Câbir bin Hayyân (721–815) “Maddeyi anlamak, yaratılışı kavramaktır.”
• Kalbe: “İlim, sadece gözle değil; gönülle çözülür.” Câbir bin Hayyân, hem simyacı hem sûfiydi. Onun kalbi, hem deney hem tefekkür ile doluydu.
• Gönülle: “Bir elementin dönüşümü, bir hakikatin sırrıdır.” İmam Cafer es-Sâdık’ın öğrencisiydi. Gönül gözüyle bakıldığında, onun ilmi bir manevi arayıştır.
• Akla: “Kimya, evrenin dilidir.” Asitler, bazlar, damıtma, kristalleştirme gibi yöntemleri sistemleştirdi. İlk laboratuvar düzenini kurdu, deneysel bilimi başlattı. Atom teorisi üzerine düşünceler geliştirdi.
• Bilime: Kitâbü’l-Kimyâ, Kitâbü’l-Zevk, Kitâbü’l-Mîzan gibi eserleriyle modern kimyanın temellerini attı. Yaklaşık 300 eser kaleme aldı. Avrupa’da “Geber” adıyla tanındı, eserleri Latinceye çevrildi. Simya ile kimya arasındaki geçişi sağladı.
• Bilgiye: Câbir bin Hayyân’ın mirası bize şunu öğretir: Gerçek bilgi, hem maddenin hem mananın özüne ulaşır. Onun kalemi, sadece yazmadı; elementleri anlamaya çağırdı.













