Yaşanılan acıların geçeceğini umut ettikçe, dizlerimdeki yaraların kanadığını daha çok anladım.
$LAYYYTER

Discoholic 🪩
taylor price
Today's Document

shark vs the universe

Origami Around
almost home

Kaledo Art
Claire Keane
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
Three Goblin Art

Janaina Medeiros
Xuebing Du
No title available
trying on a metaphor
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
h
No title available
he wasn't even looking at me and he found me

if i look back, i am lost

seen from Türkiye
seen from Netherlands

seen from United States
seen from Malaysia
seen from United States

seen from Malaysia
seen from United States

seen from United Kingdom

seen from United States

seen from United States

seen from South Korea
seen from Canada
seen from United States

seen from South Korea
seen from United States

seen from Malaysia

seen from Malaysia
seen from Poland

seen from United States

seen from Germany
@zehraes
Yaşanılan acıların geçeceğini umut ettikçe, dizlerimdeki yaraların kanadığını daha çok anladım.
"Kaybolmaya çok ihtiyacın var sanıyorsun, ama sen en çok bulunmaya muhtaçsın."
bir zamanlar sarılarak bayramlaştığın kişinin artık mezarına gidip bayramlaşmanın getirdiği o burukluk.. geçmek bilmeyen bir sızı.
Dizlerinin üzerine çöken insanı ilk önce zaaflarından vururlardı ki yeniden ayağa kalkmaya cesareti olmasın.
güneş gökyüzünde yerini aldıysa bütün imkânsızlıklar imkân dahilinde.
Yalnız kalmak isteyen biri için çok fazla yalnızsın.
şaheserlerle dolu bir müzeyim ben
gözlerin kapalı geçtin önümden
insan ölüyorsa acıdan ölür bir gün,
kendine bir daha uğrayamadığından,
koyduğu yerde durmayışındandır
hayatın hatanın dönüşsüz oluşundandır.
hiçbir aşk titremez sonsuza değin,
bütünlüğünü yitirişinden ölür bir mum
ve insan kanatlarından ayrılır bir gün..
•birhan keskin
hiçbir kitap taşıyamaz sırtımızdaki hikâyelerin ağırlığını
"Seni, neden böyle canım çıksa ölü bir denle bile sevmeye devam edecekmişim gibi hissediyorum?"
hayatıma dahil olan hiç kimseyi mutsuzlukla uğurlamadım ben, kendileri mutsuzluğu benim üzerime yıkıp öylece çekip gittiler.
Canımı çok yakan ama canımı ne kadar yaktığını kimseye göstermediğim o cümleyi kurdum: Sorun değil.
eskiden duygularımdan kaçıp yazmaya bırakırdım kendimi. yazınca geçiyor sanırdım. şimdi yazsam da geçmiyor ağlasam da.
ayağım taşa takıldığında o an canım acımadı belki ama ben oturdum babamın ölümüne ağladım.
babamın toprağın altına gömülüşünü izlerken anlamıştım çaresizliğin ne demek olduğunu