Mezar taşı isim mi taşır yoksa yarım kalmış ihtimalleri mi?
Mezarlıklar.. Sessizliğin en gürültülü yankılandığı yer. Tek gerçeklerin olduğu yer. Yarım kalan hikâyeler, ertelenmiş duygular, yarım kalan acılar, yarım kalan belkiler, yarım kalan keşkeler, yarım kalan ihtimaller, söylenememiş vedalar... Mezarlıklar ölümden çok yaşanılamayan şeyleri hatırlatır. Mezarlıklar bu yüzden sadece bir son değildir. Aynı zamanda hiç başlayamamış ihtimallerin de toplandığı yerdir.
Her mezar taşı da aynı zamanda o kişinin isminden ziyade bu hayattaki rolünü, kimliğini ve yarım kalan ihtimallerini taşır. Bazı mezar taşları isim taşımaz, çünkü o isim hayattayken zaten prangalanmıştır. O isimden geriye tek bir şey kalıyor: Yaşayamadığı ihtimallerin sessizliği.
Gelelim ihtimallerin önemine. Hayatımız zaten ihtimaller üzerine kuruludur. Her ihtimal farklı dünyaların kapısını açar. Her ihtimal ya bize kazandırır ya da bizden götürür. İhtimaller, seçeneklerdir. Önümüze sunulur, biz bir seçim yaparız. Her zaman doğru seçimi yapamayız. Bazen o ihtimal kötü bir ihtimaldir. O zaman da yeni bir ihtimal aramaya koyuluruz. Peki her zaman bir ihtimal var mıdır? Herkesin bir zamanlar üzerine düşündüğü bir soru. Bu soruda devreye başka bir kavram daha giriyor: Umut. İhtimalleri insan yaratır. İhtimal, umutla yaşar. Umut olmadan insan, ihtimalleri yaratamaz. Umut başını alıp giderse ihtimaller de gider. Geriye yorgun bir kabulleniş kalır.
İşte o zaman mezarlıklar sadece ölülerin değil, yaşayanların da aynası olur. Çünkü bazı insanlar hayattayken de ihtimallerini gömer. Geriye kalan, yorulmuş bir kabulleniş ve adını kimsenin anmadığı sessiz bir mezar taşıdır..♠️
03heraninkalbi


















