Anlaşılmaya olan ihtiyaç sevilmeye olan ihtiyaçtan daha güçlüdür. Saf sevgi güven verir ama asla huzur vermez.

seen from Türkiye
seen from United States
seen from Russia
seen from United States
seen from China
seen from Türkiye
seen from China
seen from United States
seen from Hong Kong SAR China
seen from Türkiye

seen from Russia

seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from Germany

seen from Philippines
seen from China
seen from United States
seen from Russia
Anlaşılmaya olan ihtiyaç sevilmeye olan ihtiyaçtan daha güçlüdür. Saf sevgi güven verir ama asla huzur vermez.
Hayat, yaşam, nefes alıp bilinç sahibi olduğumuz bu yer, bu zaman, bu dünya... Ne yapılır sende, ne yapılır seninle...Yaşım oldu 22 arayışım değişmedi hiç. Çocuksun diye kızacak mıyım ilerde kendime? Neden o güzel yaşlarını iyi uğraşlarla harcamadın diyecek miyim? Babam akşam sordu defne sen bu dünyada kendini nereye ait hissediyorsun diye, içimden dedim bende kendime sürekli bu soruyu soruyorum, ağladım, sakladım, bende bilsem. O beynimde dönüp duran buralarda olmalıyım diye düşündüğüm yerlere nasıl geleceğim bir bilsem. Evet çocuğum. Ama çok yeni bir şey öğrendim. Bu hayatta güzel olan hiç bir şey sen çaba göstermediğin sürece senin ayağına gelmiyor. Ben ise o çaba yolunda karşıma çıkan ilk engellerde düşüp ağlıyorum, bu yol çok zor nasıl yapcam diye. Yolun üstünden kuş uçuşu hedefe varmak istiyorum. Ve görünüşe bakış bu mümkün değil. İçimdeki cevheri enerjiyi hissediyorum. Gerçekten başta kendim olmak üzere birilerine iyi gelebilirim. Eğer o kötülere kahrolmak yerine onlarla birlikte nefes alıp aynı zamanda iyi ve anlatmayı becerebilirsem ben gerçekten mutlu bir defne olabilirim. Şu dünyada hiç bir şeye fayda vermediğimi hissetmek o kadar acı ki. Kendime dahi bir faydam yok. Bunun acısı, kendini sevmemek o kadar tiksindirici bir his ki. Farkındayım, bir çok şeyin farkındayım. Bu farkındalık, bu acı duyuş büyük bir nimet aslında. Allah sana bu acıyı veriyorum ki, iyiyi oyna iyi ol diyor. Yapsana. Çevrende alim arayacağına sen bir âlim olsana, birilerine huzur versene. İslami iyi bir şekilde oturtmak gerek. O gönül ve akıl dengesini iyice bir kurmak gerek. Ah ne zor o ikisinin savaşı. Akıl ve gönül. Babamla çok çatışsakda o beni bazen keşfediyor. Sen aşksızsın diyor, herşeyi kontrol altında tutmaya akla uydurmaya çalışıyorsun diyor. Birazcık kalbinle hareket etmeye çalış diyor. Nasıl yapayım, çok ama çok üzülüyorum. Bir şeyler yanlış gider diye hata yaparım diye ödüm kopuyor. Risk almak fıtratıma çok uzak bir hadise. Ne yapalım be defne. Belli işte memnun değilsin kendinden. En azından alabildiğin o küçük hedefleri yapmaya çalışsan ha? Etrafa insanlara topluma bakıp nefes almak çok zor demek yerine bir pencereyi mi itsen. Dünyaya susmaya gelmedim bence. Farkedip susmak bana göre değil. Farkedince anlamayacağını hissettiğim kişiye bile anlatmak istiyorum. Sen busun defne. Önce kendine şifa sonra çevreye. Yapabilirsin. Kalk bi. Sev kendini.
Şehrin içinde yabancı bir madde gibiyim. Şehrin midesini bulandırıyorum. Kustu kusacak beni, az kaldı.
Çileden çıkarıyor kendime duyduğum büsbütün nefret ve merhamet
Sokaklarda kokuşmuş egolar ve para hırsından başka bir şey göremez olduk. Farkındalık duyduğumdan beri yeni insan kazanmak için çok çaba harcamasamda hayatımdakileri kaybetmemek için çabaladım. Ego temelli alınganlıklar yordu.
Sırf insan kaybetmemek adına alınganlıklarını sakladığın insanlar bunu kullandı. Zaten o böyle şeyleri takmazdı ki oldu. Vefakarlık dediğiniz şeyin onlar farkında bile değildi. Aynı şeylere heyecan duymadığın, hayattan beklentinizin benzer şeyler olmayan bu insanlarla sırf bir kaç yıllık tanışıklığın var diye bu kadar elde tutmanın ne anlamı vardı demi. Boğuldukları egolarıyla başabasa bıraksana. Vefa mi kaldı bu zamanda. Hiç senin gönlünü aldılar mı, hep sen gönül aldın. Senin farkında bile değil bu insanlar.
'İnsan' kavramının 'dost' kavramının bir anlamı kalmamış. Onlar sadece seni bedensel olarak tek bırakmayan varlıklarmış. Gönüller hiç bir olmamış ki. Dedim ya dünya kokmuş her yer, herkesin dilinde para kaygısı, entrikalar, dedikodular, bir kaç mal, üst baş süs dillerde. Yorulmadı mı gönlün he? Gittiğini bile farketmeyecek insanlar için, benim yanımda durun diye kollarından asılmanın ne anlamı var? Bırak, git, rahatla.
Rahman'ın merkezde olmadığı her amaç, boş ve anlamsızdır.
Şüphesiz biz size hakkı getirdik, fakat sizin çoğunuz haktan hoşlanmıyorsunuz. Kuran, Zuhruf, 78
Ve Evren'i (göğü) kuvvetimizle biz kurduk. Muhakkik ki onu genişletmekteyiz. (Kuran,Zariyat,47)