seen from Trinidad & Tobago
seen from United States
seen from Germany

seen from United States

seen from Türkiye
seen from Germany

seen from Egypt
seen from Brazil
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from China

seen from United States

seen from T1

seen from United States
seen from China
seen from United States
seen from T1
seen from United States
seen from United States
...Size eşim Yıldız'ın bir hikâyesini anlatayım. Mecidiyeköy'deki işine gitmek için Suadiye' den deniz otobüsüne binip Kabataş' ta inmiş. İş öncesi biraz vakti olduğu için orada bir çayhanede oturup simit-çay keyfi yapmaya niyetlenmiş. Derken birden kuşlar etrafını çevirmiş. Bu durum Yıldız'ın hoşuna gitmiş ve onlara simidinden küçük parçalar atmaya başlamış. Kuşlar durur mu? Hemen çoğalıp Yıldız'ın etrafında halkalanmışlar. Yıldız da şöyle düşünmüş; "Şu an kuşları besliyorum ya, sanki onlar benim kuşlarımmış gibi oldu!"
Bu his hoşuna gitmiş. Sonrasında, "yine bir gün erken vardım Kabataş' a" diye anlattı bana. "Bu kez bayağı açım. İki simit aldım, çünkü birini tamamen kuşlara atmak niyetindeyim. Aynı yere oturdum. Kendi simidimi yerken diğerini de kuşlar için ufak ufak parçalıyor, önüme yığıyordum. Ama bu sefer gelen giden yok; sağa attım, sola attım; kuşlar gelmedi. Bir hüzün çöktü. Bu sefer içime baktım, niye bu kadar hüzünlendiğimi düşündüm. Ah! O an ilk defa anladım ki; simidin olması yetmiyor, kuşlara da ihtiyaç var."
"Bir de şunu anladım," demişti bana. "Kimin kime teşekkür edeceği belli değil. Onlara benim kuşlarımmış gibi bakıyorum ama anladım ki asıl ben onların Yıldız' ıymışım."
"ne var ki dünya hayatı âhirete nazaran kısa vâdeli bir hazdan ibarettir."
“Dış görünüşüm ele vermiyor beni.
Arkadaşlarımı bilmiyorum ama yürüyüşler çok verimli benim için hem dışarda görünüyorsun hem içeriye kaybolabiliyorsun..”
ACZ- Yaşamak
Ne olurdu kokunun da fotoğrafı olsaydı.
Sesin fotoğrafı.
Boşluğun fotoğrafı.
Parmak uçlarındaki karıncanın,
Ruhtaki üşümenin fotoğrafı...
Ölüm kimseyi bu kadar yalnız bırakmazdı.
|Şükrü Erbaş
I got this from an incorrect quotes post somewhere, but it honestly sounded like a conversation these two would have.
we knew it was going to be painful we weren’t expecting it to be this painful, we were naive and we made a decision that tore our guts out
[13:26] Imagine Chan throwing you into the pool during your vacation. He’s quick to jump into the pool after you to make sure you are okay.