Kendimle kaldıkça epeyce zarardayım
Stranger Things
"I'm Dorothy Gale from Kansas"
Claire Keane
TVSTRANGERTHINGS
AnasAbdin
taylor price
trying on a metaphor

Janaina Medeiros

shark vs the universe
hello vonnie
Sade Olutola
Game of Thrones Daily
Peter Solarz
One Nice Bug Per Day
$LAYYYTER

@theartofmadeline
h
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open

祝日 / Permanent Vacation
Monterey Bay Aquarium

seen from Canada

seen from Türkiye

seen from T1

seen from Malaysia
seen from United States
seen from Uganda

seen from United States
seen from United Kingdom
seen from United Kingdom
seen from Malaysia

seen from Malaysia
seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States
@sonperon
Kendimle kaldıkça epeyce zarardayım
ama yağma yok Ayten’i size bırakmam. alın tek kat elbisemi size vereyim, cebimde bir on liram var onu da alın gerekirse. ben Ayten’i düşünürüm, üşümem. üç kere adını tekrarlarım, karnım doyar. parasızlık da bir şey mi? ölüm bile kötü değil Aytensizlik kadar.
seni özlemeye utanıyorum. sana özlediğimi söyleyemeyecek kadar bizi bitirmiş olmana da sen utan. şimdi sarıl haksızlığının boynuna ağla, ben kalbimin hatrına susacağım. vurulan benim sen boşuna ölüyorsun.
kutsal buldum sonunda aklimin duzensizligini
Bir şeyleri tutmaya çalışmıyorum artık, tutulan da kalmıyor zaten.
Bir akşam, sana yazmadan önce bir süre durdum; kelimelerim vardı ama sana nasıl dokunacağını bilemediğim için bekledim, sanki kalbimin içinde konuşulmayı bekleyen küçük bir cümle var ve sen onu duyunca her şey yerli yerine oturacak gibi. Seninle aynı gökyüzüne bakarken, bazen mesafelerin sandığım kadar uzak olmadığını anlıyorum; bir sesin, bir gülüşün ya da kısa bir mesajın bile içimde günleri değiştiriyor. İyi ki varsın demek basit kalıyor ama ben yine de söylüyorum, çünkü senin varlığın, sıradan bir günü bile hatırlanmaya değer bir şeye dönüştürüyor.
bana mı kaldı ayakları yoldan kaymışların tasası
mesela o kadar uzakta olmana gerek kalmasaydı. her akşamüstü, köşedeki fırından ekmek alıp uğrayabilseydim sana. hiç olmadı bir otobüse atlayıp kapının önünde inebilseydim. o vakit böyle suratsız biri olmazdım,mesela.
her ne kadar dik de dursam ramak kaldı çökmeme.
yüreği kırık adam. sorsaydım sana neyin var diye, ben iyiyim derdin. duygusuz musun desem, benim bir kalbim yok derdin. dudakların acının yuva kurmuş haliydi lakin görmezdin. neye yandın bunca zaman desem, güler geçerdin. inandığın şey nedir diye sorsam, cevabın hiçbir şey olurdu. ben aslında sevgisizlikten çürümüş bir adamım diyemezdin. ben işe yaramazın tekiyim derdin de, dünyanın en merhametli kalbine sahibim diyemezdin.
bir şeyler değişti ama kimse tam olarak neyin koptuğunu söyleyemedi; sanki görünmeyen bir el hayatın ayarını azıcık kaydırdı da hiçbirimiz eski yerimize denk düşemedik.
fark edersin lanet edersin, olsun dünyaya bedelsin.
Bir gün her şey yoluna girdiğinde ne yapacağımı merak ediyorum bazen. Alışkınım çünkü mücadele etmeye; sakinlik bana yabancı gibi. Sürekli bir şeyleri düzeltmeye, toparlamaya, yetişmeye çalışmışım. Belki de bu yüzden huzur geldiğinde önce şüphe edeceğim. Ama sonra oturup tadını çıkaracağım, biliyorum. Çünkü ben en zor zamanlarımda bile içimde küçük bir masa kurdum; üzerine umut koydum, inadımı koydum, biraz da hayal bıraktım. Kimse görmedi o masayı ama ben hep oradaydım. Şimdi dönüp bakınca şunu diyorum: Ben kırılgan olabilirim, yorulabilirim, hatta bazen kaybolabilirim… ama kendimi tamamen bırakmam. İçimde hep beni eve çağıran bir ses var. Ve ben o sesi her şeye rağmen tanıyorum.
sana geç kalmış gibi hissettiğim zamanlar oluyor.
yürünür belki hiç düşülmezse. Düşülür belki hiç sevilmezse.
bir çocuğun, ailesi marketten gelince kendisine bir şey alınmış mı diye poşetleri kurcalaması gibi can atıyorum sende bir şeyler bulmak için.
Yüzünün güzelliğine ucuz kadeh kaldırılamaz.