O gece sevgilim, seni öyle çok seviyordum ki, sanki ölecektim
seen from Iraq

seen from Malaysia
seen from Spain
seen from China

seen from United States
seen from Kazakhstan
seen from China

seen from Romania
seen from Japan
seen from Japan

seen from Malaysia

seen from Germany

seen from Japan
seen from China
seen from Sri Lanka

seen from Malaysia
seen from Germany
seen from Netherlands
seen from United States
seen from Türkiye
O gece sevgilim, seni öyle çok seviyordum ki, sanki ölecektim
Sanki güneş kanatlarımın üzerine çarpmış, kanatlarım eriyip sırtıma akmış. Görenler bunu is lekesi sanmış, çürük gök renginde bir şafak kanın bozuk rengine boyanmış. Melekler şeytanların bebeklerini doğurmuş, şeytanlar ellerinde yetim bebeklerle cennetin topraklarından kovulmuş. Adına kötü demişler, öldürülen bütün iyiliklerin.
Canımı çok yakan ama canımı ne kadar yaktığını kimseye göstermediğim o cümleyi kurdum: Sorun değil.
"Seni neden sevdim ben Korhan? Ben seni, beni mahvedeceğini bile bile sevdim ya, ölseydim ben."
"Öyle söyleme."
"Sana aldandım."
"Nurşan."
"Keşke seni bu kadar sevmeseydim."
#günebakan
"Onu öptüm. Canım küstü dudaklarıma.."
🎶: "Gitmesen olmaz mı? Bir ayrılığı daha kaldıramam..."
“Eğer bir oğlun olsaydı, ismi ne olsun isterdin?”
“Ardil”
“Anlamı ne?”
“Yürek ateşi”
“Ardil Alacahan”
“Sen çift isimlisin ya, oğlun da çift isimli olur diye düşünmüştüm hep.”
“Kül anlamına gelen bir isim var mı?”
“Evet”
“Söylemeyecek misin?”
“Arî”
“Ardil Arî Alacahan”
“Kızın olsaydı peki? Adını ne koyardın?”
“Rozerîn”
“Şafağın göründüğü ilk yer, tanyeri”
“Aynı zamanda güneşin barışı ve güneşin doğuşu da demek, değil mi?”
“Nerden biliyorsun?”
“Şafak aslında hem güneşin batışı hem de güneşin doğuşudur. İlk görünen ve son görünen ışık.”
“Evet”
“Öyle”
“Güzel isim”
"Sorun yüzüm mü İs?"
Korhan Arjen Alacahan
“Kızın olsaydı peki? Adını ne koyardın?” diye sordum sessizce.
Gözleri gözlerimde bir dilek gibi yandı söndü.
“Rozerîn,” dedi. “Şafağın göründüğü ilk yer, tanyeri.”
İKİZALEV, 4