İnsan,kuşlar ve hayat.
Ne garip değil mi daha çok kısa zaman önce hepimiz yine evlerimizde aynı camlardan dışarı bakarken, bambaşka bir hissiyatla bakıyor,bambaşka şeyler görüyorduk.Eğer mutlu hissettiğimiz bir günse :“Kuşlar ne güzel uçuyor,hayat ne güzel” diyorduk belki.Eğer mutsuz ve yorgun bir günümüzdeysek :”Nasıl bir hayat bu,hep mücadele,kuşlar bile uçmak için sürekli kanat çırpmakta,”diye düşünüyorduk belki.
Dışarıdaki olaylara bakışımızı hep kendi ruh halimiz belirliyor gibi sanki.Tıpkı şu an, aynı yerden aynı manzaraya belki ve hatta aynı kuşlara bakarken,balkona gelen her kuş için,şu an hissettiğimiz yoğun kaygı duygusuyla:“Yazık,kuşlarda aç galiba kimse dışarda olmadığı için yemek bulamıyorlar sigaliba”diye düşünerek onlar için de kaygılanmamız gibi.
Tabi ki her dakika salt kendi duygularımızla bakmıyoruz belki dünyaya,kendi duygularımızı geri planda bırakıp başkalarının duygularıyla da bakabilmek için çabalayıp birşeyler yapmaya çalıştığımız anlarda var elbet.
Ancak hepimiz çok derinde bir yerde biliyoruz ki, belki doğamız gereği,bilemiyorum ama önceliğimiz hep kendi duygumuz oluyor çoğunlukla ve bakış açımızı bu belirliyor.Ve en çok bunun mücadelesini veriyoruz belki.Ve belki de bu mücadeleyi kazanabildiğimiz kadar “insan”oluyoruz.
Kendi duygumuzu geri plana alıp,başkalarının yaşadıklarına da onların bakışıyla bakabildiğimiz kadar “insan” oluyoruz bence.Acılara,sevinçlere,endişelere,gururlara,başarılara,başarısızlıklara,mahçubiyetlere,mücadelelere,yaşanan her duyguya..
Demem o ki; bu virüsten önce de sonra da siz hangi ruh halinde olursanız olun,bir yerlerde sizden farklı duygular içinde olan,farklı şeyler yaşayan canlılar var ve hep olmaya devam edecek.Siz herşey olup bittiğinde aynı camlardan aynı evlerden yine aynı mutluluklarla dışarıya bakarken yine bir yerlerde,belki ve hatta yine aynı kuşlar mutlulukla değil de karnını doyurmak için kanat çırpıyor olacak...
Ve siz belki bunu kendi hisleriniz yüzünden farkedemeyeceksiniz...
Her ne koşulda olursanız olun kendi hislerinizin sizi kör etmesine izin vermeyin.












