İsmâil bin er-Rezzâz el-Cezerî (1136–1206) Mekanik, aklın sanatla buluştuğu yerdir.
• Kalbe: “Bir makine, bir insanın kolaylığı için tasarlanır.” Cezerî, sadece mühendis değil; insanı düşünen bir sanatkârdı. Onun kalbi, hizmet ve estetikle doluydu.
• Gönülle: “Bir fıskiye, bir medeniyetin neşesidir.” Cizre’de doğdu, Artuklu sarayında başmühendislik yaptı. Gönül gözüyle bakıldığında, onun icatları bir zarafet çağrısıdır.
• Akla: “Zamanı ölçmek, düzeni kurmaktır.” 1206’da yazdığı “Kitâbü’l-Hiyel” (Mekanik Araçlar Kitabı), 50’den fazla cihazın çizim ve açıklamasını içerir. Filli su saati, tavus kuşlu ibrik, mumlu saatler, otomatik abdest makineleri, saz çalan robotlar gibi icatlarıyla sibernetiğin temellerini attı. Leonardo da Vinci’ye ilham verdiği düşünülür. • Bilime: • İlk robotik sistemleri kurdu. • Hidrolik ve otomasyon alanında öncü oldu. • Zaman ölçüm cihazları geliştirdi. • Mühendislikte estetik ve işlevi birleştirdi.
• Bilgiye: Cezerî’nin mirası bize şunu öğretir: Gerçek bilgi, hem işlevi hem güzelliği gözetir. Onun kalemi, sadece yazmadı; makineleri konuşturdu.



















