Bir kitap okudum. Bir mahkum vardı, suçu bilinmiyor. 3-4 yaşında bir kızı vardı mahkumun, öldüğü gün kısa bir süre görebildiği. Bir mahkum vardı, herkesin gözünün önünde bir sehpaya çıkarılan. İdam sehpasına. Kimine göre suçlu, kimine göre suçsuzdu. Bir mahkum vardı, korkuyordu bu dünyadan göçmekten. Bir mahkum vardı, herkesin gözü önünde boynundan sallandırılan. Bir kız çocuğu vardı, babasının onu bırakıp gittiğini düşünen, ona kızan. Bir kitap okudum. Yazarın kurgulayarak yazdığı, altında hisleri, gerçekleri barındıran. Bir kız çocuğu vardı kitapta, babasını çok seven. Fazla iyiydi babası, bu berbat dünyaya fazla iyi. Kanun vardı, yasa vardı ülkede. Bir kız çocuğu vardı, süper kahraman olmak isteyen. Babası söylemişti ona, süper kahraman olabilirsin diye. İnanmıştı küçük kız, gerçekleri öğrenene kadar. Bir kız çocuğu vardı, artık genç bir kadın olan. Avukattı bu kadın, babası için her şeyi yapmaya hazır olan. Kanun, yasa yoktu ülkede. Kurallar vardı sadece, kişilerin koyduğu. Bir ülke vardı, kitapların, filmlerin ve diğer her şeyin yasaklı olduğu. Bir ülke vardı, kadınların en dipte olduğunu savunan. Bir ülke vardı, 1984 kitabını okuduğu için bir kız çocuğunun babasını hapishaneye sürgün eden. Bir adalet yoktu, hapishaneye atılan mahkumların işkence çekmesini önleyen. Bir özgürlük yoktu, mahkumlara idam cezası vermelerine karşılık verebilecek. Bir kadın vardı, babasının idam kararının sadece 15 dakikada verildiğini bir aramada öğrenen. Bir kadın vardı babasına son bir kez bile sarılamayan. Bir kadın vardı, babasının en sevdiği yemeği ve kokuyu sordukları. Bir kadın vardı, ağlamayı yasaklayan bu devlete karşı çenesini dik tutan. Bir kadın vardı, babası son nefesini vermeden yiyeceği yemeği hazırlamak zorunda bırakılan. Bir kadın vardı, babasının son yemeğini hazırlarken içine zehir koyan. Bir baba vardı, gurunu ayak altına almalarına izin vermeyen, kızına onu öldürmesi gerektiğini ima eden. Bir kadın vardı, ağlamasına bile izin verilmeyen, babasının gözünün önünde acı çekerek ölmesini izleyen. Bir baba vardı, ölümünü 32 saniyeye sığdıran. Bir kadın vardı, tıpkısının aynısı olduğu babasını öldürmek zorunda bırakılan. Binbir adaletsizlik vardı, kararlarına karşı çıkan herkesi gözünü bile kırpmadan öldürten. Bir özgürlük yoktu, bir sistem yoktu, kanun, yasa, adalet yoktu. Artık sadece melek bir baba ve küçük bir kız çocuğu vardı.












