonra devamlı olarak onu sikmeye devam ettim
🏡 Yasak Duygular 8
Arka Koltuğun Yasak Cenneti
İki sevgili kem gözlerden çekindikleri için arka koltuğa geçti. Halime de, o dar alanda Ali’nin uzattığı eli tutup arka koltuğa süzüldü.
Arka koltuk dardı ama bu darlık, onları birbirine daha çok yapıştırıyordu. Dışarıdaki güneş, ağaçların arasından süzülüp arabanın içine loş, çizgili gölgeler düşürüyordu.
Halime, Ali’nin kucağına oturduğunda, camlar çoktan açılmıştı bile. Köydeki "yenge" gitmiş, yerine arzulu bir kadın gelmişti. Ali, Halime’nin beyaz çiçek deseniyle süslü eşarbını, tamamen çıkardı, saçları omuzlarına döküldü.
"Burada kimse yok Halime," dedi Ali, ismini ilk defa 'yenge' demeden, üzerine basarak söyleyerek. "Burada sadece benim kadınım var."
Lacivert tunik, göğüslerinin dolgun kıvrımlarını belli edecek kadar gerilmiş, ince pamuk kumaş terle ıslanmıştı. Karşısında, Ali’nin krem tişörtü gövdesine yapışmış, şortunun paçaları baldırına dolanmıştı. İkisi de nefes nefeseydi; Halime’nin parmakları titreyerek Ali’nin tişörtünün alt kenarına dokundu. Bu kumaşı yukarıdoğru çekerken, Ali’nin karın kasları göründü, güneş yanığı izleriyle çizgili, hafifçe kıllı. Ali, Halime’nin çenesini tutup kendine çekti, dudakları birbirine yapışır yapışmaz Halime’nin iç çekişi duyuldu. Dilini Halime’nin ağzına soktu, ısırarak, emerek, adeta nefesini çaldı.
Halime’nin elleri Ali’nin beline dolandı, tırnakları şortunun kumaşına gömülürken, Ali’nin bir eli Halime’nin eşarbının son kalıntılarını çözüp attı. Tunik yukarı itilince, Halime’nin göğüsleri serbest kaldı, koyu renkli meme uçları sertleşmiş, ter damlaları aralarında birikmişti.
Ali, öpüşürken bir eliyle Halime’nin göğsünü avucuna aldı, başparmağıyla meme ucunu ovalarken Halime’nin beli koltuğa doğru geriledi, iniltisi arabanın tavanında yankılandı. Ali’nin elleri Halime’nin belinden aşağı indi, pantolonunun düğmesini açtı. Halime, kalçalarını kaldırarak beyaz pamuk külotunu ve pantolonunu birden indirmeye yardım etti. Ali’nin parmakları, Halime’nin bacaklarınınarasında ıslaklığı hissetti—külotun pamuğu neredeyse şeffaf olmuş, baldırına yapışmıştı. Ali, Halime’nin dizlerini açarak aralarına yerleşti, yüzünü Halime’nin karnına gömdü, dilini göbeğinin çukurunda dolaştırdı. Halime’nin elleri Ali’nin saçlarını kavradı, nefesi kesik kesik çıkıyordu. Ali’nin elleri Halime’nin kalçalarını sıkıca tutarken, ağzı yavaşça aşağı indi, külotun kenarını dişleriyle çekti. Halime’nin amı tamamen açığa çıktı, tüyleri terle yapış yapış, dudakları şişkin ve parlak, ıslaklığı bacaklarına doğru akıyordu. Ali, Halime’nin bacaklarını omuzlarına aldı, başını eğerek dilini Halime’nin amına bastırdı.
Halime’nin beli aniden yukarı fırladı, parmakları koltuğun derisini tırnakladı. Ali’nin dili Halime’nin dudaklarını aralayarak içeri girdi, yavaşça yukarı doğru kaydırdı, klitorisine bastırdı. Halime’nin iniltisi keskinleşti, “Ah, Alim, Ali…” diye fısıldadı, sesi titreyerek arabanın metal gövdesinde yankılandı. Ali, Halime’nin baldırını daha da açarak, diliyle amının her kıvrımının tadına baktı, parmaklarını da içine sokarak yavaşça kıpırdattı. Halime’nin nefesi düzensizleşti, göğüsleri her solukta hızla inip kalkıyordu. Ali, Halime’nin klitorisini dişleriyle hafifçe ısırdı, Halime’nin vücudu bir yay gibi gerginleşti, “Yeter, yeter, daha fazla dayanamam!” diye haykırdı.
Ali, Halime’nin bacaklarını indirerek doğruldu, kendi şortunu ve boxerını birden aşağı indirdi. Siki dikilmiş, damarları belirgin, ucundan şeffaf bir damla süzülüyordu.
Halime, Ali’nin sikini avucuna aldı, parmaklarıyla taşaklarını sıkıca kavradı, baş parmağıyla ucunu ovaladı. Ali’nin nefesi kesildi, Halime’nin dili çıkıp sikinin ucunu yaladı, tükürüğünü üzerine sürdü. Ali’nin elleri Halime’nin saçlarını tuttu, kalçaları ileri iterek Halime’nin ağzına doğruyaklaştı. Halime, sikini ağzına aldı, diliyle alt kısmını yalarken, eliyle de taşağını sıkıp aşağı yukarı hareket ettirdi. Ali’nin kalçaları ritmik olarak kıpırdadı, “Aman Halime, öyle yapma, patlayacağım,” diye uyardı, ama Halime durmadı, aksine sikini daha derine aldı, boğazının girişinde hissederek öksürük gibi bir ses çıkardı. Böğürüyordu resmen. Ali, Halime’nin saçlarını çekerek sikini ağzından çıkardı, “Yeter artık, şimdi benim sıram,” dedi.
Sesi boğuktu.Halime’nin gözleri kızarmıs ve kararmış, dudakları şişmişti. Ali, Halime’yi iterek arka koltuğa yatırdı, bacaklarını omuzlarına aldı, sikini Halime’nin ıslak amına bastırdı. Halime’nin gözleri aniden açıldı, Ali’nin sikini yavaşça içine aldığında,dudakları aralandı, nefesi tutuldu. Ali, Halime’nin kalçalarını kavrayarak ilk itişini yaptı, siki Halime’nin içinde kayboldu. Halime’nin iniltisi arabanın içini doldurdu, “Ah, Alim, daha yavaş…” diye yalvardı, ama Ali dinlemedi, kalçalarını geriye çekip tekrar ileri itti, her seferinde daha derine, daha sert.
Arabanın süspansiyonları, onların ritmine ayak uydurarak hafifçe gıcırdıyordu. Dar alanda birbirlerine çarpan tenleri, ormanın sessizliğinde yankılanan nefesleri, yolculuğun en güzel molasıydı. Ne Nurdan'ın gölgesi, ne amcasının hayali, ne de köyün dedikodusu... O an o arabanın içi, dünyadan soyutlanmış, sadece hazza adanmış küçük bir mabetti.
Zaman kavramını yitirdiler. Sadece birbirlerine duydukları açlık ve kavuşmanın şiddeti vardı.
Ali’nin elleri Halime’nin göğüslerini sıkıca tutarken, parmakları meme uçlarını ezdi. Halime’nin ayakları Ali’ninsırtına dolandı, topukları omuzlarına bastı. Ali, Halime’nin içine her girdiğinde, Halime’nin amı sıkıca sarılıyor, ıslak sesler çıkarıyordu. Ali’nin nefesi ağırlaşmış, alnından ter damlıyordu. Halime’nin elleri Ali’nin kollarını tuttu, tırnakları derisine gömüldü, “Ali, daha hızlı, lütfen…” diye yalvardı. Ali, ritmini artırdı, kalçaları Halime’nin kalçalarına çarpıyordu, her darbede arabanın süspansiyonu inliyordu. Halime’nin gözleri yarı açık, dudakları aralanmış, inlemeleri kesik kesik geliyordu. Ali, Halime’nin bacaklarını daha da yukarı kaldırarak, sikini Halime’nin en derinine kadar soktu, Halime’nin vücudu bir yay gibi gerildi, “Ahhh!” diye bağırdı, içi Ali’nin sikini sıkıca sardı,orgazm dalgalarıyla kasıldı. Ali, Halime’nin içindeki kasılmaları hissedince, torpido gözünden aceleyle prezervatifi çıkardı, paketini yırttı, sikini Halime’nin amından çekerken Halime inledi, okadar güzel boşalmıştı ki amından akan sular süzülerek koltuğa aktı. Prezervatifi takarken, Halime’nin elleri Ali’nin karnına dolandı,“Hemen içime gel,” diye fısıldadı, sesi kısık ama ısrarcıydı. Ali, Halime’nin bacaklarını tekrar omuzlarına aldı, sikini Halime’nin ıslak amına bastırdı, yavaşça içine girdi. Halime’nin gözleri Ali’nin gözlerine kilitlendi, ikisi de nefes nefeseydi. Ali, Halime’yi derinlemesine sikmeye başladı, her itişinde Halime’nin içi sıkıca sarılıyor, ıslak sesler çıkarıyordu. Halime’nin inlemeleri arabanın içinde yankılanıyordu, “Ali, Ali, daha…” diye mırıldanıyordu, elleriAli’nin sırtını tırnaklıyordu. Ali, Halime’nin içindeki sıcaklığı hissederek, kalçalarını hızlandırdı, sikini Halime’nin en derinine kadar soktu.Halime’nin gözleri yarı açık, dudakları aralanmış, nefesi kesik kesik geliyordu. Ali, Halime’nin gözlerine baka baka,“Geliyorum,” dedi, sesi kısık ama kararlıydı. Halime’nin ayakları Ali’nin sırtına daha da sıkıca dolandı, “İçimeboşal, Ali, lütfen…” diye yalvardı. Ali’nin vücudu gerginleşti, sikini Halime’nin içine son bir kez derinlemesine soktu, ardından sıcaklığı Halime’nin içinde patladı. Ali, Halime’nin içine boşalırken, gözlerini kapadı, nefesi kesildi.Halime’nin içi Ali’nin sikini sıkıca sarmaya devam ediyordu, orgazm dalgaları ikisini de sarıyordu. Ali, son damlalarını Halime’nin içine bırakırken, yavaşça kalçalarını geriye çekti, sikini Halime’nin amından çıkardı.Prezervatif doluydu, ucundan berrak, şeffaf am suyu bir kez daha deri koltuğa damlıyordu. Halime, nefes nefese, Alinin sikinden kondomu aldı, koltuğa koydu. Ali’nin sikini ıslak mendille sildi, parmakları titriyordu. Ali, Halime’yi kendine çekerek öptü, dudakları Halime’nin dudaklarına yapıştı, dilini ağzına soktu. Halime’nin elleri Ali’nin saçlarına dolandı, tenleri ter içinde birbirine yapışmıştı. Ali, Halime’yi sıkıca sararak,“Sen her zaman böylesine harikasın,” diye fısıldadı, sesi yumuşaktı. Halime, gülümsedi, gözleri hala karanlıktı. Halime, yavaşça doğrulup külotunu ve pantolonunu çekti, eşarbını bağladı. Ali de şortunu ve boxerını yukarıçekti, tişörtünü düzeltirken hala nefesi düzensizdi. Halime, Ali’nin yanına yaklaştı, bir kez daha öptü, dudaklarının tadını çıkardı. Ali’nin eli Halime’nin beline dolandı, parmakları hafifçe sıkıyordu.
Yola Devam
Birkaç dakika sonra, Ali gömleğinin düğmelerini iliklerken, Halime de saçlarını düzeltip tekrar ön koltuğa, aynanın karşısına geçmişti. Yüzünde, yeni açmış bir gülün tazeliği ve pembeliği vardı.
Ali direksiyona geçtiğinde, Halime ona aynadan bakıp muzipçe gülümsedi. "Ankara'ya varmadan beni öldüreceksin Ali," dedi.
Ali motoru çalıştırdı, arabayı geri geri o kuytu yoldan çıkarırken kahkaha attı. "Daha dur yenge, bu sadece fragmandı. Asıl film Ankara'da başlıyor."
Ana yola çıktıklarında güneş batmaya yüz tutmuştu. Radyoda bu sefer neşeli bir oyun havası buldular. Ali gaza bastı. Artık Ankara'nın ışıkları, onları ve saklayacakları büyük sırlarını bekliyordu.
Fark etmedikleri tek birşey kalmıstı; Amcasının arabasının arka koltuğunda, yengesinin amından akan sular ile Ali'nin prezervatifinden akan döllerinin birbirine karışması...
totalmente dele @weburntoo
Thats one lucky asshole right there !
0535 581 58 94 Istanbul kadikoy aktif travesti suden kendi evimde yalnızım masaj ve duş imkanım var sanal görüşme yapıyorum ücretli ayrıca çiftlerle görüşüyorum
Komşunun dul kızı Aysel
Selam, başımdan geçen bir anımı paylaşmak istiyorum. İsmin Murat köyde çiftçilik yapiyorum. 30 yasindayim evli degilim. Bekar olduğum icin sikicek am arıyorum. Buldum mu fırsatı yapistiriyorum. Bunlardan biride komsu kızı dul ayseldi. Evlendikten bir yil sonra evine donen komsu kizi tam bir afetti, 20 yaşında o biçim bir sey hep arzulardim. Aysel Zorla evlendirilmisti.
Babası küçük yaşta vefat edince anneside kızı durumu iyi diye kendisinden yasca cok büyük birine verdi. Kiz cagiz bu yasli adamla zorla evlendiği icin bosandi. Komsum olduklari icin baslarinda erkek olmadigi için gider islerini yapardim.
Tabii zehra yengede ayri bir affet ki zi gelin ettikten sonra tek kalinca kendisine kocalik ediyordum . Hem arkadan hem onden siktim. Artik kızında kocalık yapma zamani gelmisti. Gecen hafta Zehra yenge anneme gelip murat gelsin sebze yerini sursun demişti. Annem git oğlum survdeyince koyuldum yola tarlaya gittim. Tarla koyden biraz uzakta derenin icinde etrafi agaclikti. Gider gitmez ayseli arayip tarladayim suruyorum dedim. telefondan sonra 15- 20 dk sonra aysel salvarinin icinde o güzel gotunu sallaya salaya geliyordu.
Traktörubdurdum affete bakiyordum uzerinde siyah bir bady basinda yazmasiyla memeleri, gotu oynuyor yerinde durmuyordu. Yanima gelip murat abi kolay gelsin dedi. Annem ayran yaydı birazda murat abine götür dedi. Getirdiği ayrandan bir tas ictim . Senide böyle icsem dedim. Abi ne dedin anlamadim dedi. Ayran güzelmiş dedim. Bir tane daha ic dedi. Yok dedim sonra icerim. Simdi tarlayi sureyim. Su traktöru banada ogret dedi. Sen yapmasin dedim. Yaparim abi hem sen ustasin bana ogretirsin dedim.
Fırsat bu oğlum dedim, hem tarlayi. Hemde ayseli surme zamanı deyip. Tamam kiz ogreteyim. Gel o vakit dedim. Yanıma bindi. Böyle olmaz dedim. Nasıl olacak dedi. Direksiyonu sen tut. Benimde ayaklarin gaz ve frende olacak bir kaza olmasin diye. Nasıl olacakki ikimiz koltuga sigmayizcdedi. Sığariz dedim.
Otur kucağıma, olmaz abi bir göre n olur olur dedi. Kızım öğrenmek istiyorsan ancak böyle olur dedim. Biraz duraksadı, bunun belinden tutup kendime cektim kucağıma oturtum. Kalkmak istedi birakmadim, tut direksiyonu dedim,tutu.marsa bastım başladım sürmeye, sikim kazık gibi olmuştu, kalcalarinin altinda kendine yol ariyordu. Traktör taslara gelince biraz sallanıyor, patinaj yapıyor ayselde kucağımda zıplıyordu. Sol elimde önündeydi. Salvarin üstünde amini oksuyordum. Ses cikartmiyordu. Alttan sikimi oynatirken, elimi salvarin icine soktum kilotu ıslanmıştı.
Parmağımi am deliğine sokarken yapma diye inliyordu. Sokup cikarirken ami iyice ıslanmıştı. Kulağına eğilip şimdi seni ben surecegim dedim. Sür, belle beni, tohumu ek dölle beni diye inliyordu. Traktörü durdum, bunu aldim bir agacin dibine yatirdim.
Salvarini, body tek seferde cikardim. Kavun buyuklugunde memeleri, karpuzdan daha büyük gotu meydandaydi. Bende sadede pantolonun ile kilotumu cikartim. Bunun memelerini yalarken, aletimi tek hamlede amina soktum. Once zorlansada iyice islandigi icin rahatca girdi. Git gele basladim, ami ayni anasinin ki gibiydi yanıyordu, suyu akiyordu. Bes dakika bunu siktikten sonra gözleri kaydı, titremeye basladi, o basildiktan sonra bende sikimi çıkarıp memelerine bosaldim.
Sonra da agzina verip guzelce yalattim. 5 dkk sonra buna yalla dedim. Başladı saksoya sikim kazık gibi olmustu. Bende amini yalamaya basladim.
Amini yaladikca bu yine kasildi.idrarini kacirdi. Şelale gibi isemeye basladi. Ondan sonra dudaklarini opmeye basladim. Bir yanda elimle amini oksuyordum. Diğer elim memesini avucluyordu. Bunu yine altima aldim amina pompalmaya basladim. 10 dk boyunca ayni pozisyonda siktim. 2 kere daha boşaldı. Kendinden geçmişti. Parmaklarını sirtimda kenetlemis bırakmıyor du. Aniden baska bir el daha hissetim sirtimda beni çekmeye calisiyordu. Dönüp baktigimda annesi, Zehra yenge sırtıma yapışmış kufur ederek kalk kizimin üstünde diyerek veni cekustiyordu.
O hengame icinde kizin icine patlatim dolleri. Ami dollerimle dolarken ustunden kalktim. Aysel elbiselerini kaptığı gibi kaçtı anasiyla ben basbasa kaldik. Kızımı niye siktin pic dedi. Ben sana yetmiyormuyum. Kizim ya hamile kalirsa ne olacak dedikce diyordu. Uzerimi giyindim. Hamile kalirsa kendime karı yaparım dedim. Ya ben dedi. Sende hem karilik yaparsin hemde kaynanalik dedim sesizlik oldu. Kizini evine gonderdi. Kendisi benimle kaldi. Tarlayı sürdük eve gittik. Evde kayanamida, kizinida ikisini birden yaptim. Şimdilik herbikisini sikiyorum kiz hamille sanırım basima kaldi.
Ama olsun iki kadina sahibim. Sen bize kocalık yap sulanin amlarini sana siktirecgim diyor. Almanyada bir
kiz kardeşi varmis , onu bana siktircekmis bakalım olursa yazarım
Alıntı.
-> More content here
Hiç Aklıma Gelmezdi
Derin Derin·20 ekim saat 0:44'de
Kocam iyi bir insan, onu çok seviyorum, kocam da beni çok sever. Yatakta da uyumlu bir çiftiz. Hemen hemen her gece sikişiriz ve her sikişmemizde beni bir kaç kez orgazm eder.
Çok ve renkli fantazilerimiz vardır ve aklımıza gelen fantazileri gerçekleştiririz. Yatakta kocamla sikiş esnasında acaip azdırıcı şeyler konuşuruz, küfürlü falan... Ve her sikişmemiz öncekinden daha zevkli, kaliteli ve mükemmel olur.
Henüz 32 yaşında on yıllık evli genç bir kadınım ve seks yapmayı çok seviyorum. Kocamın erkeklik gücü de, ortalamanın üstü büyüklükteki bir hayli iri ve kalın siki de benim arzularımı karşılamaya yetiyor.
Erdek'e tatile gitmiştik. Denize giriyorduk, plajda oturup güneşleniyor, suyun içinde cilveleşiyorduk. Bazen de deniz sakinken, fantazimiz olduğu için denizin içinde oynaşıyor, hatta fırsatını bulunca, denizin içinde ya da tenha koylarda sikişiyorduk.
Yine bir gün sahilde güneşleniyorduk. Devamlı aynı yere gittiğimiz için, sahilde aşağı yukarı hep aynı kişiler vardı. Yanımızda getirdiğimiz, benim yaptığım böreklerden yerken, kocam yakımızda oturan karı koca çifte de börek ikram etti.
Sonra biz denize girdik. Denizden çıktığımızda, baktık o börek verdiğimiz çift güneşlenirken kadın gülümseyerek, ilgiyle bize bakıyordu. Ben de yanlarına oturdum, kadınla tanıştım.
Kadının adı Serpil imiş. Kocam da kadınla oturuyorum diye havlu getirdi, sırtıma doladı, sonra şezlonga gidip uzandı. Biz iki kadın sohbeti biraz koyulaştırdıktan sonra, ben kalktım denize doğru yöneldim. Serpil de,
“Bekle Dilek, ben de geleyim!” dedi, beraber denize girdik. Denizde biraz yüzüp havadan sudan konuştuk. Biraz yüzdükten sonra çıktık. Serpil kocasının yanına gitti, ben de kocamın yanına geldim uzandım.
Biraz sonra Serpil'in kocası dondurma almış gelmiş, bize de verdi. O sayede onunla da tanıştık, adı Burak imiş. Sohbet filan derken, Serpil de geldi, hep birlikte konuşmaya başladık. Onlar da İstanbul'dan gelmişler.
Artık akşam olmaya başlamıştı, saat 20:00 civarı idi. Bu arada ben Burak'ı bayağı süzmüştüm, adam hoşuma gitmişti. Geniş omuzlarıyla, güçlü kolları, kaslı bedeniyle yakışıklılığıyla on numara erkekti ne yalan söyleyeyim… Bakışlarından, onun da benden hoşlandığı belli oluyordu. Kalkarken,
“Akşam beraber yemek yiyelim!” dediler. Biz de, “Olur!” dedik ve buluşmak için sözleştikten sonra evlere doğru yola çıktık.
Evde duşumuzu yaptık, giyindik, kuşandık ve dedikleri yerde buluştuk. Güzel bir restoranda oturduk, yemek yedik, sohbet muhabbet ettik. Sonra kalktık bir Cafeye gittik bir şeyler içtik, sonra vedalaştık...
Ertesi gün denize gittik, onlar da geldi, yine sohbet muhabbet. Arada denize girip çıktık. Adam sürekli bana bakıp, beni tepeden tırnağa süzüyordu. Serpil'i de kocamı ilgiyle izlerken bir kaç defa gördüm. Dikkatimi çekti, yürüken, otururken, uzanırken, Serpil hep kocamın sikine bakıyordu.
Gerçi kocam hep şort giyer ve denize de o şekilde girer. Kocamın siki biraz büyük olduğu için, ne kadar saklasa da fark ediliyordu. Özellikle ıslakken... Bunu kocama da söyledim,
“Aşkım, Serpil'i senin sikine bakarken kaç defa yakaladım!” diye.
“Yok artık daha neler! Kadının işi gücü yok, benim sikime mi bakacak? Hem kocası devamlı yanında, üstelik kocası gayet yakışıklı bir adam!” deyip güldü, geçiştirdi.
“Kadın sana kafayı takmış oğlum, hissediyorum ben… Üstüne atlayıp kendini sana siktirirse hiç şaşırma!” deyince, kocam zevklenerek öyle bir kahkaha attı ki, tüm plaj dönüp bize baktı.
“Sen de ona nispet yakışıklı kocasıyla sikiş öyleyse…!” dedi gülerken… Güya şaka yapmıştı kocam ama, yakışıklı kocanın altında ezilerek sikildiğimi hayal edince kasıklarıma alev yürüdü sanki… Yutkundum, sırıtmaya çalışarak,
“İyi dedin kocacım, göze göz dişe diş, Serpil seni baştan çıkartırsa ben de onun kocasını sikerim!” Kocam ateş saçan gözlerini dikti bana,
“Yavrum, ahlaksız yatak fantezilerini anlatıp durma, sikimi kaldıracaksın. Sonra balta sapı gibi yarağı saklamak için anam ağlıyor. Yapma böyle… Odaya götürür, amını götünü dağıtırım senin bak…”
“Madem çok istiyorsun, götür öyleyse, ne duruyorsun? Bakayım amımı götümü nasıl dağıtıyormuşsun…” dedim ben de… Şehvet saçan gözlerle bakıştık. İkimiz de iyice azmıştık. Kıvılcım çaksa yanacak durumdaydık.
Hiç konuşmadan elimden tutup kaldırdı. Koşar adım el ele otel odasının yolunu tuttuk. Daha kapıyı kapatır kapatmaz üstüme saldırdı adeta kocam… Dediğini de yaptı. İnlete inlete, zevkten kıvrandırarak sikti beni…
Ben iki kez orgazm olduğum halde kocam hala boşalmamıştı. Aygır herif, orgazm sularıyla vıcık vıcık olmuş vajinamın içinde gidip geliyordu hala… Yatırıyor sikiyor, kaldırıp domaltıyor, arkadan amıma koyuyor, çıkarıp götümü sikiyordu.
“Hadi artık, bitirdin beni, boşal ne olur…” diye yalvardım bacaklarımın arasında gidip gelirken…
“Sana amını götünü dağıtırım demiştim. Demek Serpil ha…? Demek Burak'la sikişeceksin ha?” Boynuna sarıldım kocamın,
“Evet canım, Burak… Sen Serpil'le sikişirsen ben de Burak'la sikişirim, ne varmış…”
“Siktiğimin orospusu seni… Burak'la sikişecekmiş.” Kalın yarağını bir anda köküne kadar vajinama kökledi o anda… Beklemiyordum, bağırdım.
“Ahh… Yapma şunu hayvan…” diyerek omuzlarını dişledim kocamın… Daha da delirdi bu kez, derin derin gidip gelmeye başladı. Sikinin kafasını rahim duvarımda hissettim, o derece zorluyordu beni…
“Al sana yarak… Elin erkeğiyle sikişmek ha? Bak bakalım, Burak efendi böyle sikebiliyor mu seni? Al…” Ben de inadına oyuna devam ettim, sanki gerçekten Burak'la sikişiyormuş gibi konuşmaya başladım kocama sikilirken…
“Ohhh… Çok güzel sikiyorsun Burak… Yakışıklı sikicim benim… Hadi, devam et… Kocam senin azgın karını, Serpil'ini sikiyor şu anda… Ohhh… Sen de beni sik Burak… Kocam beni boynuzluyor, biz de onları boynuzluyoruz ne güzel… Aahhh…”
Kocam ben Burak diye inledikçe delirdi adeta… Siki sanki daha bir büyüdü içimde… Hareketleri daha da sertleşti. Makina gibi gidip geliyordu amımda… Sonunda böğürerek döllerini içime boşalttı, yana devrildi.
İkimiz de nefes nefeseydik, ter içinde kalmıştık. Yan dönüp kocama baktım. Kalın siki boşalmasına rağmen hala yarı sert durumdaydı. Sadece başını biraz eğmişti, ucundan spermler süzülüyordu. Elimi uzatıp ucundaki sperm damlasını aldım, dudaklarıma götürüp yaladım. Beni izleyen kocama,
“Bakıyorum yeni arkadaşlarımızdan bahsedince hemen boşalıverdin beyefendi… Seni böyle tahrik eden ne oldu bakayım? Serpil'i siktiğini mi hayal ettin? Yoksa benim Burak diye inlemelerim mi boşalttı seni?” Gülümseyerek sarıldı çıplak bedenime,
“Aşkım, itiraf edeyim, ikisi birden delirtti beni… Hem benim Serpil'le sikişmem, hem senin onun kocasıyla olman… Çok fena patladım. İliklerime kadar boşaldım resmen… Sik beni Burak demelerin bitirdi beni…”
Aradan bir kaç gün geçti, onların tatili bitmiş, dönüyorlardı. Vedalaştık gittiler. Bir hafta sonra biz de İstanbul'a günlük yaşantımıza geri döndük. Bir süre sonra Burak kocamı cepten aramış,
“Bugün görüşelim mi? Yemek yeriz dışarıda, eğleniriz.” demiş. Biz de kabul ettik.
Akşam buluştuk, nezih bir Bara gittik. Eğlendik, içtik, dans ettik, oynadık, kurtlarımızı döktük. Öyle hoş vakit geçirdik ki, içkilerin su gibi gittiğini bardan çıkınca anladık. Hepimiz de çakır keyif olmuştuk. Burak,
“Çocuklar, bizim ev çok yakında… Hadi bize gidelim, birer kahve içelim, kendimize gelelim!” dedi. Zaten içmeye gideceğiz diye kocam arabayı almamıştı. Kocamla göz göze geldik bir iki saniye... O günden sonra hiç konuşmamıştık bu konuyu ama, ikimizin de Serpil ve Burak konusunu unutamadığı belliydi.
“Tamam!” dedik, onlara gittik. Yolda sohbete devam ederek evlerine geldik. Çok güzel evleri vardı, dubleks. Serpil,
“Siz oturun, biz üstümüzü değiştirip gelelim!” dedi. Burak da,
“Orda dolapta viski var, içerseniz alın, kendi eviniz gibi davranın, çekinmeyin!” dedi. Kocam gülerek,
“Kafaları bulduk, size kahve içmeye geldik dostum, içki içmeye değil.” deyince Burak,
“Kahveleri Serpil yapacak nasılsa, siz o zamana kadar boş durmayın!” dedi. Kocam kalktı, bir duble kendine, az da bana getirdi. Arkadaşlarımızın zevkli döşenmiş güzel salonuna göz gezdirerek içkimizi yudumladık.
Beş dakika sonra Serpil geldiğinde, üstüne ince tek parça penyeden, çiçek desenli, diz üstü, gecelik gibi, vücüdunu saran dar bir elbise giymişti. İçinde sütyen de yoktu, göğüs uçları belli oluyordu.
“Ya, arkadaşlar… Böyle giyindim, ama siz yabancı değilsiniz. Zaten tatilde hep mayoyla bikiniyle gördük birbirimizi… Ben kahve yapıp geliyorum, siz keyfinize bakın, Burak da gelir şimdi, duşa girdi!” dedi. Serpil mutfağa gittikten biraz sonra Burak penye capri ile geldi,
“Tekrar hoşgeldiniz!” dedi. Konuşurken Serpil kahve tepsisi ile göründü,
“Kahveler de geldi!” dedi. Oturduk kahvelerimizi içerken sohbet muhabbet ilerledi iyice… Her şeye kahkahalarla gülüyor, neşe içinde komik olaylar fıkralar derken, Burak,
“Bir fıkra anlatmak istiyorum. Ama biraz açık, eğer dinlemek isterseniz anlatayım…” dedi. Kocamla birbirimize baktık ve mecburen,
“Anlat bakalım!” dedik. Bol küfürlü, belden aşağı bir fıkra anlattı. Gerçekten acaip komik, ama bir o kadar da erotik fıkranın sonunda kahkahalar patladı. Hızını alamayan Burak bir kaç tane daha anlattı.
Anlattığı fıkralarda her şeyi adlı adınca söylüyor, amlar, götler, yaraklar, sikişmeler gırla gidiyordu. Fakat her şey gibi erotik fıkra bile yakışıyordu herifin ağzına… Çok güzel anlatıyor, argo sözcüklerden, küfürlerden irrite olmuyorduk. Yerlere yatıyorduk anlattığı açık saçık fıkraları dinledikçe…
Diğerleri gibi ben de gülüyordum tabi… Ama bir yandan da fıkralarda anlattığı açık saçık eylemlerden, sikişli sokuşlu tasvirlerden tahrik oluyordum. Akşamdan beri içtiklerim mi başımı döndürüyor, gözleri parlayarak sikişli fıkralar anlatan yakışıklıdan mı etkileniyordum, bilemiyordum. Gözlerimi onun etli dudaklarından ayıramıyordum.
Serpil kocamın karşısında oturuyordu. Konuşup gülüşürken, bir ara bacaklarını araladığını gördüm. O bir saniyelik açılışta sütyensiz olduğu gibi, altına külot da giymediğini fark ettim.
Ara ara komple açıyor, arada bacak bacak üstüne atıyor ve kocama bakıyordu. O incecik mini elbisenin içinde yılan gibi çırılçıplaktı orospu ve kocama asılıp duruyordu. Her bacaklarını aralayışında hafif tüylü kadınlığını ve ortasındaki pembe çizgiyi görebiliyordum.
Kocama baktım. O da arada Serpil'in bacaklarına ve bacak arasına bakıyor, süzüyor, ama maganda gibi olmamak için sanırım, kafayı çevirip başka yerlere bakıyordu. Orospu Serpil kocamı baştan çıkarmaya çalışıyor ve işi de biliyordu kaltak... Hani yanlarında ben olmasam kocasının yanında siktirecekti kendini neredeyse…
Baktım, Burak da konuşurken, gülüşürken devamlı beni süzüyor, resmen gözleriyle soyuyordu beni. Benim de hoşuma gitmiyor değildi hani… Ne de olsa adam gerçekten yakışıklı herifti.
Madem karısı kocama gösteriyor, ben salak mıyım, ben de açılmaya başladım yavaştan… İkide bir kıpırdandıkça yukarıya sıyrılan mini eteğimi düzeltmek için çalışmıyor, çekiştirip durmuyordum artık… Ne görecekse görsün yakışıklım…
Hem çok yakışıklı olduğunu kocam bile söylemişti. Tatilde kocamın altında sikilirken Burak diye inlemelerim geldi aklıma, kasıklarıma karıncalar yürüdü sanki, yanmaya başladı. Kocamla göz göze geldik yine, bakışları bir garipti, bir şeyler sorar gibi bakıyordu bana… Bir ara lavaboyu sordum, Burak hemen kalktı,
“Ben göstereyim Dilek, buyrun!” diyerek yolu gösterdi. Ben önden geçtim, o arkadan beni takip ediyordu. Bir şey söylemek için başımı arkaya çevirdiğimde gözlerinin kalçalarımda olduğunu gördüm. Üstümde zaten yuvarlacık ve epey iri popomu sergilediğim, dizimin bir karış üstünde, siyah, hafif yırtmaçlı, üstüme oturan mini bir etek vardı.
Kalçalarımın yuvarlaklarını yabancı bir erkeğin şehvetle izlemesi hoşuma gidiyordu. Kendime hakim olamıyor, istem dışı daha da kırıtıyordum önünde yürürken... Serpil'le kocam da salonda yalnız kalmıştı. Aklım bir yandan da ordaydı. Acaba orospu Serpil bizim yokluğumuzda kocama ne orospuluklar yapıyor, kocamın aklını çelmeye çalışıyordu...
Banyonun kapısını gösterdi, teşekkür ettim Burak'a, o salona döndü, ben lavaboya girdim. Bizimkilerin kahkaha sesleri uzak olduğu halde salondan bana kadar geliyordu. Neler konuşuyorlardı acaba, meraktan çatlıyordum.
Külodumu indirdiğimde bir baktım ıslaklık vardı. Elimi apış arama atıp yoklayınca farkına vardım, külodum sırılsıklamdı! Aman Tanrım, amım istem dışı ıslanmıştı ve bu da az önce yakışıklı ev sahibinin önünde kırıta kırıta yürürken olmuştu.
Daha önce hiç böyle hissetmemiştim. Sanki yeni yetme liseli kızlar gibi yakışıklının sikecek gibi bakışlarından tahrik oluvermiştim.
İşedikten sonra temizlendim, kurulanırken amımı okşamaya başladım. Amım ateş gibiydi, sanki amımda bir fırın vardı. Alev alev yanıyordu ve sular fışkırıyordu… Titreyerek orgazm olduktan sonra kendime geldim.
Hemen panik oldum, ben ne yapıyorum diyerek, tuvalet kağıdıyla amımı sildim, kurulamaya çalıştım. Ama hala zevk sularım geliyor, çığlık atmamak için resmen dişlerimi sıkıyordum. Sonra çıktım ve salona doğru yürümeye başladım. Geldiğimi gören Burak,
“Hah, Dilek hanım da geliyor işte!” dedi. O sırada Serpil kalkmış, kocasının önündeki sehpadan bardakları toplarken kocamın önünde domalmış ve resmen külotsuz amı görünüyordu.
Orospu Serpil pespembe amını kocamın gözleri önüne sergiliyor, ağırdan ağırdan bardakları alıyordu. Serpil'in amını ben gördüğüme göre, kocam da mutlaka görmüştür. Kocama baktığımda, kocam çadırı kurmuş ve sikini saklamak için uğraşıyordu.
Ama boşa çaba sarfediyordu, ne yapsa o hayvani şey önündeydi, belli oluyordu. Ben yokken Serpil kim bilir ne orospuluklar yaptı, neler söyledi ki, kocamın sikini bu şekilde kaldırmıştı. Acaba Burak olayın farkında mı diye baktım, Burak da çadırı kurmuştu.
Karısının açılıp saçılmasını, her yerini kocama gösterip durmasını fark etmemesi mümkün değildi. Demek ki Serpil'in kocamı baştan çıkarması onun da hoşuna gidiyordu.
Serpil kocasına doğru domalarak, kocamın önündeki bardağı aldı. Orospu bu sefer de göğüslerini kocama sergiliyordu. Göğüsleri yusyuvarlak, gayet alımlı ve benim göğüslerimden daha iri ve diri idi. Nerdeyse uçlarına kadar açıktaydı. Adeta, (Benim malım mülküm bu!) der gibi, her yerini kocama sergiliyordu.
Serpil bardaklarla mutfağa gidip, sonra da mutfaktan bana seslendi,
“Dilek, bana az yardım etsene canım…!” diye. Ben de mutfağa gitmek için kalktım. Burak yine popoma bakıyordu. Üstelik kocamın yanında... Mutfakta Serpil bana gülerek,
“Kız şıllık, sen ne şanslı kadınsın!” diye lafa girince ben şok oldum, ağzım açık kaldı. Bozuntuya vermeden,
“Neden ki?” diyebildim sadece...
“Bak sevgilim, açık konuşayım. Kocan çok yakışıklı şekerim! Erdek'ten beri kocana, onun koca sikine bakıyorum, hayran kalıyorum!” deyince, şaşkınlığıma bir on kat şaşkınlık daha eklendi. İçimden
“Orospuya bak, bu ne kaşarlık, bu ne samimiyet, böyle şeyleri çekinmeden bana nasıl söylüyor!” diye geçirip,
“Nerden çıktı bu şimdi? Sen nerden gördün kocamın sikini?” dedim. Serpil devam etti,
“Görünen köy kılavuz istemez kızım… Açıp göstermesine gerek yok ki… Bariz belli oluyor. Zaten şu an çadırı kurmuş vaziyette, nerdeyse pantolonu yırtacak yaramaz şey!” dedi. Ben artık dayanamadım ve
“Sen de az orospu değilsin! Kocamı azdırmak için herşeyi yaptın. Ne am kaldı görmediği, ne götün, ne de göğüslerin, hepsi piyasada! Üstünü değiştirdin geldin, ne altında külot, ne içinde sütyen var.” Gülümsemeye çalışarak,
“Ne var bunda canım? Sevmiyorum iç çamaşırı giymeyi…” demez mi bir de… Kendimi tutamadım artık… Ağzıma geleni söyledim azgın şırfıntıya…
“Doğru düzgün otursan bir şey yok tabi ki… Ama sen minnacık elbisenin içinde çırılçıplaksın. Bir de açılıp saçılıp her dakika her yerini kocama gösteriyorsun. Önünde domalıyorsun çıplak götünü gösteriyorsun. Oturuyorsun, bacaklarını açıyorsun, amcığın görünüyor. Eğiliyorsun göğüslerin komple dışarda! Kusura bakma da, o da insan yani… Resmen adama işkence yapıyorsun! Hem de kendi kocanın yanında!” dedim.
“Amaan, Tanrının bildiğini kuldan mı saklayacaksın Dilek? Hiç görmediği bilmediği şey mi sanki… Seni sikerken zaten görmüyor mu o dediklerini? Amcık da görüyor, göt de, göğüs de…” dedi. Yine şok oldum, cevap veremedim. Serpil ise pişkin pişkin, sanki az önce teşhircilikle suçladığım o değilmiş gibi,
“Ee, anlatsana biraz… Nasıl sikiyor seni? O koca sikini zor alıyorsundur sen… Hangi pozisyonlarda sikişiyorsunuz?” dedi. Duyduklarıma inanamıyordum,
“Sen ne biçim bir kadınsın yaa, utanmıyor musun böyle konuşmaya?”
“Asıl sen utanmıyor musun?” Yine afalladım, ne diyordu bu kadın?
“Neye utanmıyorum?”
“Bu koca yaraklı adamı sadece kendine saklayıp cimrilik yapmaya! Bencil kadın, insan elindekini olmayanlarla paylaşır biraz…” demez mi birden. Ben yine şok tabii.
“Olmayanlar mı? Kızım sen evlisin, artist gibi yakışıklı kocan var. Neden bahsediyorsun sen?” Dudaklarını büzdü,
“Tamam kocam var da… Senin kocandaki mal mülk benimkinde yok… Biraz da bana versen kıyamet mi kopar?” Ardından ekledi, “Ben bu gece kendimi kocana siktirirsem kızar mısın?” Tepem iyice attı,
“Sikmez ki seni! Bana ihanet etmez!” dedim, ama içimden de tabi, (Erkektir belli de olmaz!) diye geçirdim. Az önce bacaklarını açıp amını gösteren Serpil'in karşısında önü kabarmış kocamın sertleşen yarağı geldi gözümün önüne…
“O halde deneyelim mi? Ben bu gün kendimi senin kocana siktireceğim! Kızmak yok ama…!”
“Tamam amına koyayım. İddiaya giremem. Ben sikmez diyorum ama… Sen amını götünü gösterir de vermek istersen… Erkektir, sikerse siker, ne yapayım… Ama bence bir daha düşün derim. Gördün sen de, kol gibi yarak var kocamda, her kadın alamaz o yarağı…” dedim.
Dedim ama içimi acaip bir hırs ve pişmanlık kapladı. Ya Serpil orospusu emeline ulaşırsa… Ya kocam benden başka bir kadını sikerse diye... Ya işler ciddiye binerse, bugüne kadar hep fantazi olarak kalmış hayaller gerçeğe dönüşürse?
Ki Serpil tuttuğunu koparan biriydi, daha eve gelişimizde üzerini değiştirip o şekilde karşımıza çıktığında belliydi iddialı olduğu... Eğer kocam öyle bir şey yaparsa, ben de boş durmam, ben de Burak'a kendimi siktiririm diye düşündüm. Böylelikle hem kocamla sikişirken konuştuğumuz grup seks fantazimiz de gerçek olabilirdi!
Zaten seyrettiğimiz pornolardan, yaptığımız fantazilerden bu olaya hazırlıklı sayılırdık. Üstelik ben de hep istiyordum iki tane yarrağı aynı anda yemeyi... Hem Burak da gayet yakışıklı ve klas bir erkekti. Ondan iyisini mi bulacaktım bu iş için?İsterse siki ufak olsun. Onun heyecanı bile yeterliydi.
Ve Serpil de çok güzel, alımlı, seksi ve istekli bir kadın, amcığı, götü, göğüsleri, vücudu gayet güzeldi. Kocam da sikmek için bundan daha iyi birini mi bulacak? Neticede bu işten hepimiz karlı çıkabilirdik. Neden olmasın?
Bu düşüncelerle Serpil'le didişmeyi kestim ve herşeyi akışına bıraktım. Artık itiraz etmediğimi, yatıştığımı gören Serpil gülümsedi. Yanıma gelip yanağımdan öptü, belime sarıldı.
“Hadi canım, gel içeriye gidelim. Bakalım neler olacak?” Beraber mutfaktan çıktık...
Salonda iki erkek de çadırı kurmuştu. Birer de içki koymuşlar kendilerine, birbirlerine amlı götlü, sikişli sokuşlu fıkralar anlatıyorlar. Bir bardak, birer bardak daha derken, alkolün de etkisiyle sohbet iyice açıldı saçıldı.
Benim hep bir gözüm Serpil'de, bir gözüm kocamda ve sikinde idi. Kocamın bakışlarından Serpil'e sulandığını anlayabiliyordum. Ama Burak da bana resmen yürüyor, asılıyordu. Ve onun ilgisini, kocamla Serpil arasındaki elektrikli çekim gücünü izledikçe benim amım yine sulanmış ve alev alev yanıyordu.
Serpil kalktı, yine kocama doğru domaldı ve Burak'ın bardağını aldı, dudaklarını abartılı bir şekilde büzerek şehvet dolu bir sesle,
“Koyayım mı kocacığım?” dedi. Burak
“Koy karıcığım, benim seksi karım, koy!” deyince, Serpil yine yapacağını yaptı ve
“Aslında senin bana koyman lazım ama...” diyerek bardağı doldurdu. Sonra müzik açtı ve kocama dönüp seksi bir şekilde dans etmeye başladı.
Kocamı baştan çıkarmak ve kendini siktirmek için her şeyi yapıyordu ve gerçekten de beceriyordu da… Orospu çok güzel, kalçalarını kıvırta kıvırta oynuyordu. Sanki dans etmiyor da hayali bir yarağı içine almış, üstünde kalçalarını kıvırtıyor gibiydi…
Arada bir zaten kısacık olan mini eteğini biraz yukarı çekip amına götüne kadar gösteriyordu. Ağzından salyalar akarak büyülenmiş gibi onu izleyen am salak kocamı dansa kaldırdı. Kocamın sikine sürtünerek, sevişircesine dans ediyordu...
Burak karısının benim kocamla dikey sevişmesini görünce kalktı yerinden, önüme gelip beni kaldırdı. Ben de Serpil'e inat, tüm hünerlerimi ortaya koymak için kalktım ve dans etmeye başladım. Çok geçmeden arkamda Burak'ın sikini sert bir şekilde hissetmeye başlamıştım bile…
Belli ki amacıma ulaşmıştım ve ben de Burak'ı azdırmıştım. Ama bana da ateş basmıştı, her yerim alev alev yanıyor, amım, (Sik beni Burak!) diye bağırıyordu. Popomda Burak'ın sikini hissettikce daha fena oluyordum ve sertliğini daha çok hissetmek için uğraşıyordum. O sertliği içime almak istercesine sürtünüyordum.
Derken Burak terlemeye başladı ve üstündeki tişortu çıkardı attı. O kaslı vücudunu zaten Erdek'ten biliyorum. Bu arada aklıma ne kocam, ne de Serpil geliyordu, ne yapıyorlar diye merak dahi etmiyordum. Sadece ikimiz vardık sanki…
Kendimi müziğin ritmine bırakmış, Burak'ın sikini hisetmek için önümü dönmüş, bacaklarının arasında dans ediyordum. Eteğimi yırtacakmış gibi zorlayan, amıma dayanan sikini hissetmek çok süper bir zevkti. Kocamınkinden başka bir erkeğin sikine sürtünmek bile beni baştan çıkartıyordu.
Bir ara Burak'ın eli popomda gezinmeye başladı. Arada popomu sıkıyor, avuçlayarak beni kendine çekip daha da yapıştırıyordu. Acaba bunları kocam görüyor mu diye bakmak için bir döndüm ki…
Kocam gözlerini bana dikmiş ve (Ne yapıyorsun?) der gibi sertçe bakıyordu. Doğrusu utanmıştım, kocam Serpil'in yaptığı o kadar orospuluğa, kahpenin sikini kaldırmasına rağmen halen mesafeli duruyordu. Bizim yatak fantazilerimiz öylece kalacak mıydı yoksa? Bu kadar mesafe almışken, bu kadar yaklaşmışken…
Tam toparlanıp yerime oturayım diye aklımdan geçerken, Serpil bana ve Burak'a baktı ve kocamın dudaklarına yapışıverdi. Kocam da bana nispet yaparcasına, bana bakıp Serpil'in beline sarıldı. Orospunun şehvet dolu öpüşmesine karşılık verip, etli dudaklarını yamyam gibi kemirmeye başladı.
Acaba kocam bana çok mu kızdı, neden niyeti bozdu diye düşünürken, Burak elini eteğimin altında daldırıp, popomu sıkmaya ve yoğurmaya başladı. Bir parmağını da, küloduma rağmen amımın içine sokmaya çalışıyordu. Kocam bunu da görünce Serpil'e yumuldu. Artık ok yaydan çıkmıştı.
Ben de Burak'ın dudaklarına yumuldum ve ısırırcasına öpmeye başladım. Dillerimiz buluştu, ıslak ıslak fransız öpücüğü tarzında öpüşüyorduk. Elimi Burak'ın önüne attım, şortunun üzerinden okşamaya başladım. İçine çamaşır giymemişti ve siki alev gibi yanıyordu.
Her şeye rağmen avuçladığım sertliğinin kocamın sikinden küçük olduğu bir gerçekti. Demek ki orospu Serpil kocamın koca sikine o yüzden bu kadar takmış ve istemiş dedim içimden... Ama mecburen elimdeki ile yetinecektim. Aslında çok küçük de değildi erkeğin siki… Bir kadını yeteri kadar doyuracak boyutlardaydı.
Döndüm baktım ki, Serpil elbiseyi sıyırmış, elbise ayaklarının dibinde duruyor ve tüm çıplaklığıyla kocamla dans ediyordu. Kocamın tişörtünü çıkarmıştı, iri memeleri kocamın göğsünde eziliyordu.
Sonunda eğilip kocamın koca sikini dışarı salıverdi. Önünde diz çöküp tüm hışmıyla, adeta yutarcasına o iri sikini ağzına almaya başladı. Orospu bir yandan da , (Ohh, istediğime ulaştım işte!) der gibi hareketlerle bana bakıyordu.
Kocamın iri sikini alabildiğince ağzına alıyor, gırtlağına kadar sokuyor, tekrar çıkarıyor, arada sıvazlıyor, tekrar yalıyordu. Kocamın da müthiş zevk aldığı belliydi. Hangi erkek olsa bayılırdı bu duruma elbette, onu suçlayamazdım. Kocasının gözleri önünde bir kadının ağzını sikiyordu. Kendi karısı da seyircileri arasında hem de…
Ee, artık ben de boş durmamalıydım. Kocamın haşmetli sikine büyük bir hevesle muamele çeken karısını hayran gözlerle izleyen Burak'ın şortunu indirdim. Lavaboda beni kendimden geçiren sikini serbest bıraktım ve oturduk.
Gerçekten de düşündüğüm gibiydi. Aleti kocamınkinden ufaktı, ama yine de pembe tenli, güzel ve damarlıydı. Sikinin mor renkli başı gövdesine göre baya iri sayılırdı, şaşırdım görünce… Ben de aldım ağzıma ve başladım yalamaya, emmeye.
Burak da boş durmuyor, gömleğimi çıkarıyordu. Sütyenimi çözüp memelerimi salıverdi ve başladı avuçlamaya. Avuçlarken de,
“Bebeğim benim sikim kocanınkinden küçük, biliyorum. Ama idare edeceksin artık, işlevi iyidir. Zamanla göreceksin, seni sike doyuracağım, seni deliler gibi sikeceğim bebeğim… Bebek gibisin, harikasın, taş gibisin, kocan çok şanslı adam!” demesi beni daha da ateşledi ve yutarcasına sikini emmeye yalamaya başladım.
Bir yandan da taşaklarını yoğuruyordum. Burak'tan zevk sesleri gelmeye başladı ve birden ağzıma boşalıverdi. Hepsini yuttum. Kocamınkini bile pek yutmam, ama bunu çok büyük bir iştahla, isteyerek, her damlasını yuttum. Ziyan olmasın diye de komple kafasını yalayarak temizledim...
O sırada kocam da Serpil'in ağzını resmen sikercesine pompalıyor, Serpil de kendi amını avuçluyor ve okşuyordu. Çok geçmeden kocam da Serpil'in ağzına boşaldı. Fakat öyle bir boşaldı ki, resmen spermleri Serpil'in ağzına fışkırıyordu.
Serpil de yutmaya çalışıyor, ama yetişemiyordu. Kocam boşaldığı halde siki daha inmemiş, halen taş gibi duruyordu. Serpil kocamın sikini emmeyi bırakmayınca, yerde 69 pozisyonuna geçtiler, kocam da Serpil'in amını yalamaya başladı.
Ben de Burak'ın sikini tekrar hazırlamak için aldım ağzıma. Parmaklarımın arasındaki siki hemen kısa sürede havaya dikildi.
“Hadi erkeğim… Doyur beni, sik artık beni… Bak amcığım alev alev yanıyor. Döllerinle sula onu, söndür amımın ateşini!” dedim.
“Yok! Önce amının tadını alacağım, suyunu içeceğim, sonra sikeceğim!” diyerek beni yere doğru uzattı. Ben de iyice açtım bacaklarımı, amımı götümü komple önüne sergiledim.
Yumuldu amımı yalamaya... Amımı yalarken, arada bir de götümü yalıyor, beni zevkten zevke uçuruyordu. Pembe bulutlarda geziyor, orgazm üstüne orgazm yaşıyordum. Serpil ise kocama,
“Hadi rüyalarımın koca sikli erkeği… Sik beni… Amımı götümü sik… Parçala… Bu gece sana bol bol siktirecem, amımı da götümü de sike doyuracağım senin sayende erkeğim!” diye inliyordu.
Kocam sikini eline almış, Serpil'in amına sürtüyordu. Sonra birden geçirdi, Serpil orospusunun sesi soluğu kesildi. Kocam pompalarken Serpil inlemeyi bırakın, resmen ciyaklıyordu. Ben de,
“Hadi Burak, sen de beni sik!” diye bağırdım.
“Tamam bebeğim!” diyerek, sikinin kafasını hedefledi ve sırılsıklam amımın ıslaklığıyla bir anda vajinama giriverdi. Oysa ki amım ıslak da olsa, kocam girerken hissederdim, kanırtıra kanırtıra girerdi, amımı yara yara girerdi içime...
Burak amıma pompalamaya başladıdığında ben bir, "Ohhhh!" çektim. Bir yandan da kocamla Serpil'e bakıyordum. Serpil elini göğüslerine atmış mıncıklıyor, sıkıyordu.
Belli ki kocam onu orgazm etmek üzereydi. Ve Serpil bağıra bağıra orgazm olmaya başladı. Az sonra da Burak benim içime boşaldı, hemen ardından da ben rahatladım... Kocam ise daha boşalmamıştı. Serpil kocama,
“Hadi erkeğim, benim götümü de sik, yırt götümü o koca sikinle!” diyerek domaldı. Kocam da Serpil'in götüne dayadı ve girmeye çalışıyordu.
Ama Serpil kocamın sikini alamıyordu. Sonunda kafası girer gibi oldu, ama Serpil orospusu feryat figan bağırıyordu. Baktım bacakları titremeye başladı. Sanırım kocamın kol gibi sikini götüne alamayacaktı kolay kolay... Serpil,
“Bu böyle olmayacak! Burak sen gel götüme gir, aç götümü… Senin sikine alışık benim göt nasılsa! Sen de koca sikli erkeğim uzan bakayım yere, tost yapacaksınız beni! Sonra da Dilek'i tost yaparsınız!” diyerek kocamı altına aldı. Sikini amına alarak üstüne yavaşca oturmaya başladı.
Yarak amına girerken Serpil'den acı acı sesler geliyordu ve zor da olsa yavaş yavaş köküne kadar almıştı. Burak kalktı Serpil'in götünde yerini almak için. Orospu Serpil tüm isteklerine, hedeflerine ulaşmıştı. Hem kocamı ayartmış, kendisini siktirmişti, hem de ilk tostu o olacaktı.
Serpil'e imrenmedim desem yalan olur, keşke ilk ben tost olsaydım da bu iki yarrağı ilk ben içime alsaydım. Ama,
“Dur bakalım, gece daha bitmedi. Ne de olsa ben kocamın sikine alışığım, her türlü alıyorum, Burak'ın siki de fazla büyük değil. Serpil orospusu sikilir sikilir sonra amı götü dağılır, sıra bana gelir ve ben aradığım zevklere fazlasıyla ulaşırım” diye düşündüm.
Burak tam Serpil'in götüne sokacakken, ben Burak'a,
"Dur aşkım, sikini ben kendi ellerimle yerleştireceğim Serpil'in götüne… Ama önce ağzıma alıp ıslatayım da rahat girsin sikin!" dedim ve Burak'ın sikini ağzıma aldım, ıslak ıslak yalamaya başladım.
Böyle yapınca Serpil biraz daha beklemiş olacak ve kuduracaktı. Ağzımda iyice ıslandıktan sonra tuttum Burak'ın sikini, yavaşca Serpil'in götünün deliğine yasladım. Hemen sokmadım, kapısında tutuyordum, Burak da yavaşca itiyordu. Kafası az girince bıraktım ve
“Hadi koçum, kökle!” dedim. Burak kökleyince, Serpil bir
“Ahhh!” çekti, “İki yarak birden içimde… Ohhh… Muhteşem bir zevk bu… İçimi doldurdunuz ikiniz birden çocuklar…” Ve başladı inlemeye, zevkten kudurmaya... Alttan kocam, üstten Burak, iki deliği de doldurmuşlar, Serpil'in amını götünü sikip pompalıyorlardı.
Ben de boş durmamak için alttan taşakları yalamaya başladım. Serpil'den sular geliyordu, arada onları da yalıyordum. Sonra Burak böğürmeye ve Serpil'in götünden döller fışkırmaya başladı. Burak fazla dayanamamış boşalmıştı. Onları da yalayarak yuttum. Ama kocam halen pompalıyordu. Serpil uçmuştu resmen, gözleri kaymış,
“Parçalayın, yırtın, amımı götümü parçalayın!” diyordu. Burak'ın siki küçülünce Serpil'in götünden sikini çıkardı ve kendini kenara attı.
Kocam altta belini indirip kaldırarak sikiyordu Serpil'in amını... Serpil de götünden çıkan sikin ferahlığıyla daha rahat hareket ediyor, kocamın yarağına bir kısrak gibi oturuyor kalkıyor, kıvırıyor içinde ve çığlıklar atıyordu,
“İşte sikiş budur, sikilmek budur! Ne güzel sikiyorsun koca sikli erkeğim… Hala boşalmadın, hala içimdesin. Amımın her yerini dolduruyor sikin, hissediyorum, tamamen içimde taş gibi! Ben böyle hiç sikilmemiştim aşkımm… Ohhh, sikine sağlık, beline kuvvet, erkeğim benim… Sik beni… Kökleye kökleye sik de Burak görsün… Kadın nasıl sikilir öğrensin, görsün nasıl zevk aldığımı!” diye diye zevk çığlıkları atıyordu. Kendinden geçmişti, her halinden belliydi.
Ama ben de Serpil'in dediklerinden iyice tahrik olmuştum. Bir yandan amımı okşuyordum, bir yandan da göğüslerimi sıkıyordum. Burak kızgın bir şekilde kalktı ve
“Hadi bebeğim al ağzına kaldır benimkini… Nasıl sikiş yapılırmış biz de onlara gösterelim!” diyerek sikini ağzıma soktu. Ben Burak'ın sikini emerken, kocamın,
“Geliyorummm!” sesiyle kendime geldim ve Burağın sikini emmeyi bırakıp, kocama,
“Aşkım sakın Serpil'in içine boşalma, ağzıma boşal, ağzıma istiyorum döllerini!” diye bağırdım! Burak da bana kızmış gibi bakarak,
“Ben senin ağzına boşaltırım!” dedi. Burak'a,
“Az bekle, ben seni boşaltacağım aşkım!” dedim ve kocamın sikine yaklaştırdım ağzımı... Kocam Serpil'in amından çıkıyordu ki, Serpil orospusu,
“Çıkarma, içime boşalt, söndür yangınımı!” diye bağırdı. Bu iş artık iyice çığrından çıkmıştı. Fakat kocam beni herşeye rağmen seviyormuş ki, Serpil'i üstünden kaldırıp kenara itti, sikini benim ağzıma soktu ve komple gırtlağıma kadar dayadı. Ve sıcak sıcak döllerini de fışkırtarak gırtlağımdan aşağı yolladı.
Serpil baygın bir şekilde kenarda hareketsiz duruyordu. Ben de Burak'ın sikini elimle otuzbir çeker gibi sıvazlıyor, beni tost yapması için hazırlıyordum. Kocam nasılsa hazır olurdu. Burak'ın sikini nihayet kaldırdım ve
“Hadi bakalım erkeklerim, tost sırası bende, beni de tost yapın!” dedim. Burak,
“Tamam, ben de dört gözle bunu bekliyorum!” dedi. Serpil de kocamınkini ağzına almış, bana hazırlıyordu. Serpil nefes alabildiği bir anda, kocama,
“Beni daha götümden sikeceksin, unutma!” dedi. Ve sikler hazırdı, dimdik, ayakta, füze gibi beni bekliyorlardı tost için... Burak,
“O güzel götüne ben girmek istiyorum!” dedi.
“Hay hay, nasıl istersen Burak'çığım!" dedim.
Kocam yere uzandı. O çok sevdiğim kocamın sikine kavuşmanın hazzıyla bir çırpıda amıma alıverdim. Yine girerken kanırttıra kanırttıra girmişti vajinama... Kocamın ağzına da göğüslerimi verdim. Burak arkama yanaşıp, yavaşca götüme giriverdi. Bir 'Ohhhh!' çektim ki, düşman çatlatırcasına...
Ve başladılar amıma götüme pompalamaya. Onlar pompaladıkça ben zevke geliyor, sırf Serpil'e inat olsun diye bir bağıracağıma beş bağırıyordum. Ben bağırdıkça, Serpil de kıskanç bir şekilde kendi amını parmaklıyordu.
Erkeklerim ise deliklerimde ritmi gayet güzel tuturmuşlardı ki, birden Burak'ın bağrışıyla birlikte götümde bir sıcaklık hissettim. Burak benim güzel götüme, ateş gibi yanan götüme daha fazla dayanamamış ve boşalmıştı.
“Sakın çıkartma Burak'cığım… Devam et sik beni, götümü sikmek istiyordun ya işte, götüm senin, sik götümü parçala, hadi koçum!” dedim, onu gaza getirdim ve biraz daha pompalamaya devam etti. Sonra içimde küçülmeye başlayınca çıkardı.
Kocam ise alttan amıma daha seri pompalamaya başladı. Sanki, aşkım ben burdayım, merak etme, der gibi şiddetle pompalıyor, amımı yırtarcasına sikiyor ve beni orgazm ediyordu.
Sonunda kocam da bir volkan gibi boşalmaya başladı. Bu ne şiddetli bir püskürtmeydi, dölleri taa rahmimin duvarlarında hissediyordum, öyle tazyikliydi.
Kocam sikini amımdan çıkardığında, siki halen kazık gibi duruyordu. Sikini sıvazlayarak, Serpil'e,
“Hadi Serpil domal, götüne sokacam!” dediğinde, ben bile şaşırmıştım kocamdaki bu isterikliğe... Serpil orospusu tabii dünden razı,
“Hadi koca sikli erkeğim, sik beni, köküne kadar sok, götümü sik, parçala!” diyerek hemen domaldı. Burak'a baktım, bir kenara geçmiş bizi seyrediyordu.
Ben de önce kocamın sikini yalayarak ıslattım, sonra da Serpil'in götünün yanaklarını ayırdım ve götüne rahat girsin diye deliğine bolca tükürdüm. Kocam yerini aldı. Serpil'in götüne sikini dayadı ve yavaşca sokmaya başladı. Serpil,
“Durma devam et, hepsini sok, köküne kadar götümün içinde hissetmek istiyorum erkeğim!” diye bağırıyordu. Ve kocam şiddetli bir şekilde kökledi.
Ben de onların arkasına geçtim, kocamın taşaklarını yalıyordum. Yalarken ben de domalmıştım ve kocamın amıma akıttığı döller bacağıma süzülürken, baktım Burak yumuldu amıma yalamaya başladı...
Fakat Serpil'e hayret ediyordum. Bana inadına da olsa, hakikaten götüne kocamın o kocaman yarrağını köküne kadar almıştı. Üstelik götünün deliği iyice genişlemiş, kocam her geri çekildiğinde içleri görünüyordu. Buna rağmen karı halen,
“Sik götümü!” diye kocama bağırıyordu. Artık kocam da pompalamaya başlamış ve Serpil'i bağırta bağırta götünü sikiyordu. Burak'la oturduk onları seyrettik. Sonunda Serpil kocama yalvarmaya başladı,
“Hadi boşal artık erkeğim, doldur götümü döllerinle, hepsini içime akıtmanı istiyorum!”
Kocam da gelmek üzereydi ve bağıra bağıra Serpil'in götüne boşaldı. Serpil halıya yapıştı, kocam da onun üzerine yığıldı, öylece kaldılar. Kocamla gurur duyuyordum, demek ki benim erkeğim tam erkek ve çok iyi bir sikiciydi, ikimizi de bitirmişti