İlkleri Gerçekleştiren Kişilerle Kısa Bir Sunuş
La Condamine
Charles-Marie de la Condamine, Fransız coğrafyacısı ve botanikçisi, 1701’de Paris’te doğdu. 1774’te aynı yerde öldü.
Fransa’ya ilk kauçuk örneklerini getirdi. La Condamine, Yer meridyeninin bir derecesinin uzunluğunu ölçmek üzere Amerika’ya gönderilmişti. On yıl süren bir ayrılıktan sonra yurduna döndüğünde coğrafyacının Amerika’dan getirdikleri arasında “cahutchu” (kauçuk) dediği garip bir madde vardı. Amerika yerlileri, kauçuk ağacının besisuyundan elde ettikleri bu maddeden yumuşak toplar, su geçirmeyen çizmeler, sıkılınca içi boşalan, şırıngaya benzer, ilginç esnek şişeler ve daha birçok eşya yapıyorlardı! Bu şırınga ağacı Avrupalı bilginleri şaşkına çevirmişti. Bilginler o tarihlerde bu acayip nesneden bugün olduğu gibi büyük ölçüde yararlanılabileceğini akıllarının ucundan bile geçiremezlerdi. Günümüzde hâlâ, Amazon bölgesinde seringueiros denilen işçiler, kauçuk ağaçlarının gövdelerinden sızan süte benzer lateksi büyük bir özenle kaplara toplarlar.
Raleigh
Sir Walter Raleigh. İngiliz devlet adamı ve gemicisi, 1552’ye doğru Hayes’da (Büyük Britanya) doğdu, 1618’de Londra’da öldü. Avrupa’ya pipo içme alışkanlığını getirdi.
İngiltere kraliçesi Elizabeth’in bir numaralı gözdesi olan Sir Walter Raleigh, Kuzey Amerika’ya birçok yolculuk yapmıştı. Bu geziler sırasında Amerika’nın Atlas Okyanusu kıyılarını keşfeden gemici. Virginia kolonisini kurdu. Sir Waiter Raleigh, oralardan dönüşünde İngilizlerin o zamana kadar tanımadıkları değişik bitkileri de ülkesine getirmişti. Bunlar arasında patates ile Kuzey Amerika yerlilerinin bir pipo içine koyup tüttürdükleri sarı tütün de vardı. Londra’da bir akşam Raleigh’in oda hizmetçisi, efendisinin ağzından, burnundan dumanlar çıktığını görünce büyük bir korkuya kapıldı. Telâştan eli ayağı birbirine dolaştı ve ateşi söndürebilmek için çok sevdiği efendisinin yüzüne bir bardak birayı boca etmekten daha iyi bir çare bulamadı. Bu olaydan kısa bir süre sonra da pek çok Londra’lı Hanım ve bey pipo İçmeye başladı.
Ahmet Vefik Paşa
Türk yazarı ve devlet adamı, 1823’te doğdu, 1890’da İstanbul’da öldü. Tanzimat devrinde milliyetçilik ve Türkçülük akımlarının öncüsüdür. İlk defa Türkçeyi Osmanlıcadan ayrı bir dil olarak ele aldı.
1834’te babası Ruhiddin Efendiyle Paris’e giden Ahmet Vefik, öğrenimini orada tamamlamıştı. Yurda döndükten sonra valilik, sadrazamlık gibi önemli görevlerde bulundu. Boş zamanlarını edebiyata ve bilimsel çalışmalara ayıran Paşa, Arapça, Farsça, Fransızca ve İtalyancayı gayet iyi bilirdi. Ayrıca İngilizce, Rusça ve Almancayı da öğrenmişti. Bursa valisiyken Tanzimat tiyatrosunu himâye etmiş ve bu suretle ülkemizde tiyatronun gelişmesine katkıda bulunmuştur. Türk dili üzerinde incelemeler yapan Ahmet Vefik Paşa «Lehçe-i Osman!» adlı iki bölümlük bir lügat hazırlamıştır. Bu eserin birinci bölümünde Türkçe kelimeler, İkincisinde de Osmanlıcada kullanılan Arapça ve Farsça sözcükler yer alır. Moliere’in birçok piyesini dilimize çeviren Ahmet Vefik Paşa, bizde ilk uyarlamayı yapan yazardır.










