S*ktir Et, Oyna!
S*iktir et oyna.
Ben öyle mi yapıyorum?
Hayır! Onu yapmayı da ,s’ktir etmeyi de s*ktir ediyorum.
Bir konuda açıklık getirmek gerekir. S*ktir etmek demek boş ver demek, değildir, kaldı ki bu elimizde olan bir şey de değildir. Bir şeyi ya boş verirsin ya da zaten boş vermemişsindir .
Peki o zaman boş veremediğim şeyleri nasıl boş vereceğim?
Istırabını seçerek!
Çekmen gereken ıstıraplar var ve bizin hangi ıstırabı seçmek istediğimizi seçebiliyoruz. Yok sayma seçeneği ne yazık ki yok! Bu sebeple, ıstırabı seç ve s*ktir et ediyorum .
Şimdi bunu örnekler ile açıklayalım. Siktir et Oyna derken ne demek istiyorum?
Oyunculuk, yüklerinden kurtularak ve fazlalıkları atarak yapılan bir sanattır .Bu sebeple sahne de ne kadar hafif ve ne kadar serbestleşirsek o kadar özgür ve nötr oluruz .(Bu serbestleşme konusuna ayrıca değineceğim .)Fakat kafamızda ne kadar soru varsa o kadar sorunun yükü ile oynarız ve izleyenler de ne yazık ki bunu görür ve tuhaf gözler ile bakar . Sakin ol, minik oyna, bana bakarak oyna gibi geri bildirimler alırsınız. Daha da detaylı açıklamak gerekirse;
Örneğin; Oynayacağımız karakterin adı Hamlet olsun! Bu karakterin arzuladıkları, uğruna yaşadığı şeyler, istekleri, ihtiyaçları, kısacası dertleri yerine bizim dertlerimiz geldiği noktada ‘’S*ktir et oyna ‘’ butonuna basmamız gerekiyor. Yalnız şuna dikkatinizi çekmek isterim kendi dertlerinizi s*ktir etmeniz gerekiyor .Çünkü seyirci Hamlet ‘in hikayesini izlemeye geliyor sizin değil !
Kendinizle ilgilenmeyi bırakın!
Nasıl görünüyorum?
Beni beğenecekler mi?
Şurada ağlasam mı? ( Buraya ayrı değineceğim )
Seçilebilecek miyim?
Beni sevmediler mi?
Hamlet ’in böyle dertleri olduğunu sanmıyorum!
Bu stresi yönetmek pek de kolay olmadığının farkındayım . Bu yüzden ızdırabını seç diyorum. Bu soruları sormak yerine başka sorular sormak ve bu soruların cevaplarını ararken ızdırap seç diyorum.
Peki nedir bu sorular?
Ezberim tam mı?
Bu soru en önemli soru .Basit gibi görünebilir ama oyuncu dostlarımdan sıklıkla duyduğum şey ‘’ Ezberim tam değil ,yüzde yetmiş falan ‘’ gibi geri dönüşler aldığım için , bu sorunun en başta düzeltilmesi gerekiyor ‘’ Olmak ya da olmamak ,işte bütün mesele bu ‘’ diyen Hamlet ’in sözlerini şöyle değiştirelim. ‘’Ezberin vardır ya da yoktur, işte bütün mesele bu .‘’
Diksiyonum ne alemde? Artikülasyon çalışmalı mıyım?
Bu konuda ki görüşlerimi, şahsi görüşlerimi, bence görüşlerimi, zannımca görüşlerimi şöyle açıklamak istiyorum. Benim için ‘’açık e kapalı e ‘’ yada ‘’İstanbul denmez ,Istanbul denir’’ ya da ‘’dimi denilmez değil mi yazılır diimi diye söylenir ,’’ gibi öğretiler umurumda değil ve söyledikleriniz bir şive şeklinde değil de ki (Kevork Malikyan ,diye bir örnek vardır ) anlaşılır şekilde ise yani karakterin kimliğine uygun olduğu sürece ve en önemlisi sözcüklerin anlaşılır olması yeterlidir .(Bu mesele ile ilgili de bir yazım gelecektir )
Yeterince çalıştım mı?
Kaç kere tekrar ettiniz. Kaç farklı şekilde oynadınız. Prova yaparken, oluşması gereken tüm koşuları oluşturdunuz mu? Yoksa bir ezber ve bir prova mı yalnızca yaptınız?
Stanislavski şöyle der ‘’ilk provalar bebek dişidir, onlar dökülecek ve yerine yetişkin dişleri gelecektir.’’ Bu sözden yola çıkarak. Bebek dişlerinizi değil yetişkin dişlerinizi göstermeniz için sabredin onlar dökülene kadar . Bol bol prova yap!
İşte bu kadar hadi şimdi bu üç soruyu kafana takmaya başla!
Geri kalanı ise …
S*KTİR ET !
OYNA !













