İmamın biri kıraati uzun tutmuş, sultan sıkılmış ve: "Bundan sonra namazı uzatma, her rekatte bir ayet oku!" diyerek sert bir şekilde uyarmış.
İmam, ertesi günü akşam namazında ilk rekatte:وَقاَلُوا رَبَّنَا اِنَّا أَطَعْنَا سَادَتَنَا وَكُبَرَائَنَا فَاَضَلُّونَ السَّبِيلَا
"Rabbimiz, biz yöneticilerimize ve büyüklerimize itaat ettik. Onlar da bizi saptırdı" (Ahzab, 67) ayetini; ikinci rek'atte de:
رَبَّنَا اَتِهِمْ ضِعْفَيْنِ مِنَ العَذَابِ وَالْعَنْهُمْ لَعْنًا كَبِيرًا"Rabbimiz, onlara iki kat azab ver ve çok büyük bir şekilde la'net et" (Ahzab, 68) ayetini zammı sure olarak okudu.
Namazdan sonra sultan, imamın yanına gelerek: "Ey imam, namazı istediğin kadar uzat, bu iki ayet dışındaki ayetlerden de istediğini oku." dedi.
Hikemiyat













