Mükemmel bir kitaptı ağzıma sıçtı bitti
seen from China
seen from United States
seen from Netherlands

seen from United States

seen from United Kingdom
seen from China
seen from Sri Lanka
seen from China
seen from Singapore
seen from United Kingdom
seen from Sri Lanka
seen from China
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from China
seen from Germany
seen from Singapore

seen from United States
seen from China
Mükemmel bir kitaptı ağzıma sıçtı bitti
Depremde hayatını kaybeden tüm Vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet yaralılara acil şifalar diliyorum🤲🏻
Rabbim Sen Ülkemizi Vatanımızı 🇹🇷 Memleketimizi Afat’lardan Belalardan Zelzelelerden Koru Ve Muhafaza Eyle . Ya Rabbi Biz Aciz Kullarına Merhamet Eyle Yarabbi (Depremi Rabbimin Afat’ını Hisseden Yaşayan Bütün Ümmeti Muhammede) Rabbim Yardim Eylesin inşAllah🤲🏻🤲🏻
#gecmisolsun Türkiyem 🇹🇷
Deprem, yer sarsıntısı, seizma veya zelzele, yer kabuğunda beklenmedik bir anda ortaya çıkan enerji sonucunda meydana gelen sismik dalgalanmalar ve bu dalgaların yeryüzünü sarsması olayıdır. Geçen sene bugün kimi uykusunda, kimi rüyasında, kimi çocuğunun yanında, kimi hayallerine, kimi ailesine, kimi ise sevdiklerine veda etti. Bu dalgalar sadece yeryüzünü değil yüreğimizi de sarstı. Tekrar aynı acıyı hiç kimsenin yaşamaması dileğiyle geçmiş olsun ve ölen herkesin mekanı cennet olsun. Unutmayın, unutturmayın.😪♾️
🗣️ Beton Çıbanlar
Bahar geliyor
Kökü toprakta kalan ağaçlar çiçeğe durmaya başladı bile
Ağaçların yerine dikilen beton çıbanlar ise çiçeğe durmayı bırakın yer kırıklarının üzerinde duramadıkları için insanların üzerine çökerek baharı karşılamaya başladılar
Yurdun dörtte biri göçük altında!
Kimi altında kaldı o beton çıbanların patlayan kalıntılarının kimi sevdiklerini kaybederek yarım kaldı
Kimileri de yer kırığı tehlikesi olan yurdumuzun başka yerlerinde bu beton çıbanların altında ne zaman kalacağım korkusunu yaşamaya başladı
Çok geçte olsa büyük sorular yeni yeni sorulmaya başlandı
Bu patlayan beton çıbanların altında aslında kim kaldı? Kimler kalacak?
Kim yanıt verecek?
Yok mu bu ülkede yetkisi olan tek bir kişi?
Var mı?
Var mı? Yok mu?
İşine gelince var, işine gelmeyince yok.
Biz hep var olacağız.
Yanlışın, yalanın, hilenin, talanın, sömürünün karşısında olmak için beton çıbanların altında kimse kalmasın diye çiçek gibi itiraz duracağız baharda
] Önder KARAÇAY [
Affettim de ne oldu?Gecesinde seni seviyorumlu cümlelerle uyudum,ertesi sabahında vedanla uyandım.
Ölümle yüz yüze geldiği halde giydiği yeleği ile başını örten Hacı teyzemizi görünce aklıma bir sahabe annemiz geldi. Kendisine evladının ölüm haberi gelince üzgün, yorgun, halsiz bir şekilde apar topar Allah'ın emrine uyarak örtünüp evden çıkar ve ölmüş olan evladına gider. Oradaki kalabalık bu annemizi görünce der ki; "Be kadın evladın ölmüş sen halen yüzünü gözünü örtüp gelmişsin." O iman ehli annemiz oradakilere şöyle cevap verir; "Ben evladımı kaybettim, hayâmı değil."
Ölümle burun buruna geldigi halde tesettürüne Allahın emirlerine uyanlara selam olsun.
Şakir Deniz
Büyükler buyurdular ki; İki “Z” Çoğalırsa üç'üncü “Z” Mutlaka Gelir...
1) “Z” ina
2) “Z”ülüm
3) “Zelzele” Gelir.
Altıncı sual: Zelzele, küre-i arzın içinde inkılâbât-ı madeniyenin neticesi olduğunu ehl-i gaflet işâa edip, adeta tesadüfî ve tabiî ve maksatsız bir hadise nazarıyla bakarlar. Bu hadisenin mânevî esbabını ve neticelerini görmüyorlar, ta ki intibaha gelsinler. Bunların istinad ettiği maddenin bir hakikati var mıdır?
Elcevap: Dalâletten başka hiçbir hakikati yoktur. Çünkü, her sene elli milyondan ziyade münakkaş, muntazam gömlekleri giyen ve değiştiren küre-i arzın üstünde binler envâın birtek nev’i olan, meselâ sinek taifesinden hadsiz efradından birtek ferdin yüzer âzâsından birtek uzvu olan kanadının kast ve irade ve meşiet ve hikmet cilvesine mazhariyeti ve ona lâkayt kalmaması ve başıboş bırakmaması gösteriyor ki, değil hadsiz zîşuurun beşiği ve anası ve mercii ve hâmisi olan koca küre-i arzın ehemmiyetli ef’al ve ahvali, belki hiçbir şeyi cüz’î olsun küllî olsun irade ve ihtiyar ve kasd-ı İlâhî haricinde olmaz. Fakat Kadîr-i Mutlak, hikmetinin muktezasıyla, zahir esbabı tasarrufatına perde ediyor. Zelzeleyi irade ettiği vakit, bazan da bir madeni harekete emredip ateşlendiriyor.
Haydi, madenî inkılâbat dahi olsa, yine emir ve hikmet-i İlâhî ile olur, başka olamaz. Meselâ bir adam bir tüfekle birisini vurdu. Vuran adama hiç bakılmasa, yalnız fişekteki barutun ateş alması noktasına hasr-ı nazar edip biçare maktulün büs bütün hukukunu zayi etmek ne derece belâhet ve divaneliktir.
Aynen öyle de, Kadîr-i Zülcelâlin musahhar bir memuru, belki bir gemisi, bir tayyaresi olan küre-i arzın içinde bulunan ve hikmet ve irade ile iddihar edilen bir bombayı, “Ehl-i gaflet ve tuğyanı uyandırmak için ateşlendir” diye olan emr-i Rabbânîyi unutmak ve tabiata sapmak, hamâkatin en eşneidir.