Hammadde
‘Hammadde’nin sonunda yer alan “ek”te Jörg Fauser, kendisiyle yapılan bir söyleşide açıkça “yazmak istiyordum” diye söze girer ve “insanın işten sonra çalışma masasının başına geçebileceği burjuva bir yaşama sahip olmayı beceremedim,” der. Buradan da anlaşılacağı üzere, uzun süre İstanbul ve Londra’da da yaşayan ve ağır işlerde çalışan Fauser “yaşarken” yazanlardan. Biraz alay ettiği beat kuşağıyla benzer biçimde yazıyor o yüzden. Ama onların çok zaman ihmal ettikleri, işin “kurgu” kısmının taş gibi bir örneğini vererk yazıyor, Bilhassa ‘Hammadde’ bunun en iyi örneği. “Burjuva bir yaşama” sahip olmayan Fauser, soğuk savaşın sıcak günlerinde 60’lar sonu Avrupa’sında bir “entelektüel”in romanını yazıyor. Bir tarafta Vietnam savaşının diğer tarafta “devrim beklentili” özgürlük hareketlerinin yaşandığı yıllar. Ucuz ve kaliteli uyuşturucu peşindeki hippiler, junky’ler, beatnikler için bir “şark bahçesi”, ajanlar için gizli karargâh gibi görülen 1968 İstanbul’unun karanlık Tophane, Karaköy, Cağaloğlu, Galata gibi semtlerinde yaşanan fakir ama mutlu günler. Sadece “yazmanın” peşindeki Harry Galb’in mutlu günleri bir polis operasyonuyla sona erer ve Harry cennetten kovulup Almanya’ya geri döner... Doğu’daki kafası dumanlı günlerden sonra birbirinden kalabalık ortamlarda siyaset ve feslefe tartışmalarının, gizli uyuşturucu alışverişlerinin, sanat ve edebiyat uğruna çekilen çilelerin, kafası kıyak gecelerin art arda yaşandığı Almanya’daki gençlik yıllarının hikâyesini yazıyor Fauser, kahramanı Harry aracılığıyla... Bambaşka bir “kendini gerçekleştirme” anlatısı ‘Hammadde’. 1987’de bir trafik kazasında ölen Fauser’in Sel Yayıncılık tarafından yayımlanan kült kitabını Levent Konca Türkçeye çevirdi.
[Hammadde / Jörg Fauser / Çev.: Levent Konca / Sel Yayıncılık / Roman]















