Uzun diye üşenme oku, senin için,
Sessiz çığlıklar, boğazda düğümlenen sözcükler, kilitlenen vücut, akmayan gözyaşı...
Bunlar nedir bilir misiniz? Bu ergenlik değildir, bunu söylemek acındırma değildir içimiz kalbi aklımızın sessiz yardım çığlıklarıdır. Hani kimsenin duymadığı sessizce acımızı çekip, hayat dersimizi alıp geri oturmamızdır. Her pes edecekken bunun sadece bir sınama olduğunu kendimize hatırlattığımız zamanlar... Şarkılara sözlere teselliye ihtiyaç duyduğumuz zoraki gülümseler yollayıp gözyaşlarımızı içimize akıttığı uz zamanlar...
Şimdi kimse beni teselli etmeyip yardım eli uzatmazken ben uzatacağım.
Neler yaşadın nelere dayandın bilmiyorum ama sen güçlüsün. Bak hatırla sen nelere dayandın. Hayat bir sınanmadan ibaret.
Bu senin hayatın senin krallığın. Burayı sen yönetiyorsun. Sen bu yönetimden kaçarsan yönetimi sinsi vezir devralır. Şimdi kalk ayağa geç yönetime! Hiçbir şey için geç değil. Zorluklar yaşayacaksın, deneyeceksin başarısız olacaksın. Ama unutma dünya adaletsiz. Ne olursa olsun bu uda hatırla ki 'bu hiç adaletli değil' deme düşünce. Çünkü değil.
Dayan sonumuz geldiğinde asıl adalet yerini bulacak. Bekle. İyi ol sonun iyi olsun.
Ben sana yardım eli uzattı ve kendimde motive oldum. Sende üşenme bir başkasına yardım eli uzat. Herkes bir adım değil bir harf bir dokunuş uzaklığında. İnsanları dünyayı değiştirmeni kimse senden beklemiyor.
Son bir söz sana benden gerekirse bir tek bunu unutma;
KALK AYAĞA. KALK VE HAYATINI KRALIĞINI SEN YÖNET! KİMSE DEĞİL SEN! SEN GÜÇLÜSÜN, SAYIN KENDİ HAYATININ PADİŞAHI!!!