I feel too small for the world tonight,
But that's okay.
Sometimes i like the thought of travelling the earth unnoticed.

@theartofmadeline
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
Sade Olutola
Cookie Run:Kingdom Official!
todays bird
Fieri Frames
Phantogram Three
No title available
I'd rather be in outer space 🛸
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
RMH
Not today Justin
Noah Kahan
noise dept.
Lint Roller? I Barely Know Her

Product Placement

Kiana Khansmith
The Bright Sessions
sheepfilms

roma★

seen from United States
seen from Italy

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United Kingdom

seen from Germany
seen from United States
seen from Indonesia
seen from United Kingdom
seen from United Kingdom

seen from Bangladesh
seen from Malaysia
seen from United States

seen from Ireland

seen from Bangladesh
seen from United Kingdom

seen from Australia
seen from Israel
seen from China
@sleeppyzz
I feel too small for the world tonight,
But that's okay.
Sometimes i like the thought of travelling the earth unnoticed.
Birini sevmək-hər şeydən öncə,bir ömür can yoldaşı olmağı bacarmaqdır...
Sevgi-sevdiyin insana qarşı anlayışlı olmaqdır.
Mənim fikrimcə gerçəkdən sevə bilmək,iki insan arasında olan uyğunluq deyil.
Onu sevmək-bir birinə uyğun olmasan belə fədakarlıq edib,ona uyğunlaşmağı bacarmaqdır...
Sevmək-bəzən gördüklərimizi görməzdən gəlmək,lazım olsa kor olmağı bacarmaqdır...
Birini sevmək-bir insana uyğun digər yarısı olmaq deyil.
Onu sevmək-bir birinə bənzər olmayan iki qəlbdə,iki fərqli bədəndə bir bütün olmağı bacarmaqdır!
Kim deyir ki,sevmək üçün uyğunluq şərtdir?!
Mənim fikrimcə sevə bilmək sənə uyğun olanla aslıqla uyğunlaşmaq deyil!
Birini gerçəkdən sevmək-eynən bir birinə uyğun olmayan ağ qara rənglər kimi bir-birini tamamlamaqdır...
Və ən sonda sevmək-bütün dünyaya kor olacaq qədər bir tək ona aid olmağı bacarmaqdır.
©Emilia Rzayeva✨
Ben en yakınlarımdan öğrendim ihaneti. Ama neden ihanet ettiklerini öğrenemedim bir türlü...
〰️🌙〰️
“I guess that’s just part of loving people: You have to give things up. Sometimes you even have to give them up.”
— Lauren Oliver
with all stubbornness, I will not let you go. If life ever decides that you're not the one for me I'll go against every rule of the universe just to be yours. A life without you seems impossible. You've made everything possible the day you entered my life. I've never felt that the stars are far to reach when I'm with you. I've never felt like I could not do something. You, darling, made me realize I could own the entire world if I wanted to. I refuse to let anything break us. I refuse to let anyone tell me that this is not what's love supposed to be.
-fay.
"Das Wichtigste im Leben ist zu lernen wie man Liebe ausgibt und hereinlasst" _ Murray Schwartz
"The most important thing in life is to learn how to give out love and to let it come in"_ Murray Schwartz
https://iglovequotes.net/
My world is so gray without you in it
// A T T I C U S //
Diken üstündeyiz. Her an. Her dakika. Bir şey oldu olacak. Bir kuşun kanat çırpışı aralığında, özgürlüğümüzü kanatlara takmakla özgürlüğümüzden bir mil uzaklaşmak arasında gidip geliyor kalp çarpıntılarımız. Nefesimizi kursağımıza taktık, bekliyoruz. Beklemekten başka bir şey yapamıyoruz. Konuşmaktan başka. Yazmaktan başka. Sinirlenmekten ve üzülmekten başka elimizden hiçbir şey gelmiyor. Elimize geçen ve elimize verilen yapay gerçeklerden bir hayat inşa etmeye çalışıyoruz. Eninde sonunda bir dalga gelip bozuyor oyunumuzu. Tanımadığımız yüzlere bakmamaya çalışıyoruz, gelip bir adımda bozmasınlar diye oyunumuzu. Umutlarımız var. Umacak kadar aptal olsak da gerçekleşmesi için ruhumuzu masanın ortasına koyduğumuz umutlar. Aklımızı da katalım istiyoruz içine. Aklımız başka yerde. Aklımız olması gereken yerden çok uzak. Bir enstrüman çalabilirdik örneğin. Buna karar verdiğimiz an, hiçbir zaman geç olmayacak bir an olabilirdi. Gittiğimiz okuldan, çalıştığımız işten ve tüm yükümlülüklerimizden tek seferde ayrılıp bu anın peşinden gidebilirdik. Oysa şimdi konsere bile gidecek gücümüz yok. Müzik dinlemek bile kimi zaman fazla ve ağır ve saygısızca geliyorken umutlarımızın bile sesine kulak veremiyoruz. Gezgin olabilirdik pekâlâ. Bunu yaşamak istediğimizi anladığımız an, hiçbir zaman geç olmayacak bir an olabilirdi. Önümüze açtığımız dünya haritasının bir parmak mesafesindeki herhangi bir ülkenin herhangi bir kentindeki herhangi bir kasabaya gitmek için çantamızı toplamaya başlayabilirdik. Onun yerine sadece birkaç günlük bir gidiş için bile önümüzde onlarca maddelik mühürlü kâğıtlar sıralanıyor sanki azılı bir suçluymuşuz gibi. Hâlbuki hepimiz biliyoruz, azılı suçlular olmak için fazla duygusal çocuklarız. Ve gidememek bizi daha da duygusallaştırıyor. Yazar olabilirdik mesela. Bunu istediğimiz an, hiçbir zaman geç olmayacak bir an olabilirdi. Yazı yazmayı, ayırabildiğimiz zamanların en kuytu köşesine itmek zorunda kalmadan dileğimiz ve dilediğimizce yazabilirdik. Başkası istediği için yine o başkasının istediği sözlerle değil. Olduğu gibi. Bildiğimiz gibi. Arkamızdan kapılar kapanır mı, diye değil; yeni kapılar açmak için. Yazarak yaşardık. Âşık olabilirdik aslında. Bunu içimizde hissettiğimiz an, hiçbir zaman geç olmayacak bir an olabilirdi. Gözbebeğinden parmak uçlarına, köprücük kemiklerinden iliklerine kadar sevebilirdik birisini. Uykuya dalar gibi; önce yavaş yavaş, sonra birdenbire âşık olup her şeyimizi her şeyimizle açabilirdik. Biz içimize bu kadar düşürülüp, kapılar üzerimize kapatılıp biz içimizde bu kadar hapsedilmeseydik; kendi derinlemesine mutsuzluğumuzdaki ışığı aramak yerine başka yıldızların ışıklarıyla aydınlatırdık göğü. Çünkü biz üzücü öyküleri anlatmak için birçok yol varken eğlenceli şıkkı seçenleriz. Ve bir araya gelen her şey eninde sonunda parçalanır. Bize iyi bak. Dünya üzerinde yaşayan bir insan başına 14 ölü düşüyor. Ve biz, müzisyen olması, gezgin olması, yazar olması, âşık olması gereken yaşta ölen çocuklarız. - Zeynep Özar, Ve Bir Araya Gelen Her Şey Eninde Sonunda Parçalanır - Görsel: Alex Cherry
Eskiden karanlıktan korkan küçük bir kız vardı. Sonra kızın canı yanmaya başladı.Karanlığa sığınıp ağladı hep. Karanlığa teşekkür etti o gece onu kimse görmedi diye. Karanlık onun hayatında adeta bir kalkandı artık. Taki o geceye kadar. O küçük kız kalktı ayağa, gecenin 2.30 'unda. Kalktı ve dışarı çıktı. O karanlık sokağa adımını attığı an içinden bir ses yapma diyordu. Bunu bana yapma. Bunu kendine yapma. Ama kız geri dönmedi. Aksine, koştu. Karanlığa koştu. O karanlık adama koştu. O gece ölecek olan adama.Koştu ve sarıldı. Sımsıkı sarıldı karanlığa. Karanlık onu bir kez daha kucakladı. Ama bu sefer farklıydı.. Adam ölecekti. Kız ölecekti. Karanlık kızı alıp gitmek istedi. Ama kız bunu yapamazdı. Çünkü biliyordu. Hiçbir şey burda bitemezdi. Bu daha bir başlangıçtı.Aynı zamanda onlarca sondu bu...kız gitmedi. Adam silahı diğer adama uzattı, diğeri o küçük kızın gözleri önünde kafasına sıktı.Küçük kız orda öldü. Ruhu büyüyüp kadın oldu. Gözlerinden yaşlar boşalıyordu ,hissediyordu. Koştu. Ve diğer adamın elindeki silahı kaptı. Adam kızın kendi kafasına sıkacağını sandı. Ama o öyle yapmayacaktı. Bu yeni bir devrin başlangıcıydı. Bu onun savaşa hazırlığıydı. Bu karanlığın kızın bedenini ele geçirişiydi... tek bir saniye bile düşünmedi. Yapacağı şey aşikârdı. Silahı adamın kalbine dayadı. Adam yalvardı.Belki saatlerce belkide dakikalarca. Kim bilir, belki de sadece bir kaç saniye. Kızın zaman kavramı kalmamıştı. Adamın ağzından çıkan her kelime karanlığa karışıyordu. Yani kızın ruhuna. Ruhuna acı öyle bir işlemiştiki, yerde yatan cesete baktı. Sonra eline. Eli titriyordu. Her saniye silah dahada ağır geliyordu. Kız bir an önce sevdiği adamın cesedine sarılmak istiyordu. Tam bu sırada adam bağırmaya başladı. Hüngür hüngür ağlıyordu. Gözünün önünde kızın sevdiği adamı öldüren adam, kıza onu öldürmemesi için yalvarıyordu. Kızsa gözünü bile kırpmadı. Tetiği son kalan gücü ile çekti. Bir ses yankılandı yine. Adamı kalbinden vurmuştu. Yerde şimdi iki ceset vardı. Ruhların terkettiği iki beden.. Kız silaha baktı tekrar. Elinde bir suç makinası vardı. Kafasında bir ses yankılandı."Hoşgeldin Elmas" dedi, kısık bir sesle. Artık karanlıktan korkan o küçük kız değildi.Artık Elmas'tı. Artık karanlığın ta kendisiydi...
24/06/2021
"iyi geceler güzelim "dedi genç kıza,
Yorgun ve halsiz sesiyle .
"İyi geceler güzelim"dedi ıslak toprağına ,
Nahif ve huzurlu haliyle ...
İnsanlar zaman zaman aptallıklar yapabilir, buna üzülmem… Ama ısrarla yapılan aptallıklar için onlara üzülürüm! O ayrılan zamanı,o emeği ve gelecek için biriktirilecek olan o güzellikleri, hem kendileri hem de çevrelerini etkileyeceklerini hiç umursamadan yaşama devam edecekleri için, açıkçası çok üzülürüm! Birileri çıkıp “Size yol göstericileriz bizler diyecekleri için,” hatta pişkince “Bizi ciddiye almayınız, ama alın isteriz.” de diyecekleri için… Ve birileri de sahneye çıkıp size saygı duymadığı zaman, buna da gene pişkince “Asıl bilgi bu,sizinkisi cahilliktir.” dedikleri zaman; sizin sessizliğinize karşı ben gene üzülürüm! En önemlisi de kendinizi başkalarıyla değerli gördüğünüzde ve aynı şeyle yine değersizleştiğinizde ben daha çok üzülmüş olurum! Bir patika yoldan geçerken, orada yaşayan bir ağaç dibinde oturup dinlenmeyecek kadar değerli yapmayın hayatınızdaki hiçbir şeyi. Çünkü hiçbir şey kendinizle tanışmak kadar önemli değildir…
Meral Meri/Eski Yel Değirmeninden Notlar /Size Bakarken
Artık olan biten her şeye kafa yormuyorum. Bu gözlerim artık bomboş bakıyor çünkü denedim olmadı,değer dedim değmedi.
Kendi evinin kapısını çalmak, bir çocuğa bu kadar zor gelmemeliydi...
Avucumda biriktirdiğim tüm gözyaşlarımı annem ile babama armağan ediyorum.
23.26 17.07.18
Bazı çocuklar evlerinin yetimhanelerinde büyürler.