Merhamet ve Empati Eksikliği İçimdeki Kırık Kalp
Bazen bu dünyada yaşamanın ağırlığı o kadar ağır geliyor ki, kalbim yoruluyor. İnsanların birbirine karşı gösterdiği soğukluk, kayıtsızlık ve empati eksikliği, her geçen gün içimde biraz daha birikiyor. Birine yardım etmek, birinin acısına dokunmak, başka birinin gözlerinde bir umut aramak istiyorum. Ama her seferinde karşıma çıkan duvarlar beni biraz daha geri çekiyor. Zamanla, içimdeki merhamet tükenmeden, belki de gitmek istiyorum. Zorlamayın, lütfen. Bu dünyada kalbimdeki sevgiyi ve iyiliği taşıyabilmek, bazen yaşamak için en büyük mücadelem haline geliyor.
Gün geçtikçe insanların birbirlerinin acılarına duyarsızlaştığını görmek, beni derinden etkiliyor. Merhamet, empati, insan olmanın en saf ve en değerli halleri, giderek daha fazla kayboluyor. Birçoğumuz, başkalarının duygularını anlamak yerine kendi dünyamıza hapsolmuşken, içimdeki iyilikle ne yapacağımı bilemiyorum. Birini dinlemek, birinin yanında olmak, birinin acısını hafifletmek… Bunlar bana ne kadar doğal, ne kadar insana ait şeyler gibi geliyor. Ama etrafımdaki insanlar bunları kaybetmiş gibi. Yalnız kalıyorum, hem de hiç yalnız kalmak istemediğim kadar.
Bazen düşünmeden edemiyorum: Neden merhametli olmak bu kadar zor? Neden birinin gözlerinde kırılganlık gördüğümüzde, onu korumak yerine daha da kırıyoruz? Ya da en basitinden, neden sadece dinlemiyoruz? İnsanların acılarına duyarsızlaştıkça, kendimizi daha yalnız hissediyoruz. İnsanlık, giderek daha çok birbirine yabancılaşıyor. Yalnızca birer gölge gibi… Bu yalnızlık, içimi burkuyor. Ve o an, kalbimdeki merhamet en derin noktasına kadar ulaşırken, bir an için dünyadan çekilmek istiyorum. “Beni zorlamayın,” diyorum. “Bu kadar iyilik, bu kadar merhamet taşıyan bir kalp, bu dünyada bu kadar yalnız kalmamalı.”
Ama sonra, o kadar kırık da olsam, bir umut ışığı arıyorum. Merhametin, birinin gözlerinde minik bir umut yaratmanın gücünü unutamam. Birinin hayatına dokunmak, ona sadece sevgiyle yaklaşmak, dünyayı değiştirmeye yetmese de, insanı insan yapan şeyin ne olduğunu hatırlatıyor. Belki de bu yüzden gitmek istemiyorum. Çünkü içimdeki bu merhamet, bu sevgi ve şefkat, beni benden daha güçlü yapıyor. O yüzden, kırılmış kalbime rağmen, hala bu dünyada kalmak istiyorum. Başkalarının acılarına dokunarak, bir nebze olsun onların yükünü hafifletebilmek için.
Merhamet tükenmemeli. Belki de bu dünyadaki en büyük mücadele, her şeyin kaybolduğuna inandığımızda bile, kalbimizdeki merhameti koruyabilmekte. Ben, içimdeki o umutla yaşamaya devam edeceğim. Birinin yüreğine dokunarak, belki de dünyayı biraz daha iyi bir yer yapmak için. Beni zorlamayın, ama bana dokunmaktan vazgeçmeyin.