yazdığım her dize, kurduğum her cümle sadece benim hayatımda olan bir kadına aittir. yazılarımı okurken kendini bulan başka kadınlar varsa, kelimelerim sizlerden birinizi bile yansıtıyorsa, o zaman yazılarım sizlere de armağan olsun.
"I'm Dorothy Gale from Kansas"
d e v o n
The Stonewall Inn

bliss lane
No title available
we're not kids anymore.
todays bird
𓃗
will byers stan first human second
tumblr dot com
EXPECTATIONS

★
Claire Keane
YOU ARE THE REASON
🩵 avery cochrane 🩵
Today's Document
Misplaced Lens Cap

PR's Tumblrdome
Sweet Seals For You, Always
Cosmic Funnies
seen from Chile

seen from Guatemala
seen from Mali
seen from Russia
seen from Türkiye
seen from Germany

seen from Türkiye

seen from Germany

seen from Argentina
seen from Vietnam
seen from T1

seen from United Kingdom
seen from Malaysia
seen from United States
seen from Bangladesh
seen from United States

seen from United States
seen from Brazil
seen from Netherlands
seen from United Arab Emirates
@stabill
yazdığım her dize, kurduğum her cümle sadece benim hayatımda olan bir kadına aittir. yazılarımı okurken kendini bulan başka kadınlar varsa, kelimelerim sizlerden birinizi bile yansıtıyorsa, o zaman yazılarım sizlere de armağan olsun.
Niye nilüfer çiçeği abi
nilüfer çiçeği, bazen durgun sularda bazen de çamurlu ve kirli sularda büyüyebilirler. buna rağmen yapraklarının duru ve temiz kalması onları en çarpıcı özellikli çiçek yapar. hayatımda tam olarak böyle bir çiçek var. kaldırımda büyüyen, kendisi bir yere, bir cisme, bir fikre ait olmasa bile olduğu yeri cennete çeviren bir çiçek. yolun sonu bataklık olsa da, yolumun sonu yine çicek bahçesi olacak, nilüfer çiçeğim.
s
kelimeleriyle sadece kendisi olan, cümlelerinin kendi sahibi olan, kalbinin kimseye ait olmadığı, çölde ilk kez rastlanılan bir deniz edasıyla gülüşünün, sesinin kendisi olan o kadın, nadirliğin ta kendisi. ruhunun, naifliğinin, düşüncelerinin beni mest ettiği, kendisini sahipsiz gören, aslında kalbimde en güzel yerde duran o kadın, kahkahalarının bile sadece o olduğu kadın. bazen kaçar gider, sakınır kendini; bazen de adı gibi göz kamaştırıcı. gözleri, yanakları, dudakları; doya doya sesini dinlediğim kadın, şans eseri tanıştığım, şansımın en güzel talihi olan o kadın, kırmızı kamelyam.
v
kelimeleriyle dahi eşsiz olan, cümleleri kendi ruhundan filizlenen, kalbi hiçbir zincire vurulamamış o kadın... sanki çorak bir arazide ilk kez açan bir çiçek gibi, gülüşüyle ve sesiyle varlığına anlam katan biricik insan. o, nadirliğin bizzat kendisi. ruhunun dinginliği, naifliğinin zarafeti ve düşüncelerinin derinliği beni büyüleyen, kendini kimseye ait hissetmese de kalbimin en özel yerinde, sarsılmaz bir taht kurmuş o kadın. kahkahaları, sadece ona özgü bir melodi gibi, dinledikçe içimi ısıtan. bazen bir kelebek misali uçar gider, kendini görünmez kılar; bazen de adının taşıdığı o ışıltıyla tüm dikkatleri üzerine çeker. gözleri, yanakları, dudakları; her bir çizgisiyle ayrı bir güzellik. sesine her duyduğumda yeniden aşık olduğum, hayatımın şans eseri gelen, ama şansımın en güzel hediyesi olan o kadın, benim kırmızı kamelyam.
v
benim canım acımaz biliyorsun, yaralarım kanamaz. zaten sen beni hep böyle yanlış biliyorsun.
"güzel şeyler olacak, seninle karşılıklı rakı içeceğiz"
olur da bir gün sende gözlerimle buluşmayı istersen.
kalbimde yaşayan ölüler var.
dudaklarım gözlerinden öper.
bazen aniden açılan şarkılar gibisin; hoş ve aniden. sadece hoş değil, aynı zamanda melodisin. bazen huzurlu bir piyano ezgisi, bazen de içime enerji dolduran neşeli bir pop şarkısı. hiç beklemediğim bir anda belirip günümü güzelleştiriyorsun. sen, radyoyu kurcalarken bir anda duyduğum, adını bilmediğim ama her notasında kendimden bir parça bulduğum o şarkısın. ne zaman başlayacağını, ne zaman biteceğini bilmiyorum ama her duyduğumda beni alıp götürüyorsun.
kusura bakma kalem kağıt, başka arkadaşım yok.
unuttuğumu sandığın her bir anı için sabah beşlerde bir sigara yakıyorum.
beynimde bir kaç mermiye rastladım, hepsi benim silahımdan.
biz ayrıldık müjgan, bilmiyorlar.
deli gibi uykum var, nermin. elimden hiçbir şey gelmiyor, inan. ben her gün bir emevi asıyorum içimde, azalmıyorlar nermin.
rutubet kokan evlerin, ışığı yanmayan odaların koynundan geldim ben. şimdi kağıda düşen her kelâm bir intihardır. dört bir yanım puşt zulası. kime elimi uzatsam bir hançer daha iniyor sırtıma. kime selâm vermek için kaldırsam şu eli, yüzüme sillesi iniyor. kendimi mecburî ağırladığım şu günlerde elinin elime değmesine, dudaklarından şiirler dökülmesine muhtaç kalmış benliğim.