KENDİM / Ben.
Annem hep ‘En saklı olan, en göz önünde olandır.’ deyip duruyordu. Bende düşmanlarımdan saklanmak yerine, içlerine sızdım. Beni nerede bulamayacaklarını anladıktan sonra, oradan derhal uzaklaşıp kendime bir sığınak inşa ettim. Sabah oluyor, suretim güneşte usul usul beliriyordu. Sığınağımın duvarına yaslanmış öylece duruyordum. Sarı renk gözümün alabildiği yere kadar her yeri boyayana dek bekledim. Güvende olduğumu hissedene kadar ellerimi duvardan bir an bile ayırmamıştım. Ama artık güvendeydim, ellerimi duvardan ayırarak bacaklarımı yokladım. Benimleydiler ama uyuşmuşlardı. Süzülerek oturdum toprağa, ayaklarımı uzattım. Ellerim acıyordu ve sırtım hala duvarıma yaslıydı. Bugün güneş ne kadar da fazla güneşti. Ayaklarım vücudumdan ilk kez peydah oluyormuşcasına sızlıyordu. Uzun ve soluksuz baktım. Ellerimi topraktan ayırarak bacaklarımı yokladım. Benimleydiler ve sıhhatliydiler. Sırtımı duvardan sökerek toprağa yüzü koyun yattım. Sanıyorum ki yer altında yüzlerce yaratık vardı. Bağırışmalarını duyuyordum, doğaya dönüyordum. Önce dizlerimi kendime doğru çektim, sonra yüzümü dizlerime değdirdim. Temkinli yaklaşımlarla kafamı dizlerimden söktüm. Güneşe döndüm, boy ölçüme yükseldim. Ayaklarım yeryüzüne değiyordu. Gözümü sarı alıyordu, bedenimi dolaşıyordu. Korkacak tek bir an bile kalmamıştı içimde. Ne yürüdüm, ne koştum. Zaferime karşı dimdik durdum.
Ve bir kez daha, kendimle bu denli başarılı bir şekilde başedebildiğim için yaz şarkıları söyledim.










