-Leyla ile Mecnun (2011-2014)

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from Canada

seen from Malaysia
seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from Australia
seen from United States
seen from United States

seen from Sweden
seen from United States

seen from Canada

seen from Japan

seen from T1

seen from United Kingdom

seen from United States

seen from United States

seen from South Africa
-Leyla ile Mecnun (2011-2014)
Fjaðrárgljúfur, İzlanda;
İzlanda’nın güneydoğusunda bulunan Fjaðrárgljúfur kanyonu dünyanın en güzel yerleri listesinde başa oynayan lokasyonlardan biri. Adeta bir Tolkien kitabından çıkmış gibi görünen Fjaðrárgljúfur, adını söylemekte zorlansanız da bir gittiğinizde bir daha unutamayacağınız doğa harikalarından biri.
Bölgede hiking yapma şansına erişenler ise büyük ihtimalle “tamam ben bu işin yapılabileceği en iyi yeri gördüm huzur içinde hayatıma dönebilirim” deyip muhteşem anılara sahip oluyorlar. Binlerce yıllık erozyonların eseri olan Fjaðrárgljúfur neyse ki şu an epey güvenilir durumda ve uzun zamandır bir toprak kayması vakası görülmemiş.
100 metre derinliğindeki kanyonda yaklaşık iki kilometrelik bir hiking deneyimi yaşanabilir. Nehir kenarında görkemli tepelere bakarak yapacağınız yolculuğun ardından ise yeniden yukarı çıkıp az önce yürüdüğünüz muhteşem manzaraya bakarak günü sonlandırabilirsiniz.
http://www.advenport.com/makale/manzarasiyla-buyuleyen-5-hiking-lokasyonu
Atlantik Kıyılarında Erin Kasırgası’nın Yıkıcı Etkileri Hızla Artıyor
Erin Kasırgası Kuzey Atlantik kıyılarını sarmaya devam ediyor Atlantik kıyılarında etkisini güçlendiren Erin Kasırgası, Orta Atlantik bölgesine yaklaşırken yeniden kuvvet topladı. Kasırganın dış bantları şu anda Kuzey Carolina’nın Outer Banks bölgesine ulaşmış durumda. Valilikten yapılan açıklamalara göre, bu bölge olumsuz hava koşullarına karşı hazırlık yapmaya çağrıldı. Ulusal Hava Durumu…
Toprağın sürdürülebilir kullanımı ve verimlilik
Toprağın sürdürülebilir kullanımı ve verimlilik, tarım, inşaat ve diğer arazi kullanım faaliyetlerinin çevresel etkilerini minimize ederek toprak kaynaklarının uzun vadeli sağlığını korumayı amaçlayan bir yaklaşımdır. Toprak, gıda üretimi ve ekosistem sağlığı için kritik öneme sahip doğal bir kaynaktır. Ancak, aşırı kullanım, kirlenme, erozyon ve iklim değişikliği gibi faktörler, toprak…
Everest Dağı'nın Uzama Sırrı: Himalayalar'daki Erozyonun Rolü
Everest Dağı’nın Uzama Sırrı: UCL Araştırması İngiltere’deki University College London (UCL) uzmanları, 8.849 metre yüksekliğindeki Everest Dağı’nın nasıl uzadığını anlamak için Himalayalar’daki nehirlerin uzun yıllar içerisindeki evrimini inceledi. Bu çarpıcı araştırma, doğanın dinamik yapısını ve yer kabuğunun değişkenliğini gözler önüne seriyor. Araştırmacılar, yaklaşık 89 bin yıl önce…
Toprağın Oluşum Evreleri
Toprağın Oluşum Evreleri
#AnaKayaç, #Bitkiler, #Doğa, #DoğalFaktörler, #Erozyon, #Iklim, #MineralMaddeler, #Olgunlaşma, #OrganikMaddeler, #Parçalanma, #ToprağınEvreleri, #ToprağınOluşumu, #ToprakOluşumu, #ToprakTabakaları, #Yeryüzü https://is.gd/qmL1Lk https://www.tibbivearomatikbitkiler.com/blog/topragin-olusum-evreleri/
Toprağın oluşum evreleri, uzun bir süreçtir ve farklı evrelerden oluşur. Toprağın oluşumu, çeşitli doğal faktörlerin etkisi altında gerçekleşir. Bu faktörler arasında iklim, bitki örtüsü, topoğrafya, ana kayaç, zaman ve insan etkisi yer alır.
İlk olarak, toprağın oluşumunda ana kayaçların parçalanması ile başlar. Ana kayaçların parçalanması doğal ve yapay yollarla gerçekleşebilir. Doğal olarak, rüzgar, su, buz, ısı ve soğuk, kayaçların parçalanmasına neden olur. Yapay olarak ise, insanlar tarafından madencilik, patlatma, inşaat ve yol yapımı işlemleri sırasında kayaçların parçalanması gerçekleşebilir.
Ana Kayaçların Ayrışması: Toprağın oluşumu, kayaların ayrışması ile başlar. Bu ayrışma, fiziksel, kimyasal ve biyolojik yollarla gerçekleşebilir. Fiziksel ayrışma, sıcaklık farklılıkları, suyun donması ve çözülmesi gibi doğal olaylar sonucu gerçekleşir. Kimyasal ayrışma ise, kayaların asit yağmurları, karbonik asit ve diğer kimyasal bileşiklerle etkileşimi sonucu parçalanmasıdır. Biyolojik ayrışma ise, bitkilerin kökleri ve mikroorganizmaların etkisi ile gerçekleşir.
Parçalanan kayaçlar daha sonra diğer doğal faktörlerin etkisiyle küçük parçalara ayrılır. Bu parçalar, toprakta bulunan minerallerin ana kayacı oluştururlar. Bu süreçte, kimyasal reaksiyonlar da gerçekleşir ve ana kayacın mineralleri değişerek toprakta yeni bileşenler oluşturur.
Sonrasında, ana kayacın parçaları zamanla toprakta birikmeye başlar. Bu birikme işlemi, toprak tabakalarının oluşumunu sağlar. Toprak tabakalarının oluşumu, çeşitli faktörlerin etkisiyle değişkenlik gösterir. İklim, bitki örtüsü ve topoğrafya, toprak tabakalarının kalınlığını ve bileşimini belirler.
Toprak Oluşumu: Ana kayaçların ayrışması sonucu ortaya çıkan malzeme, rüzgar, su ve buzun etkisiyle taşınır ve birikir. Bu birikintiler, zaman içinde toprak olarak adlandırılan bir yapıya dönüşür. Toprağın oluşumu, bu birikintilerin miktarına, toprakta bulunan minerallerin cinsine ve organik madde içeriğine bağlı olarak değişebilir.
Toprak Profili Gelişimi: Toprak oluşumu, ana kayaçların ayrışması ve birikintilerin oluşması ile başlar. Ancak, zamanla toprağın farklı tabakalarının oluşumu da gerçekleşir. Bu tabakalar, toprak profili olarak adlandırılır. Toprak profili, genellikle beş ana tabakadan oluşur: organik madde tabakası, humus tabakası, mineral tabakası, kireç taşı tabakası ve ana kayaç.
Toprak Özellikleri: Toprağın özellikleri, toprağın oluşum süreci ve içerdiği mineraller, organik maddeler ve diğer faktörlere bağlıdır. Toprağın pH değeri, toprağın verimliliğini etkileyen en önemli faktörlerden biridir. Ayrıca, toprakta bulunan besin maddeleri, nem oranı, hava akışı ve diğer faktörler de toprağın özelliklerini etkiler.
Son evre, toprağın olgunlaşma evresidir. Bu evre, toprağın fiziksel ve kimyasal özelliklerindeki değişiklikleri kapsar. Toprak, zamanla bitkilerin ve mikroorganizmaların etkisiyle organik madde ve humus ile zenginleşir. Aynı zamanda, minerallerin çözünürlüğü değişerek topraktaki besinlerin miktarını artırır.