
seen from United States
seen from United Kingdom
seen from Yemen

seen from United States
seen from China
seen from South Korea
seen from Netherlands
seen from United States
seen from China
seen from United States
seen from China
seen from United States

seen from Malaysia
seen from China

seen from Switzerland

seen from Malaysia
seen from Netherlands
seen from Hong Kong SAR China
seen from United States
seen from Netherlands
5 Temmuz 1993 yılında işlenen Başbağlar katliamı... Katliamda 33 masum köylü PKK'lı katiller tarafından katledilmiş, bir gün sonra Sivas'ın intikamı alındı diye açıklama yapmıştı. PKK ile aleviliğin ne işi olabilirdi?
#ekremi̇mamoğlu #ekremimamoglu #chp #chpkk #istanbul #i̇stanbul #ist #istanbulda1yer #herşeyçokgüzelolacak https://www.instagram.com/p/CCWvQ1DMTkT/?igshid=gm98mfke5at2
Chpkk kemalist terör örgütü !!
Chpkk kemalist terör örgütü Chp fetö pkk ilişkisi ve ortaya çıkan gayrimeşru çocuk CHPKK !! Pkk yı yalayan tek bir parti var oda chp dir. Sözde Atatürk partisi her parti yapsa bile o parti asla yapmaz dediğimiz bir parti. Gerçi Herşey Oy için ama Tehlike büyük çünkü chp nin içine pkk lılar resmen yerleşmiş durumda. Chp Belediye meclislerinde Çoğu meclis üyeleri pkk ile bağlantılı yani gelecekte bunlar chp den milletvekili olacak insanlar. Hani iktidar olmasını düşünemiyorum bile chp nin çünkü chp yi pkk yönetecek! Zaten şuan bile chp yi pkk yönetiyor öyle yâda böyle. Chpkk kemalist terör örgütü Chp pkk yı neden yalıyor?! Kaç gündür sosyal medya, CHP-PKK ilişkisine tepkiden dolayı adeta yıkılıyor. Elbette bu ilişki daha dünün değil, son beş yılın bilinen bir ilişkisidir. CHP’lilerin, terörist Demirtaş’ın “Devran” isimli kitabından uyarlanan tiyatroya PKK’lılarla birlikte gitmesi, CHP’li bir vakfın terörist Demirtaş’a “İnsan Hakları Demokrasi, Barış ve Dayanışma Ödülü” vermesi tepkilere neden olurken, tam bunun üstüne de İBB’nin kitap satış reyonunda terörist Demirtaş’a ve terör örgütü PKK’nın kurucusu Sakine Cansız’a ait kitapların bulunması, tepkilerin yoğunluğunu arttırmıştır. Bazıları da şaşırmış gibi yapmaktadır. Mesela 31 Mart ve 23 Haziran 2019 tarihlerindeki seçimlerde Ekrem İmamoğlu’nun, HDP ve Demirtaş güzellemelerine susan Sinan Oğan kitap konusuna “Bu nasıl bir kepazeliktir…!” tepkisini gösteriyor. Neyine şaşırıyorsun Sinan Oğan? “Demirtaş’ın çizgisini beğendiğini” söyleyen Ekrem İmamoğlu iken, PKK kurucusu teröristbaşı Sakine Cansız’ın öldürülmesine “İnsanlık tarihi kadın ile başlar. İnsanlık, kadına yapılanlarla kaybeder demiş Sakine Cansız. Ve insanlık yine kaybetti.” twitini atan ve 2019’da bu twiti sorduklarında Sakine Cansız’ı terörist olarak görmediğini söyleyen CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun yönettiği belediyede kimin kitapları satılacak ki? Ekrem İmamoğlu’nun “Selahattin Demirtaş’ın siyasetteki çizgisini çok beğeniyordum”, “HDP’lilere layık olmaya çalışıyorum. HDP’lilerin başımın üstünde yeri var” sözlerine ve CHPHDP ittifakına rağmen “Ben kendimden şüphe ederim, İmamoğlu’ndan şüphe etmem” diyerek destek veren şehit anası Pakize Akbaba önce “Binlerce ocağa ateş düşürmüş, anaları oğulsuz, evlatları babasız, eşleri gözü yaşlı bırakmış, Türk ordusuna aralıksız 40 yıldır kurşun sıkmış bir terör örgütünün siyasi destekçisine ve sözcüsüne “İnsan hakları ve barış ödülü” vermişler. Barış elçisine bak sen hele.” tepkisini, ardından da “Bu çocukları babasız bırakan Apo’nun siyasi sözcüsü Selahattin Demirtaş’ın ‘Barış elçisi’ olduğu masalını, bu çocukların gözlerinin içine bakıp da anlatabilecek misiniz, söyleyin de bilelim.” tepkisini gösterdi. Ah Pakize Ana, biz sana “PKK iş birlikçisi, HDP ittifakçısı CHP’den uzak dur” dediğimizde, “Yıldıray Çiçek, şehit anasını linç ettirmeye çalışıyor” propagandasıyla bana saldıran alçaklar, adeta seferberlik başlatmıştı. Benim o gün size uyarı niyetiyle söylediklerimle, bugün sizin söylediğiniz sözler arasındaki fark nedir? İstanbul seçimleri iptal edildikten sonra Ekrem İmamoğlu safına geçip, 24 saat yaptığı propagandayla ona destek veren ve hatta onunla röportaj bile yapan yazar Ömer Turan şimdi diyor ki: Demirtaş, Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’ni yıkmak isteyen Abdullah Öcalan’ı lider olarak kabul eden ve onun emri altında çalışan bir teröristtir. Demirtaş’ı dolaylı ya da doğrudan savunan birisi hiçbir şekilde Atatürkçü, cumhuriyetçi olamaz. Terörist Demirtaş’ın çizgisini beğenen ve hatta “Niye cezaevinde anlamak mümkün değil” diyen, cezaevinde terörist Demirtaş’ı ziyaret edeceğini söyleyen Ekrem İmamoğlu, sizin gibilerin desteğiyle İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmedi mi Ömer Turan? Ömer Turan şimdi buna benzer onlarca twit atıyor ama artık her şey için çok geç… HDP ve PKK sever bir CHP zihniyetine İstanbul Büyükşehir Belediyesi teslim edilmiştir. Her daim PKK, HDP, Ermeniler safında yer alan Zeynep Tanbay İBB’ye danışman oluyor da, siz Ekrem İmamoğlu’na o kadar destek verdiniz, sizi niye danışman yapmadı Ömer Turan? Kandil’in desteğini ve HDP’nin tüm oyunu arkasına alan CHP, İstanbul ve diğer illerde elbette bunun diyetini ödeyecektir. O yüzden terörist Demirtaş ve teröristbaşı Sakine Cansız’ın kitaplarını niye belediye bünyesinde satıyorsunuz, onlara niye sahip çıkıyorsunuz demenin bir mantığı yoktur. Ekrem İmamoğlu da, Canan Kaftancıoğlu da çok açık yüreklilikle HDP’lilere ve PKK’lılara sahip çıkarak seçimlere girmiş ve kazanmışlardır. Dünyanın gözü önünde HDP’lilerle ittifak yapmışlar ve HDP Eş başkanı Sezai Temelli de bunu “Mansur Yavaş da Ekrem İmamoğlu da bilecek ki HDP oylarıyla seçilmiştir. HDP’lileri yok sayarak, Kürtleri yok sayarak siyaset yapamazlar. O da işte bizim gücümüzdür” cümlesini dünyaya duyurmuştu. Ekrem İmamoğlu da, Canan Kaftancıoğlu da doğal olarak “Bizim HDP ve PKK’lılara sahip çıkmamızı İstanbul halkı onayladı” gözüyle bakıyor. O yüzden terörist Demirtaş’ın tiyatrosuna gitmişler, ona ödül vermişler, kitabını belediye bünyesinde satmışlar. Bunlarda şaşılacak bir durum yoktur. Teröristbaşı Sakine Cansız’ın ruhu ise zaten CHP bünyesinde yaşıyor. Canan Kaftancıoğlu’nun tipine bakarak, teröristbaşı Sakine Cansız’ın hangi bedende yaşadığını çok rahat anlayabilirsiniz. Ekrem İmamoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin tüm imkânlarını HDP’lilere, PKK’lılara sunsa kim ne diyebilir? Adam zaten “HDP’lilere layık olmaya çalışıyorum. HDP’lilerin başımın üstünde yeri var” demedi mi? Belediyelerdeki üç-dört müdürlük, şeflik için siyasi karakterini satan İP’liler için bunların ne önemi var değil mi? İstanbul Büyükşehir Belediyesinde, PKK’lının kitabı satılsa ne olur, vatan satılsa ne olur? Zaten önemi olsaydı, CHP-HDP yanında ittifak yancısı olmazlardı. Biz sadece şaşırmış gibi rol yapanlara şaşırıyoruz. Çünkü, CHP+HDP= PKK denklemi kurulalı çok olmuştu… Chpkk kemalist terör örgütü
HAİN ZİHNİYET
Bir sel gelir 1920'li yıllarda. Önüne aldığı birçok âlim ve masum insanı alır götürür. Geriye hiç dokunulmayan, her anımsayışta kanayan ve sessizce konuşulan hikâyeler kalır... İstiklâl Mahkemeleri'nden bahis açıyoruz...
Herkesin korkup köşelerine çekildiği bir zamandır 1920-1927 tarihleri. İstiklâl Mahkemeleri'nin kurulduğu bu zaman dilimi, Cumhuriyet tarihinde en çok tutuklamanın yapıldığı yıllardır. Bu dönemde hiçbir menfi harekete bulaşmadan sadıkane yolunda yürüyenler ne yazık ki mazlum oldular. Üstad Necip Fazıl Kısakürek, 1969 yılında yazdığı 'Son Devrin Mazlumları' kitabının takdim kısmında bu insanlar için "Bu eser, tarih boyunca büyük mazlumlardan sonra 'beklenmesi ve ona eklenmesi' gereken bir bahsi çerçeveliyor. İman ve ideal uğrunda umumi mazlumluk davasının çok yakından, öz hayatımızdan, yakın tarihimizden ele alınması ve hususi planda gösterilmesi..." ifadelerini kullanır. Necip Fazıl, pek çok kalemin yazmaktan çekindiği din mazlumlarından Ulu Hakan Abdülhamit, Şeyh Sait, İskilipli Atıf Hoca, Esad Erbilî Hazretleri, Bediüzzaman Said Nursî ve Dersim mağdurlarının yaşadıklarını şahitlerden de dinledikleriyle cesur bir dille anlatır. Var olan bilgilerin üstüne yenilerinin de eklenmesi gerektiğini düşünen Necip Fazıl, bu büyük bahsin öne çıkan isimlerinin hikâyelerini kaleme alırken gelecek nesillere de yol gösterir: "Siz de ekleyin, dile getirin!"
Bugün Dersim ve 12 Eylül arşivlerini okuyan, şahitlerini dinleyen Türkiye, tarih kitaplarında yer bulamayan İstiklâl Mahkemeleri'ni de yeniden konuşuyor. Zira idamlar neticesinde hapishanelerde hayatı bitirilen ya da sürgüne gönderilen bu insanların hayatları ve geride bıraktıkları hâlâ tarihin karanlık sayfalarında yer alıyor. Üstad Bediüzzaman Said Nursî de aynı yargılama sürecinde idam edilmese de 1926'dan 1934'e kadar insanlarla irtibatı kesilir, kuş uçmaz kervan geçmez bir dağ köyü olan Barla'da göz hapsinde tutulur. Bizler bu dönemin en meşhur şahsiyeti İskilipli Atıf Hoca'nın hayatını Mesut Uçakan'ın çektiği 'Kelebekler Sonsuza Uçar' filminden ve hakkında yazılan kitaplardan az da olsa biliyoruz. Fakat ya diğerleri? Onlar hakkında neler biliyoruz?
İÇİMİZDEKİ HAİNLER
Açık ve net söylüyorum;
Terör örgütü PKK'yı bitirmek için sivil kararlılık, askeri çözümden daha sonuç alıcıdır.
Bu ülkede;
-Hacire ana gibi yürekli kadınlar çoğalsa, -Muhalefet kesin tavır koysa, -Sanatçılar hep birlikte destek olsa, -STK'lar ayaklansa,
Terör asla zemin bulamaz...
Bu durum bize neyi gösteriyor: Birey olarak hepimiz kendi değerlerimizi kaybettik, aile olarak bitirildik. Edep, ar, haya kalmadı... Analar helal süt emmiyor, aslan doğurmuyor artık. Onun yerine OÇ' ları peydah oluyor, vatan hainleri çıkarıyor... Namus kavramı bitiyor... Bu şekilde oluşan toplum içinden çıkan sanatçıda Hain oluyor... STK larda düşmanlara hizmet ediyor... Sonuçta ise terör asla bitmiyor... Bizim güçlü devlet olmamızı asla istemiyorlar, bu yüzden bizi içimizden bitiriyorlar...
AHISKALI
Alçaksınız... Katilsiniz.. ve kıyamete kadar da öyle kalacaksınız.. Vallahi de, Billahi de yaptıklarınızın bedelini ödeyeceksiniz. Leşlerinize omuz veren o kravatlı temsilcileriniz de, onları meclise taşıyanlar da en az sizin kadar alçak, sizin kadar katildir. #BebekKatiliPkk #chpkk #hdpkk (Kozlu Fatih Sitesi)
#chp veee yine #çılgın bir #proje 😂 . #atayamektupçadırı 😂 . #chpkk bitmeden bu zihniyetler bitmez😎 (Üçköy, Bolu, Turkey)