Забавная серия фотографий “Кэтмен“ по мотивам фильма “Бэтмен (Batman)“
http://amazing-art.ru/post/98414086712
Забавная серия фотографий “Кэтмен“ по мотивам фильма “Бэтмен (Batman)“

seen from United States
seen from Canada
seen from China

seen from United States
seen from Martinique
seen from China

seen from Russia

seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from China

seen from Germany
seen from United States
seen from China
seen from United States
seen from Ireland

seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from China
Забавная серия фотографий “Кэтмен“ по мотивам фильма “Бэтмен (Batman)“
http://amazing-art.ru/post/98414086712
Забавная серия фотографий “Кэтмен“ по мотивам фильма “Бэтмен (Batman)“
ketmen ve digiturk arızaları
ketmen yaz modundan çıkalı, yani bere, yağmurluk, pantolon üçlüsüyle takılalı beri sanki daha az kedisiz. misal dün gece bir gürültüyle kapıya fırladım, aynı hızla geri fırlamam bir oldu. yüzümün beyazı nice aysbergi kıskandırır, gözlerim yuvalarından çıkmak ne demek, dizlerime vuruyor ritmik, korktum ki ne korktum, kapımıza çıkan merdivende birileri. bizimki gibi ıssız apartmanlarda böylesi aksiyon en yüksek alarm derecesine tekabül eder, içeri seslendim, ödüm patladı koş, koş bak koş, ödüm patladı koş... gibisinden kelimeler buketiyle içerideki adamı da korkuttum. sonrası adamın anlatacağı iş: ketmen dijitürk kullanıcısıymış! -ah minel arıza ve onun adamı çatıya çıkartmaları- düşünebiliyor musunuz, evinde ayrı, sokakta bir ordu kedi besleyen, Ahmet Kaya dinleyen, kimseyle konuşmayan ya da buna tenezzül etmeyen, sosisli yemli adamın bile Dijitürkü var. acaba Neyşınıl Coğrafikte izlediklerini mi tatbik ediyor, yoksa o da Kedilere Fısıldayan Adam mı?
ketmen 3
sınav mınav mırnav...
Onun hakkında ketmen 1 ve 2'de yeterince bilgi verdiğimi sanıyorum, fakat yenilemekte ve yinelemekte fayda var: Ketmen apartmanımızın birinci katında kızkardeşiyle birlikte yaşayan hafif münzevi, aşırı evcil ve kedicil bir abi. Kır saçlı, gözlüklü, zayıf. Daha evvel dedim mi bilmiyorum, Sait Sökmen'e benziyor, onun kuru yüzlüsü.
Kış gelince bisiklet yaka bol tişört ve kısa bol şort ikilisinden vazgeçti Ketmen. Tam teşekküllü kıyafetlere geçti. Bahçe kadar kısa bir mesafeye gitse bile beresi başında yani. Terlikler falan da yerini bota bıraktı. Fakat kediler meselesi yaz güncelliğinde. Mama taşımasına alışmıştım da geçen gün bir galon sosis görünce poşetinde sosis yemekten vazgeçtim! varsa maaşı, olduğu gibi kedilere gidiyor!
Eğer siz de alçak katlı, az insanlı bir apartmanda yaşıyorsanız yaşlıların sıklıkla "oh ne güzel, sessiz gürültüsüz olaysız apartman" dediklerini duyarsınız. ve meteorolojiden alınmayan bilgilere göre bahçe kapısını açtığınızda üst katlardan sosisler yağdığına şahit olursunuz. Böyle durumlarda şemsiye kâr etmez, çekilin ve bırakın kediler yemeklerine ulaşsın!
Ketmen, böyle gece yarıları in-çık, bahçede dolaş kedi ara, bul yedir... döngüsünden sıkıldı mı, yoksa hasta mı oldu bilmem, pencereden besleme taktiğinden de vazgeçti, kedileri apartmana yerleştirdi sonunda -ki bu onun tek amacıydı belki de, kediler sonunda başarmışlardı!-. Artık içeride yaşıyor kediler. Giriş kattaki amcanın paspasının üzerindeydi Beyaz, çık dışarı diyerek kapıyı açtım, hafif doğruldu, ama kalkmadı yerinden, çık diyorum dedim, tınmadı. sen bilirsin dedim, merdivene yöneldim, başını kollarına yasladı ve kafasıyla beni takip etti, bu da kim oluyor der gibiydi, sahi, onun gibi sosis yiyen bir kedinin yanında ben kimdim? Söyleyen söylene yukarı çıkarken Ketmen'in kapısının önünde sustum. Pek önemli biri olmasam da canım kıymetliydi.
ketmen 2
peki kimdi bu Ketmen? "bosbol 90lar şortlar, yuvarlak ve geniş yaka tişörtler giyen sarı lacivert renklere gönül vermiş birinci kat komşumuz" gibi görünüyordu. genelde gece gece kedi yedirirken, kedilerin peşinden apartmanın etrafında tavaf ederken yakaladığımız bu garip kişi etrafına ördüğü gizemli atmosferle ona karşı beslediğimiz hisleri yönlendirmek hususundaki maharetini gözler önüne seriyordu.
Sarı, ertesi gün yine apartmandaydı, ki bu kez haddimi biliyordum. yani, Sarı da komşumuzdu. Elbette Ketmen'in himayesindeydi ve benim Ketmenle savaşacak stratejik gücüm, dahası bir Sarı'm yoktu.
Sarı, bu kez nankörlüğün doruklarındaydı; Ketmenlerin alt komşusu, şu bize sürekli şüpheyle bakan, varlığımıza bir türlü alışamamış, dahası kim olduğumuzu aklında tutamayan o balkon amcasının paspasının üstündeydi.
-Sreaaa! diye uyardım onu yine, iyice yerleşmiş olduğundan dolayı rahatsızlığımı bildirmek için değil, Ketmen gelir de seni burada bulursa arıza çıkar diyerek uyarmak içindi bu. ve fakat sesimi duyar duymaz Ketmen bodrum merdiveninin ilk basamağında bitti:
-Sarıı, çık dışarı! dedi. Benim yanımda Sarı'yı satar görünüyordu. Duymazdan geldim, Sarı'ya ayıp olmasından ziyade Sarı'nın Ketmen'i takmamasından dolayı otoritesi sarsılan Ketmenle aynı ortamda bulunmamak için üç katı uçarak çıktım. Fakat bundan sonra işim çok daha zordu. Ya Ketmen otorite ispatı için Sarı'ya bir şey yaparsa... ben de suç ortağı olmaz mıydım?
Tabii ki bir şey yapamazdı ona, zira gündüzleri protest müzik dinlediği de oluyordu. Fakat kendi kendine konuşmaları... Ketmen'in asıl kimliği kedilerin saltanatıyla ilgili araştırmam için çok gerekli bir bilgiydi ve evet, kedilerin saltanatıyla ilgili bir araştırmaya başlamıştım...
ketmen 1
güvenlik zaafı. bahçe kapısı sıkı sıkı kapalıyken apartmanın kapısı ardına kadar açık. demek temizlik var. vakit müslüman saatine göre ikindi, hoş ikindi de yazları ayrı kışları ayrı, her gün ayrı bir zaman diliminde karşımıza çıkıyor. vakit de o kadar mühim değil aslında, kapı açık, bahçenin kedilerinden en belirgin renklisi içeri doğru yabancı olmayan ev sahibimsi adımlarla yürüyor.
- streeek lan şarı! diyorum, insan olan anlar. hani adımları öyle insansı ki, anlaması lazım onun da. yalnızca başını çevirip bakıyor bana. şaşkın bir küçümseme var gözlerinde, eğer kaşları olsaydı kavisli bir şekilde yukarı kalkardı.
- syriaaaa! diye ısrarla seslendiğimde içeri girmiştim. o bana inanmaz gözlerle bakıyordu bana. yere doğru hızlıca horon adımıyla vurunca gideceğini sandım, normal kedilerde işe yarardı. tam adımımı atacakken bodrum kattan -ki o ana kadar apartmanın bir bodrumu olduğundan habersizdim- bir ses tırmandı, merdivenlere sürünerek küflü bir nefes gibi burnumu yaladı:
-Sarıı, buraya gel!
bu Ketmen'in sesiydi... sonrasını hatırlamıyorum, uçarak üçüncü kata çıkmışım...
yazı dizisi... Ketmen...
Pek Yakında.