bulutlarını dağıtmamış gökyüzü, ağacın köklerini yerin altına minnetle gömdüğü yeşeren yapraklarına sancım. yangının tam ortasında kömürleşmiş yığınlar gibi.karanlık. zifrin dahi görmemeye yüz çevirmiş yanı. çizgilerini tırnaklarına borçlandığı elleri kırışmış.tıpkı dalıp gittiği zamanlardaki alnında beliren kesikler gibi. ellerini gizle onlardan, kaşlarını çatma kaldırdığın kafanı gökyüzüne borç bilecek misin bir gün? seni evin bildiğin bu kalbim dışında sığdırabildiğim bir mecra yok.şarkıyı tekrara sarmışım, yol boyu dinlendirdiğim kafamdaki sesini sustururcasına.uykuyla uyanıklık arasında sıkışmışım.yine de gitmiyor kulaklarımdan tının.bu bunalımın, en sıkıcı konforu gibi. güldürür mü seni bu halim?yeterince haz verdi mi yada senin yangınını söndürmeye yetti mi?












