Hiç ışık görmemiş biri karanlığı tanımlayamaz.
seen from United States
seen from Portugal

seen from India
seen from Netherlands
seen from United States

seen from Kazakhstan
seen from United States
seen from United States
seen from China

seen from Malaysia

seen from Malaysia
seen from Russia

seen from United States
seen from India

seen from Portugal
seen from China
seen from Italy
seen from United States

seen from Portugal
seen from United States
Hiç ışık görmemiş biri karanlığı tanımlayamaz.
Yine uykumun benden köşe bucak kaçtığı şu köhne gecede, esaretim ile cesaretim savaşıyor Cemzi. Yapamayacağım şeylerin gölgesinde titriyorum. Kendi mahkememi kuruyor, yine asıyorum kendimi. Zira yaptıklarım yüzünden yapamadıklarım, yapmadıklarım yüzünden de yapamayacaklarım var. Kafan mı karıştı Cezmi? Zor değil, kararlar alıyor, yaralar yaratıyorsun hepsi bu...
...
“Aşkımı size anlatmak için, daha ne yapayım..? Yüreğimi yerinden söküp önünüze mi atayım..? “
Namık Kemal
Meyhanenin birine -bir akşam sakladılar Cezmi'yi Filanca yerde filanca kişilere borçlanmış, Filanca sebeplerden dolayı Cezmi. Balıklar miskin miskin, gözüne bakmışlar- Ölüler birdenbire hortlamışlar. Sevişen de yokmuş ışıklar söneli beri. Üç dört yıl oluyormuş Cezmi'nin cepleri dolmayalı; O da ay ışığını biriktirirmiş; ne var ki, kadehi kırık... Bir gün falanca kişiye tutulmuş Cezmi, Kalbin çarpmasını iyice öğrenmiş... Dilin susmasını da reddetmiş... Cezmi bu kesin ve kararlı; Limanda durup bir sigara yakmış, Kayıkların içine doluşmuş bu kez ay ışığı... Eyvah demiş, tüm servetim de buydu; Güneşi kim kaybetmiş de ona sarılaydım... Ay ışığım belli belirsiz hiç yoktan benimdi demiş Cezmi Ama işte o da içten içe- fısıldamış gecenin karanlığına doğru: Benim miydi bu, yerinde olup konuştuğum en uygun zaman, Bütün ihanetleriyle,sahtelikleriyle, ne kadar sarhoş varsa ben onları tanıdım. Hani aşık filan da değillerdi benim gibi, Öyle tanıdım onları... Kaybolmuşsam -saklamışlarsa bugün beni Ay ışığım tamamen bahanemdi...
Meral Meri ~Cezmi
Ben öldükten sonra sevgilime hasret gittiğimi mezar taşıma yazsınlar.
O tüm masumluğuyla güldükçe, unuttum omuzlarımda yer edinmiş dünya kahrını. ‘‘Bu ne iş?’’ dedim kendime. Afalladım, garipsedim be Cezmi: şu ezeli gam ve bedbaht ecelin tualine toz pembe fırça darbeleri ha?.. Vay arkadaş! Fakat sanma ki sırıttım hep, sanma ki yüreğim neşenin işgaliyle taştı yahut ruhum sevdanın ihtişamıyla parladı falan. Düştüm Cezmi. Lakin vaziyetimin acizliği ve noksanlığımın muhtaçlığıyla titreyerek şükrettim. Ya ne yapacaktım: Derman da dertte bir. Hayda!.. Gülme ulan halime. Sen asıl sevdasızlığına yan be Cezmi.
...
#duvar#sevgi#acılasmak#cezmi ersöz #sevgili#sokaklar#bekletmek#sevgivermek
Okunması gereken Türk klasikleri
Osmanlı İmparatorluğu roman dediğimiz edebi türü Avrupa’dan aldı. Tanzimat Fermanı’yla başlayan Batılılaşma hareketleri her alanda olduğu gibi edebiyatta da kendini göstermişti. Osmanlı’nın sosyal, siyasal, kültürel ve sanatsal bağlamda içine girdiği reformist çalışmalar sonucunda ilk eserler de verilmeye başlandı. İmparatorluğun önde gelen aydınları, özellikle Fransa’da sürekli dirsek…
View On WordPress