Şehrin içinde yabancı bir madde gibiyim. Şehrin midesini bulandırıyorum. Kustu kusacak beni, az kaldı.
Şehir beni de sindirdi, yaşım yirmi üç.
Noah Kahan
wallacepolsom
Show & Tell

#extradirty

Kiana Khansmith
macklin celebrini has autism

shark vs the universe
Three Goblin Art

Kaledo Art
Lint Roller? I Barely Know Her
art blog(derogatory)

tannertan36
Stranger Things

⁂
Xuebing Du

@theartofmadeline

blake kathryn
tumblr dot com
h

❣ Chile in a Photography ❣

seen from Netherlands
seen from United States
seen from Germany
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from Canada

seen from United Kingdom

seen from United Kingdom
seen from Algeria
seen from United States
@gecesakinligi
Şehrin içinde yabancı bir madde gibiyim. Şehrin midesini bulandırıyorum. Kustu kusacak beni, az kaldı.
Şehir beni de sindirdi, yaşım yirmi üç.
Anlaşılmaya olan ihtiyaç sevilmeye olan ihtiyaçtan daha güçlüdür. Saf sevgi güven verir ama asla huzur vermez.
Yok yavru ceylan, yok defne gülü, sevilmek daha önemli, 23 yaşında anladın.
Dostum; bu dünya ciddiye alınacak bir yer değil.
Yalnız inancı olan biriysen eğer, burada aldığımız kararlar, toprağın bizi bağrına aldıktan sonraki süreçte bizi biraz ilgilendirecek gibi.
Hatalıyım. Bir kere de gurur duy be kendinle.
Mahlukat ayrılıkla imtihan edildi ki, kimse Allah'tan başkasıyla sükûnet bulmasın.
İbn Atâullah el-İskenderî
Bir Evlilikten Manzaralar (1973, Ingmar Bergman)
bir ömür törpüsü, dünyalı kerizliği
"henüz yaşanmamış dünyevi deneyimlerin umutla beklenen sınırsızlığı"
Evet, ey genç kabiliyet!...Meydan okumak değil, meydan temizlemek sanatında ilerlemeye bakmalısın!Sen, evvelâ o kadar razı ve hoşnut olduğun kaba nefs kütüğünü devirmeye bak; bunu yapmadan bir çöpü bile deviremezsin!
Necip Fazıl
huzur arayanların hiçbir zaman öyle bir şey bulamayacaklarını öğrendiğim günü hatırlıyorum. aranacak bir huzurun bahanesi olarak asıl huzuru ebediyen kaybetmiştir bunlar. huzur aramıyorum. varolanı koruyorum
huzur arayanların hiçbir zaman öyle bir şey bulamayacaklarını öğrendiğim günü hatırlıyorum. aranacak bir huzurun bahanesi olarak asıl huzuru ebediyen kaybetmiştir bunlar. huzur aramıyorum. varolanı koruyorum
alıştığın bir ağrının yokluğunda ne yapman gerektiğini öğrenemedin.
tebessüm ettim, hüzünlendim.
Bilgece yap. Yani koruyarak, yani için titreyerek, yani yıkılmasın diye. Tutkuyla yap. Sana verilen yaşama gücünü yerinde kullan. Yılmadan, bilgece ve tutkuyla. Önce yap, sonra açıklarsın.
İsmet Özel-Tahrir Vazifeleri
ah be
Sen dosdoğru ol, eğri belasını bulur.
| bir şeyi içinize attığınızda onun orada dallanıp budaklanacağını bilmelisiniz, insanın içi orman olmaya müsaittir.
“kendi içinde o kadar savaş veriyorsun ama kimse sana cesur demiyor.”
Hayat, yaşam, nefes alıp bilinç sahibi olduğumuz bu yer, bu zaman, bu dünya... Ne yapılır sende, ne yapılır seninle...Yaşım oldu 22 arayışım değişmedi hiç. Çocuksun diye kızacak mıyım ilerde kendime? Neden o güzel yaşlarını iyi uğraşlarla harcamadın diyecek miyim? Babam akşam sordu defne sen bu dünyada kendini nereye ait hissediyorsun diye, içimden dedim bende kendime sürekli bu soruyu soruyorum, ağladım, sakladım, bende bilsem. O beynimde dönüp duran buralarda olmalıyım diye düşündüğüm yerlere nasıl geleceğim bir bilsem. Evet çocuğum. Ama çok yeni bir şey öğrendim. Bu hayatta güzel olan hiç bir şey sen çaba göstermediğin sürece senin ayağına gelmiyor. Ben ise o çaba yolunda karşıma çıkan ilk engellerde düşüp ağlıyorum, bu yol çok zor nasıl yapcam diye. Yolun üstünden kuş uçuşu hedefe varmak istiyorum. Ve görünüşe bakış bu mümkün değil. İçimdeki cevheri enerjiyi hissediyorum. Gerçekten başta kendim olmak üzere birilerine iyi gelebilirim. Eğer o kötülere kahrolmak yerine onlarla birlikte nefes alıp aynı zamanda iyi ve anlatmayı becerebilirsem ben gerçekten mutlu bir defne olabilirim. Şu dünyada hiç bir şeye fayda vermediğimi hissetmek o kadar acı ki. Kendime dahi bir faydam yok. Bunun acısı, kendini sevmemek o kadar tiksindirici bir his ki. Farkındayım, bir çok şeyin farkındayım. Bu farkındalık, bu acı duyuş büyük bir nimet aslında. Allah sana bu acıyı veriyorum ki, iyiyi oyna iyi ol diyor. Yapsana. Çevrende alim arayacağına sen bir âlim olsana, birilerine huzur versene. İslami iyi bir şekilde oturtmak gerek. O gönül ve akıl dengesini iyice bir kurmak gerek. Ah ne zor o ikisinin savaşı. Akıl ve gönül. Babamla çok çatışsakda o beni bazen keşfediyor. Sen aşksızsın diyor, herşeyi kontrol altında tutmaya akla uydurmaya çalışıyorsun diyor. Birazcık kalbinle hareket etmeye çalış diyor. Nasıl yapayım, çok ama çok üzülüyorum. Bir şeyler yanlış gider diye hata yaparım diye ödüm kopuyor. Risk almak fıtratıma çok uzak bir hadise. Ne yapalım be defne. Belli işte memnun değilsin kendinden. En azından alabildiğin o küçük hedefleri yapmaya çalışsan ha? Etrafa insanlara topluma bakıp nefes almak çok zor demek yerine bir pencereyi mi itsen. Dünyaya susmaya gelmedim bence. Farkedip susmak bana göre değil. Farkedince anlamayacağını hissettiğim kişiye bile anlatmak istiyorum. Sen busun defne. Önce kendine şifa sonra çevreye. Yapabilirsin. Kalk bi. Sev kendini.