odamdaki herşeyi kırıp dökmek istiyordum fakat ben sadece gözlerimi kapatıp ruhumu zelzeleye verdim.

seen from China
seen from China
seen from United States
seen from China
seen from Albania

seen from United States

seen from United Kingdom
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United Kingdom

seen from United States

seen from United Kingdom
seen from Sweden
seen from Brazil

seen from United States
seen from Chile
seen from United States

seen from Italy

seen from Malaysia
odamdaki herşeyi kırıp dökmek istiyordum fakat ben sadece gözlerimi kapatıp ruhumu zelzeleye verdim.
Ovuşturduğun gözlerinden öperim bu sabah kadın .
Böylece ne ilçeler illerden ayrıldı...
içim dışım cehennem olmuş yaklaşan da yaklaşmayan da bir.
ben buraya, taşa toprağa gerek kalmadan gömdüklerimi, suyla yeşertmeye and içtim.
bu mecrada dilinin dönmediği şeyler olucak, susmaya hazır mısın?aklına yatmayan, günden güne içini kemiren nedenini bilmediğin huzursuzluk ne zaman bitecek bilmiyorum. yolun ortasında durmuşum.bekliyorum yada beklemiyorum.burdayım işte gidebilecek misin sen yinede? neden susuyorsun ki? hadi sustun diyelim, vazgeçebilecek misin?
bedenim titriyor, ağzımdan dökülen sadece "allah'ım dayanmıyorum" kaçmak istiyorum her yerden, şu yangın durulmadan alevleniyor. koruyup kollayabileceğim bir şey kalmadı elimde. bu şehrin caddelerine gizlenmek az kalıyor.kendimden kaçamıyorum ben. bıraktığım her izin, derisini acımadan kazıdığım tenimin, yeterince kin kustuğum aynamın, dik yokuşlarını aşamadığım yollarım, iyi değilim..iyi değilim.. iyi değilim.. ben hiç iyi değilim..kaybettim bu kısrak yaşamı, karanlığa karışmanın sırası gelmiş de çoktan geçmiş. kulağına fısıldadığım o iki kelimeyi hatırla, akan yaşlarımın acısını sildim. tüm ölüm dolu özlemler gıptayla bakıyor bana.
iliklerime kadar kirliymişim, bedenim bana çamura bulanmış gölet gibi geliyor artık. ağzıma aldığım hapı dilimle geveleyip duruyorum. ölmekle yaşamak arasındaki o ince çizgide kıvranıyorum, anlayın beni.ben can çekişiyorken bir fiske daha ummadığımdan gelmiş. beni sevmediğinizi iyi biliyorum, hani hep herşeyin farkında olupta hiçbirşey yapmamak varya.. tanrım bu yükü al benden. bana nefes olmaya çalışmanız dahi yalan biliyorum. sesim duvarları yumrukluyor, ellerim kulaklarımı uğulduyor. aç şu göğsünü. durdur bu tersliği. zehir zemberek kusmuşken sinirimi. boş bıraktığın ellerim var şimdi. delirten bir sakinlik yaşıyorum.aynaya cevirdim yüzümü, ilk kez karşılaşmışçasına haşyet bakıyor bana.bu kadını tanıyormuyum? birazdan ummadığım şeyleri konuşacağım seninle. kafamdaki ve aynadaki. çeliştiğiniz kim? ben miyim? kafam sabitlenmiş, her yer dipsiz bucaksız sessizleşmiş. direniyorum. sana değil bana, ben kendime kanarcasına direniyorum. sebebi benim tüm sancıların. kızarak çeviriyorum yönümü. ve sen kadın çıkıyor agzımdan, göz bebeklerimin genişlediğini, beynimin bir anda keskinleşmiş kafası. sus konuşma diyor. ellerim titrerken kasılan çenemin verdiği uyuşukluk, etimi deşmiş tırnaklarım, fakında mıyım? aynanın karşısından çekilmek istiyorum. bir yerleri tekmelemek kırıp dökmek birşeyleri parçalamak istiyor içim. ama çakılmışım oturduğum sandalyeye tek bir mimik oynamıyor suratımda. oturmuşum karşısına canımı yakan gerçekleri dinliyorum. neydi beni bu hale getiren? kafamdaki ses gittikçe hırçın öfkeme bıraktı kendini. bağırıyor çağırıyor. herşey aniden oldu. ses kesildi yerimden kalktım.sigaramı yaktım. saçlarımı topladım.uzun bi nefeslik dumanı içime çektim. sanki bir kez daha alamayacakmışım gibiydi. hareket etti ayaklarım istemsizce. kendimi banyoda bulduğumda gözlerim makasla birleşti. hiç düşünmeden aldım. parmaklarım topladığım saçlarıma ne ara gitti ne ara ellerimde kesilmiş simsiyah saçlarımı buluverdim bilmiyorum. kısacıklardı artık. tokamı sıyırdım, acıyı etimden kılı kırk yararmışcasına.suyu açtım. kiri pası üzerimden atsın istiyordum. suyun bedenime değmişliği hınç almaktan öteye gitmemiş.griye çalan çamurlu suda akıp giden rezaleti kanıksadım.ben buna ne ara alıştım?