İlişkinin ilk gününde onsuz yaşayamayacağını hissettiren, sonunda varlığını yük görür.
seen from Türkiye
seen from Malaysia
seen from United States
seen from China
seen from Brazil
seen from United States

seen from United States
seen from Russia
seen from United States
seen from Brazil
seen from Hong Kong SAR China

seen from Brazil
seen from Brazil
seen from China

seen from United States

seen from United States
seen from Chile
seen from Canada
seen from Chile
seen from China
İlişkinin ilk gününde onsuz yaşayamayacağını hissettiren, sonunda varlığını yük görür.
Bazı insanlar yaşamayı sevdiğinden değil, ölemediğinden hayattadır ve böyle bir yaşam sadece acı doğurur, yaşam dışında her şey olur.
Bugün sabah saat 9 civarında dışarıya çıktım. Dışarıya çıktığım andan itibaren insanları izlemeye başladım. Ne duraktaki insanlar ne otobüste birlikte yolculuk yaptığım insanlar ne de otobüs camından izlediğim insanlar ... Hiç kimse ama hiç kimse gülümsemiyordu. Herkes adeta neşesini kaybetmişti. Rus romanlarındaki asık suratlı insanlardan farkı yoktu kimsenin.
Herkesin yaptığı bu yüz ifadesinin altında birbirinden farklı olan nedenler yatıyor. Kimisi ekonomik sıkıntı çekiyor, kimisi yasta, kimisi aşk acısı çekiyor, kimisi yalnızlığına üzülüyor, kimisi geçip giden gençliğine üzülüyor... Gel gelelim bu ifadeyi yapan insanlardan biri olan bana. Beni asık suratlı bir insana çeviren şey çevremdeki insanlardan, yaşadığım olaylardan çok gerçek veya gerçek olmayan düşüncelerimdi. Düşüncelerim zihnimi adeta bir çöplük gibi doldurmuştu. Bu çöplüğün içinde ertelenmiş kararlar, yanlış (?) anlaşılmalardan oluşan muhabbetler ve daha birçok şey bulunuyor. Bu çöplüğün oluşması yüksek ihtimalle sahip olduğum anksiyeteden kaynaklandı.
Belki de benimle hiçbir ilgisi olmayan insanları izlemem ve onlar hakkında düşünmem anksiyetenin benimle oynadığı bir oyundu. Aslında izlediğim o insanlar asık suratlı değildi sadece ben öyle görmüştüm.
“Durum ne olursa olsun söylenmemesi gereken kelimeler, kurulmaması gereken cümleler var. Ne açıklama duysan da telafi edilemeyecek düzeyde kırıcı cümleler. Bunu hassas olmakla karıştırmayın.”
Yarı siyah, yarı beyazım
Yok başka bir yanım
Bi' silüete dönüştüm
Ne dün um'rumda, ne de yarın
Hayalleri yarım
Bi' silüete dönüştüm...
ben yine depresif parçalarım ile lego işine giriştim.. şarkı önerecek insan evladı var mıdır acaba.. malum 7/24 kendi parçalarını dinleyince yeni önerilere ihtiyaç duyuluyor..
(nazikce darılıyorum önermeyen size ama kendi kendime merak etmeyin)
*şuan 'değmen benim gamlı yaslı gönlüme' çalıyor mesela arka fonda.
İyileşmek için çabalıyorum… İyi hissetmek, depresyonda değilmişim gibi görünmek, belki de sadece yaşamak için.
Bu kadar beceriksiz ve yetersiz olmayı nasıl başarabilir bir insan? Hayattaki tek başarım bunu başarabilmek. Yetersizliği kanıma kadar hissedip yola devam etmek günden güne beni mahvediyor. Herhangi bir şeye heveslenmek istemiyorum. Belkide korkuyorum. Evet korkuyorum çok korkuyorum. Çünkü neye heveslenirsem sonunda o şeyden nefret etmeye başlıyorum.
Bazı insanlar ya güzeldir ya da başarılı. Bazıları ise hiçtir. Benim gibi bir hiç.
Bunun öfkesini başkalarından çıkarmaktan nefret ediyorum. Oysa tek suçlu ve hatalı benim. Sorun benim. Kendimi sevemiyorum ve ben olmayı beceremiyorum.