Lavrov BDT Büyükelçileriyle 2025 İş Birliğini Görüştü
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, BDT Üyesi Ülkelerin Büyükelçileriyle Toplandı
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) üyesi ülkelerin büyükelçileriyle önemli bir toplantı gerçekleştirdi. Bu toplantıda, 2025 yılı için iş birliği konuları detaylı bir şekilde ele alındı. Gündemde, uluslararası gelişmelere ve Avrasya entegrasyon yapıları çerçevesindeki çok…
Lavrov BDT Büyükelçileriyle 2025 İş Birliğini Görüştü
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, BDT Üyesi Ülkelerin Büyükelçileriyle Toplandı
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) üyesi ülkelerin büyükelçileriyle önemli bir toplantı gerçekleştirdi. Bu toplantıda, 2025 yılı için iş birliği konuları detaylı bir şekilde ele alındı. Gündemde, uluslararası gelişmelere ve Avrasya entegrasyon yapıları çerçevesindeki çok…
Peskov: Avrupalı militarist eğilimler yok olmayacak, Avrasya’nın güvenliği ortak mücadeleyle korunuyor
Rusya Devlet Başkanlığı Sözcüsü Dmitriy Peskov Avrasya Ödülü töreninde yaptığı konuşmada, Avrupa’da süregelen militarist hissiyatın kısa sürede dağılmayacağını ifade etti. Bu eğilimin devam edeceğini vurgulayan Peskov, krizin temel dinamiklerine dikkat çekti ve batı Avrupa’daki güvenlik algısının Rusya ile Belarus arasındaki işbirliğini nasıl etkilediğini açık bir dille anlattı.
Peskov,…
Peskov: Avrupalı militarist eğilimler yok olmayacak, Avrasya’nın güvenliği ortak mücadeleyle korunuyor
Rusya Devlet Başkanlığı Sözcüsü Dmitriy Peskov Avrasya Ödülü töreninde yaptığı konuşmada, Avrupa’da süregelen militarist hissiyatın kısa sürede dağılmayacağını ifade etti. Bu eğilimin devam edeceğini vurgulayan Peskov, krizin temel dinamiklerine dikkat çekti ve batı Avrupa’daki güvenlik algısının Rusya ile Belarus arasındaki işbirliğini nasıl etkilediğini açık bir dille anlattı.
Peskov,…
Putin’in Ukrayna’yı işgali güç sarhoşluğunun sonu, stratejik miyopluğun göstergesidir. Rusya için dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan olmaktır. Ukrayna’da Rusya muharebeyi kazansa da savaşı kaybedecektir. Afganistan nasıl SSCB’nin sonu olduysa Ukrayna’da Putin Rusyasının sonu olacaktır. Hitler gibi Putin de tarihin çöplüğüne gömülecektir!
Batının politikalarından rahatsız olanlar için Putin bir idole dönüşmüştü. Sömürgeci ve emperyalist ülkelerin ezdiği toplamlar için komünizm bir kurtuluş olarak görülmüştü. SSCB’nin etkisi altılan giren ülkeler nasıl bir “ayı kapanına” tutulduğunu zaman içinde gördü. Çekoslavakya, Macaristan, Afganistan bunun örneği… SSCB’nin çözülmesinin ardından zafer ilan eden batının yaptığı bazı pervasızlıklar ise Putin’i kurtarıcı gibi sunmuştu.
Şimdi Nükleer gücünü de harekete geçiren Putin’in Kuzey Kore liderinden bir farkı kalmadı…
Ancak o bir kurtarıcı değil işgalci. Ukraynayı işgali öncesi yaptı açıklamalar ve attığı adımlar bunun göstergesi. Yaşam alanı tabiri, Ukrayna’ya karşı ani bir saldırıyla yıldırım harekate gerçekleştirmesi, tek ulus tek vatan söylemi onun bıyıksız bir hitler olduğunu gösteriyor. Sosyal medyada dolaşan ve Patric Mulder isimli bir kişi tarafından tasarlanan sahte Time kapağı aslında Putin’in gerçek resmini ortaya koyuyor.
Tarih iyi bir öğretmendir. Birazcık tarih okuyan bilir ki güçlenen rusya her zaman çevresindeki ülkeler için bir tehdit oluşturmuştur. Bu tehditi ise en fazla hisseten şüphesiz ki Türk halkları ve devletleridir. Bu nedenle Putin’in politikalarının doğru olduğunu hiçbir zaman düşünmedim. Rus muhiplerine sempatiyle bakmadım. Putinperverleri ciddiye almadım. Sesleri yüksek çıktığı dönemde bile Batıya karşı Putincilik yapanlara her zaman şüpheyle yaklaştım. Takke düştü, kel göründü. Putin’in bıyıksız bir Hitler olduğu dünya tarafından da anlaşılmaya başladı.
Dediğim gibi az buçuk tarih okuyan bilir ki Türker’in tarihsel olarak en büyük rakibi Ruslar (Çinliler ve Perslerle birlikte) olmuş ve en fazla savaştığı ülke Rusya olmuştur. Rusya’nın bütün politikaları Türk dünyası ve Türkler aleyhinedir. Dolayısıyla Rusya’nın güçlenmesi Türkiye’nin, Türk halklarının zayıflaması anlamına gelecektir. Küçük Moskova Prensliği genişlemeye başladıkça büyük Türk dünyası küçülme sürecine girmiştir.
Karanlık Oda’dan solculuk, ulusalcılık ve Türkçülük yapıp, veryansın eden minik beyinler birgün bunu görür mü emin değilim… Doğu Perinçek’le aynı gemide seyahat edenler bunu görür mü emin değilim.
Türkiye, komşularıyla iyi geçinmeli ama yüzünü ise demokratik batı ülkelerine dönmelidir. Rusya ile iyi ilişkiler içinde olmak ayrı, Rusya’nın peyki olmak, Rusya adına NATO ve batının bölge politikalar da oyun bozan olmak ayrıdır. Rusya ile savaşmayalım, fakat Rusya’nın niyetlerini bilim akıllı davranalım.
1- Rusya’nın Aktif Tedbirler Politikası yeniden devrede mi?
Türkler hep batıya göçmüşlerdir. Yüzünü hep batıya çevirmişlerdir. 3. Selim’den itibaren başlatılan ıslahat hareketleri ve devam eden reformlarda Osmanlı kendisini hep batılı değerleri örnek almış ve Avrupa’nın bir parçası olmaya çalışmıştır. Bu süreçle ilgili özellikle yöntemle ilgili bir sürü eleştiri getirilebilir. Osmanlı yıkıldıktan sonra da yeni Türk Cumhuriyeti bu hedeften vazgeçmemiştir. Cihan Harbi ve Kurtuluş Savaşı’nda karşı karşıya geldiği Batılı devletlerle Cumhuriyetin ilanından sonra barışmanın yollarını aramıştır.
Türkiye’nin çıkarları hep batıda olmuştur… Bu bugünde geçerlidir. Avrasyacılık Avrusyacılıktır. Bu tespiti ilk olarak Erdoğan rejiminin kapatıp arşivlerini yok ettiği Aksiyon dergisi yapmıştır.
Putin’in Ukrayna’yı işgal girişimi Avrusyacılığın sonunu da getirecektir. Rusya muhaberebiyi kazanabilir ancak savaşı kaybedecektir. Rusya, erken davranıp işgal ettiği bölgelerden çekilmezse Ukrayna, Putin’in yeni Afganistan’ı olacaktır. Rusya’nın bunun öngörememesi miyopluktur. O büyük anlam atfedilen Rus stratejistlerinin de ne kadar kof olduğunu göstergesidir.
İsrailli tarihçi, 'Sapiens'in yazarı Yuval Noah Harari, Ruysa Devlet Başkanı Vladimir Putin'in tarihi bir yenilgiye doğru yol aldığını savun
Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısı Türkiye için de bir fırsata dönüşebilir. Ülke üzerine karabasan gibi çöken ulusalcı, avrasyacı, ergenekoncu çeteden, terör yapılarından kurtulabilir. Ergenekon operasyonlarıyla kaçırılan fırsat geri gelir mi bilinmez. Gülen Hareketi’ni bitirmek için Erdoğan Rejimi’nin ittifak yaptığı Ergenekoncular 1940’larda Türkçü Turancılar gibi tabutluklara atılırlar mı o da bilinmez. Ancak seslerinin bir müddet cılız çıkacağı kesin!
Ayrıca Erdoğan rejiminin başta İŞİD Petrollerinin damat eliyle satılması başta olmak üzere 15 Temmuz, Rus Büyükelçinin öldürülmesi gibi kirli çamaşırları ortaya dökülebilir… Savaş kötüdür, masum insanların ölmesi acıdır. İşgalin bir an önce bitmesi temennimizdir. Ancak bu şerrin hayrı dünya için; Putin’in maskesinin dökülmesi ise Türkiye içinse Erdoğan rejiminin kirli çamaşırları ve karanlık kumpaslarının ortaya çıkması olabilir!
Rus Savunma Bakanlığı, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ailesini IŞİD'le petrol ticareti yapmakla suçladı. Erdoğan ise iddiayı 'iftira' olarak nitel
Lezita, WorldFood İstanbul Fuarı'nda İhracat Hedeflerini Genişletiyor
Lezita, WorldFood İstanbul Fuarı’nda Yer Aldı
İSTANBUL (İGFA) – Lezita, 3-6 Eylül 2024 tarihlerinde İstanbul TÜYAP’ta düzenlenen WorldFood İstanbul Fuarı’na katıldı. Lezita Genel Müdürü Mesut Ergül, Türkiye ve Avrasya’nın gıda sektöründeki en önemli iş birliği platformu olan bu fuarın, Lezita’nın ihracat ağını genişletme hedeflerine büyük katkı sağladığını belirtti. Ergül, “Standımızda farklı…
Türk ihracatçılar Urumçi’de yeni işbirliklerine imza attı
Türk ihracatçılar İpek Yolu’nun Batı’ya açılan kapısı Urumçi’de yeni işbirliklerine imza attı
“8. Çin-Avrasya Expo" Fuarı, Çin Ticaret Bakanlığı, Çin Dışişleri Bakanlığı, Çin Uluslararası Ticareti Geliştirme Konseyi (CCPIT) ve Sincan Uygur Özerk Bölgesi Hükümeti tarafından ortaklaşa olarak 26-30 Haziran 2024 tarihleri arasında Çin'in Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nin başkenti Urumçi'de organize edildi.
Fuar “İpek Yolu’nun yeni fırsatları, Avrasya’nın yeni dinamikleri” temasıyla, 140.000 metrekarelik bir alanda gerçekleştirildi.
Ege İhracatçı Birlikleri, Türkiye'yi temsilen etkinliğe 81 m2 bir alanda 4 katılımcı firma ile birlikte katılım sağladı.
Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği Başkanı Yalçın Ertan, “8. Çin-Avrasya Expo genel nitelikli bir fuar olarak pek çok farklı sektörü bünyesinde barındırıyor. Bilişim teknolojileri, kimya, tekstil, lojistik, gıda gibi farklı alanlarda fuar genelinde toplam 610 milyar yuan (83,9 milyar dolar) değerinde 360 iş birliği anlaşması imzalandı. Fuarda 50 ülke ve uluslararası organizasyondan 1900’den fazla katılımcı yer aldı. 6.000'den fazla ürün çeşidi sergilendi. Sincan Uygur Özerk Bölgesi, Kuşak ve Yol İnisiyatifi (KYİ) çerçevesinde uluslararası ilişkilerini geliştirmeyi hedefliyor ve bu bağlamda geçtiğimiz on yıl içinde 192 ülke ve bölge ile iş birliği geliştirildi, 51 uluslararası şehir ile kardeş şehir ilişkisi kuruldu ve 19 ülkedeki 23 şehirle hava bağlantısı sağlandı.” dedi.
Başkan Ertan, “Sincan Uygur Özerk Bölgesi, Kuşak ve Yol İnisiyatifi kapsamında çok önemli bir rol oynuyor. Çin'i Orta Asya ve Avrupa'ya bağlayan stratejik bir konumda yer alıyor. Bölgede demiryolları, karayolları ve havalimanları gibi önemli altyapı projeleri gerçekleştirilmiş ve halen gerçekleştirilmeye devam ediliyor. Özellikle Çin-Avrupa demiryolu hatları, Sincan üzerinden geçmekte. Urumçi, Çin-Orta Asya-Azerbaycan-Türkiye’den geçen orta koridor hattı boyunca ve Çin-Avrupa ticaretinde önemli bir lojistik merkezi konumunda. Bölge, Orta Asya'dan Çin'e uzanan petrol ve doğalgaz boru hatlarının geçiş noktası. Kuşak ve Yol İnisiyatifi projeleri sayesinde bölgede üç tane serbest bölge kurulmuş, ekonomik aktivite artmış, istihdam olanakları genişlemiş bulunmakta. Bu gelişmelerin heyecanını her kesimde gözlemlemek mümkün. Biz Türk ihracatçıların ve yatırımcıların bu bölgeye şimdiden ilgi göstermemiz gerektiğini düşünüyorum. Zira önümüzdeki 10 yıl o bölgede hızlı bir gelişim süreci yaşanacaktır. Dünyada denize en uzak şehir olan Urumçi; denizden uzaklığına rağmen, İpek Yolu üzerindeki konumu nedeniyle tarihte ve günümüzde önemli bir ticaret merkezi. Çin hükümeti bölgenin gelişimine özel önem vermekte ve Çin'in batıya açılan kapısı olarak görülmekte.” diye konuştu.
Yalçın Ertan, “Son dönemde Süveyş Kanalı'nda gemi taşımacılığına yönelik saldırılar sebebiyle Süveyş geçişli gemi trafiğinin çok azaldığını ve ortalama 30-32 gün olan Çin-Türkiye seyir süresinin gemilerin Ümit Burnu’ndan dolaşımı tercih etmelerinden dolayı 67-70 güne çıktığını bu sebeple navlun fiyatlarının neredeyse üç kat arttığı ve Kanalın baypas edilerek gemilerin Ümit Burnu’nu tercih etmeleri sebebiyle teslim sürelerinin uzadığı da göz önüne alındığında, Urumçi’deki demiryolu taşımacılığı daha da önem kazanmıştır. Bu durum, demiryolu taşımacılığının güvenilir ve hızlı bir alternatif olarak öne çıkmasını sağlamakta, Urumçi’nin Çin-Avrupa ticaretinde kritik bir lojistik merkezi olarak konumunu güçlendirmektedir. Önümüzdeki yıl en az 400 m2 alanla milli katılım organizasyonu gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Bu fuar Türkiye için hem ticaret hem de yatırımlarda yeni kapıların açılmasına vesile olacaktır. İlişkilerimizi ve temaslarımızı daha fazla artırarak Kuşak ve Yol işbirliğini daha fazla teşvik etmeyi ve verimli sonuçlar elde etmeyi umuyoruz.” dedi.
Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan, Pekin Ticaret Başmüşaviri Atakan Özdemir de fuarı ziyaret ettiler.
Ege İhracatçı Birlikleri