Kansiyah
(Konu, siyah sevmek olmayan bir yazı.)
Şu anda istesem bile görüşemeyeceğim birisi 3 sene önce bana şöyle demişti. “Kolunu kessek kanın siyah akacak, kansiyah gibi.”
O zamanlar siyahı çok severdim, bu yüzden böyle söylemesini takmamıştım ama seneler sonra fark ettim ki o zaman ki ben ile aramda dağlar kadar fark vardı. Ama onun da söylediği gibi Kansiyah, dışarıdan bakıldığında sadece çok siyah giyinen birisi olarak görünüyordum. Yani hâlâ aynıydım.
Ve hâlâ bir mağazada güzel bir elbise gördüğümde “Siyahı var mıdır acaba?”, kırtasiyeye girdiğimde “Siyah tükenmez kalemler ne tarafta?”, sırf saçlarımdan dolayı mavi alınmış hediyelere baktığımda “Acaba siyahı yok muydu?”, gösteride beyaz giyileceği zaman “Ben siyah giysem olur mu?” diye sormadan ve düşünmeden edemiyorum. Çünkü hep siyah rengini sevmenin insanları rahatsız etmeyeceğini ve insanın kişiliğinin renkli olduktan sonra bunun bir öneminin kalmayacağını düşünürdüm. Ama sanırım öyle değilmiş.
Çünkü tepkiler hep şöyle olurdu. Yine cenaze kombini, baban gibi giyinme, yaşıtların renkli renkliler, daha fazla siyah giyinirsen tenin de siyah olacak…
Sonra Kansiyah kelimesi gelmeye başladı sürekli aklıma. Ve bunu yanlışlıkla da olsa yazılarımda kullandım. Attığım notlarda, yazdığım bölümün başlığında… Fakat anlamını sonra öğrendim, o kişinin önceden kaydetmiş olduğu bir ses kayıdından.
“Bizim ailedekiler siyaha çok benziyordu. Çok iyi insanlardı ama dışarıdan bakınca samimiyetsiz görünüyorlardı. Birbirlerini hep mukayese ederlerdi, hangimiz daha kötü görünüyoruz derlerdi. Hatta sokakta sürekli hırlayan siyah bir kedi vardı. O kadar söylenmeme rağmen içeri aldılar onu. Kedi aslında o kadar tatlıymış ki beraber uyuyorduk geceleri. Adını Kansiyah koymuştuk.”
Kansiyah derler, “Seni seviyorum.” cümlesini söyleyemeyenlere. Kansiyah derler, kelimelerden kaçmayı bilmeyenlere. Kansiyah derler, sır sandığı gibi görülenlere. Kansiyah derler. Git desek bile kalmayı seçenlere. Yani ya aptallara ya da akıllılara. Kısacası göründüğü gibi olmayanlara, kötü sanılsada iyi olmaktan vazgeçmeyenlere.
Kısacası; konu ne siyah giyinmek ne de siyahı çok sevmek. Konu, insanların görünüşten yargılama huyunu yıllar geçse de asla değiştirememek. Ve bu yüzden insanları zor durumda bırakmak.
Siyah gibi (Samimiyetsiz görünmek), pembe gibi (Tatlı konuşmak), sarı gibi (Enerjik olmak), gri gibi (Her şeye karşı nötr olmak, somurtmak)…
Siyah gibi olanları yargılamaktan vazgeçin, belki onlar sizden daha renklidir.










