Bir Âlimin vefatı, âlemin ölümü demektir...

seen from Costa Rica
seen from China

seen from United States

seen from Russia
seen from United States
seen from Denmark
seen from United States

seen from China
seen from China
seen from Germany
seen from France
seen from Germany
seen from United States
seen from France
seen from Spain
seen from China
seen from United Kingdom
seen from Russia

seen from Australia

seen from Australia
Bir Âlimin vefatı, âlemin ölümü demektir...
Âlim bazı şeyleri bilir
Cahil ise her şeyi
Şu kalabalıkları görüp de ürpermemek, coşmamak mümkün mü!
Halep'li bir Alimin cenazesine Türkiye'de, İstanbul'da bu kadar sahip çıkılmasının ardında duran ruh nedir?
Bu ruh diriliyor Elhamdülillah..
"Mısır kalesinde bir bayram kutlamasında askerler Emir’in etrafında saf tutmuş yerleri öperken İmam, Emir’in adını telaffuz ederek bağırır, "Ey Eyyüb! Ben sana Mısır saltanatını vermedim ki, sen bu memlekette nimet içinde gezip dolaştığın halde tutup içki ve başka münkeratı serbest bıraktın, dediği zaman Allah’a ne cevap vereceksin!" der. Emir ise ona "Efendim ..." diye hitap eder."
"Alimlerin Sultanı" diye anılan İzz bin Abdüsselam, 577 (1181) veya 578 (1182) yılında Dımaşk’ta doğdu. Tahsil hayatına nisbeten geç bir yaşta Ebû İshak eş-Şîrâzî’nin Şâfiî fıkhına dair et-Tenbîh adlı eserini ezberleyerek başladı. 597 (1201) yılında bazı kaynaklara göre ilim tahsili için, bazılarına göre ise elçilik göreviyle Bağdat’a gitti. Birkaç ay sonra Dımaşk’a geri dönerek öğrenimine devam eden İzz bin Abdüsselâm özellikle fıkıh, fıkıh usulü, tefsir, kelâm alanında derinleşti. Dımaşk’ta Azîziyye Medresesi’nde ve 635 (1238) yılından itibaren Emeviyye Camii’nin ez-Zâviyetü’l-Gazzâliyye denilen köşesinde ders okutmaya başladı. 637 Hicri yılının baharında Melik Salih İsmail tarafından Şam'daki Emevi Camisi'ne hatip olarak tayin edildi. Ancak bu görevde uzun zaman kalamadı. 638 Hicri yılında görevinden azlolundu. İzz bin Abdüsselam'ın azlolunmasına, tarihçe meşhur siyasi hiyanet olayından ötürü Melik Salih İsmail'i hesaba çekmesi sebep oldu. Çünkü o haksızlık karşısında susarak ve yağcılık yaparak, Rasulullah efendimizin yerleştirdiği cami minberinin kutsiyesini kirletmeye gönlü razı olmadı. Dımaşk'a sürülen İzz bin Abdüsselam, Cemâleddin İbnü’l-Hâcib ile birlikte gittiği Kudüs’te Melik Salih İsmail tarafından yapılan uzlaşma tekliflerini reddedince yeniden tutuklandı. Mısır’dan gönderilen Eyyûbî kuvvetlerinin Melik Salih İsmail ve müttefiklerini yenmesi üzerine 639 (1241) yılında Kahire’ye gitti. İslâm dünyasının her yanından fetva sormak ve ilim öğrenmek için gelen insanların yoğun ilgisine muhatap olan, ilmî olgunluk döneminden sonra hayatını öğrenci yetiştirmeye ve eser telif etmeye adayan İzz bin Abdüsselâm 9 Cemâziyelevvel 660 (1 Nisan 1262) tarihinde Kahire’de öldü ve Karâfe Kabristanı’na defnedildi. Allah ondan razı olsun.
Dünya Âliminden Kaç! - Hüsameddin Vanlıoğlu Hoca Efendi
Dünya Âliminden Kaç! – Hüsameddin Vanlıoğlu Hoca Efendi
— İSMAİLAĞA NET | Yolumuz Sohbet Portal: https://www.ismailaga.net/ E-posta: [email protected] Facebook-Twitter-Instagram: @ismailaganet Telefon: 0850 811 7777 Bizleri sosyal medya hesaplarımızdan takip ederek ve portalimize üye olarak yeni video, ders ve sohbetlerden anında haberdar olabilirsiniz. #ismailağa
View On WordPress
Şehid Bayram Hocamızı Farklı Kılan Şey - Ömer Faruk Korkmaz Hoca Efendi
Şehid Bayram Hocamızı Farklı Kılan Şey – Ömer Faruk Korkmaz Hoca Efendi
Abdülhâlık Ustaosmanoğlu Hocamızın hazırlayıp sunduğu Bakış Açısı programının, Ömer Faruk Korkmaz Hocamızın konuk olduğu 17. bölümünden hazırlanan kısa kesitte, Şehid Bayram Ali Öztürk Hocamızı farklı kılan özellikleri anlatılıyor. Şehid Bayram Ali Öztürk Hocamızın sohbet ve dersleriyle ilgili meselelerin Ömer Faruk Korkmaz Hocamızla müzakere edildiği Bakış Açısı programı Bayram Ali Öztürk Hoca…
View On WordPress
Âlimin Ölümü Âlemin Ölümü Gibidir – Mahmud Efendi Hazretleri (Kuddise Sirruhû)
Âlimin Ölümü Âlemin Ölümü Gibidir – Mahmud Efendi Hazretleri (Kuddise Sirruhû)
Mahmud Efendi Hazretlerimiz, hikmetli sohbetlerinden hazırladığımız bu kısa kesitte, İslâm’ı yaşayan ve yaşatan âlimlerin azaldığını, âlimin ölümünün sanki âlemin ölümü gibi olduğunu, Cenâb-ı Hakk’ın ilmi söküp almasının âlimleri vefat ettirmesi vesilesiyle gerçekleştiğini ifade ediyor. İsmailağa NET tarafından hazırlanan video kesitlerini paylaşarak sohbetlerin daha geniş kitlelere ulaşmasına…
View On WordPress