Aşk 101 esprilerine,resimlerine, kesitlerine ve okul olaylarına daha fazla dayanamadım ve izledim artık. Önce önyargılı ve duyduğum bazı şeylerden dolayı izlemiycem demiştim. Hele ramazanda hiç..neyse en azından ramazanı çıkardım da izleyecek bir şey bulamadığımdan hem de şöyle biraz fazla düşünmeyecek çıtır çerez,hafif romantik bir şey istediğimden izledim. İzledim dediysem fazla vaktimi de almadı,bir gecede bitti.
Bu arada kitap olarak bu sıralar "Kurban Tuzağından Kurtulmak" okuyorum ve bunu ilerde de çok duyacaksınız benden,zzaten bana tavsiye edilmişti de onun üstünden bile bir yıl geçmiş ama arada aklıma geliyordu meğer baskısı da pek yok en son eptt avm'de görünce hemen istedim bu sefer daha fazla geç kalmamak için...Gelişi de bir hayli uzun sürdü ama daha kitabın başında olmama rağmen beni çok etkiledi,kesinlikle kendinize ve başkalarına bakış tarzınızı değiştirecek bir kitap birçok insanın okuması gerekiyor bence.. Kitapta kurban tuzağı adında üçlü insan ilişkisinden bahsediyor Kurban-kurtarıcı-zorba o kadar iyi bir tesbit ve örnekler üzerinden o kadar güzel anlatıyor ki; ben evde "işte kurban işte kurtarıcı diye" başladım tespitlerime kardeşime diyerek..Mesela aşk ile acımayı karıştırmadan da bahsediyor kitap,çocukluktan bu yana kurban tuzağında büyüyen biri,kendini acındıracak çünkü bu sayede annesinden şefkat gördü,aynı şeyi de büyünce yapıp bir kurtarıcıyı kendine çekecek,çünkü bunlar birbirlerini de ekstra çekerlermiş. Bu sayede aşk sandıkları şey olacak ama bir süre sonra birbirlerine o ihtiyaçları kalmayınca yani kurtarucu görevini tamamlayınca işte aradaki aşk bitti sanıyorlar ve problemler çıkıyor,günümüzde birçok ilişki de böyle değil mi? Kurtarıcı olmak da marifet değil kendisine olan ihtiyaç bitince bir zorbaya da dönüşüyor ya da bir kurbana..işte böyle bir üçleme sürekli aralarında yer değiştiriyorlar ve bu oyuna devam ediyorlar ne zamanki bu oyunu fark edersin işte o zaman çıkıyorsun ve daha mutlu hayat yaşıyorsun. Filmden nasıl buraya geldin ne alaka diyenler için işte bu noktada bağlıyorum 😅 Sinan her çıktığında işte kurban dedim Işık çıkınca içinde bir kurtarucu var,Kerem bir zorba ama aynı zamanda kurban,Eda yine öyle.. nerdeyse her yerde her sahnede biri kurban biri kurtarıcı oldu gözümde kitapla birlikte izleyince işler böyle gelişti..
Diyeceğim o ki,dizi evet vasat,90ları falan hiç yansıtmıyor,hele okulda öyle şeyler yapılacak ve müdür onları atmayacak falan hiç yansıtmıyor yani...amaaa sıkılmadan izliyorsunuz merak uyandırıyor,müzikleri cidden güzel Sinanın denize bakan arka bankta oturmaları,masaları bayıldım,zaten bilen bilir denize nazır evler zaafım.. Arkadaşlıkları,birbirlerini desteklemeleri..
Ve son olarak genelin Sinan aşkı aksine ben Osmanı daha çok sevdim,o nasıl kıvrak ticari zeka,arkadaşlarını ve ortamı düzenleme,yumuşatma,yemek ısmarlama "ilerde parayı düşünmemek için şimdi parayı düşünme felsefesi ama paran varken hâlâ düşünüyorsan da bağımlı olmuşsun" demesi..Osman ilerde ne oldu gerçekten onu merak ediyorum,bu zeka harcanmış olamaz,ikinci sezonu da bunun için izlerim mesela 😅(inşallah ilerde çıkacak denilen söylentiler doğru değildir)















