YEŞİLÇAMIMIZIN "MAHMUT HOCASI" ÜSTAD MÜNİR ÖZKUL'UN ARAMIZDAN AYRILIŞININ 7.YILINDA SEVGİ VE SAYGIYLA ANIYORUM ♾️
seen from United States
seen from Chile
seen from Russia
seen from Malaysia
seen from United States
seen from United States

seen from Canada

seen from United States
seen from Australia

seen from United States
seen from Austria

seen from Malaysia
seen from China
seen from United Kingdom

seen from Malaysia
seen from United States

seen from Canada

seen from Malaysia

seen from United States

seen from United States
YEŞİLÇAMIMIZIN "MAHMUT HOCASI" ÜSTAD MÜNİR ÖZKUL'UN ARAMIZDAN AYRILIŞININ 7.YILINDA SEVGİ VE SAYGIYLA ANIYORUM ♾️
Bu ülkenin başına gelmiş en güzel şeylerden biriydi Münir Özkul. Oynadığı tüm karakterler ölümsüzdür. Fakat beni en derinden etkilediği rol kesinlikle Sucu Rızadır. Bugün büyük ustanın doğum günü. Saygıyla ve özlemle 🙏
15 Ağustos 1925 - 5 Ocak 2018
Okul
Okul sadece dört yanı duvarla çevrili, tepesinde dam olan yer değildir. Okul her yerdir. Sırasında bir orman, sırasında dağ başı... Öğrenimin, bilginin var olduğu her yer okuldur. Yaşamayı, mücadele etmeyi, doğa ile savaşmayı öğrenirsiniz. Bilgili olmayı, en önemlisi kendinize karşı saygıyı öğrenirsiniz. Bu saydıklarım eğer bir okulda yoksa, orada sadece bir taş yığını vardır...
Başta Mahmut Hoca, Yaşar Usta olmak üzere sayamadığımız bir çok unutulmaz rollerde hafızalarımıza kazınan Yeşilçam'ın efsanesi Münir Özkul, 93 yaşında yaşamını yitirdi. Mekanı cennet olsun.
Hababam Sınıfı
15 Ağustos 1925 - 5 Ocak 2018
Saygı ve Hürmetle…
Büyük usta Münir Özkul 93 yaşında hayata gözlerini yumdu. Saygı ve sevgiyle anıyoruz.. Münir Özkul’a meşhur mologoğu ile veda ediyoruz...
“Bak beyim, sana iki çift lafım var.
Koskoca adamsın. Paran var, pulun var, her şeyin var. Binlerce kişi çalışıyor emrinde.
Yakışır mı sana ekmekle oynamak? Yakışır mı bunca günahsızı, çoluğu çocuğu, karda kışta sokağa atmak, aç bırakmak?
Ama nasıl yakışmasın! Sen değil misin öz kızına bile acımayan, bir damlacık saadeti çok gören!
Anlamıyor musun beyim, bu çocuklar birbirini seviyor...
Ama ben boşuna konuşuyorum. Sevgiyi tanımayan adama, sevgiyi anlatmaya çalışıyorum.
Seeen, büyük patron, milyarder, para babası, fabrikalar sahibi Saim Bey!..
Sen mi büyüksün?..
Hayır, ben büyüğüm!
Beeen, Yaşar usta!
Sen benim yanımda bir hiçsin, anlıyor musun, bir hiç! Gözümde pul kadar bile değerin yok!
Ama şunu iyi bil: Ne oğluma ne de gelinime hiçbir şey yapamayacaksın.
Yıkamayacaksın, dağıtamayacaksın, mağlup edemeyeceksin bizi.
Çünkü biz birbirimize parayla pulla değil, sevgiyle bağlıyız. Bizler birbirimizi seviyoruz.
Biz bir aileyiz. Biz güzel bir aileyiz.
Bunu yıkmaya senin gücün yeter mi sanıyorsun?
Dokunma artık aileme! Dokunma çocuklarıma! Dokunma oğluma! Dokunma gelinime!
Eğer onların kılına zarar gelirse, ben, ömründe bir karıncayı bile incitmemiş olan ben, Yaşar Usta, hiç düşünmeden çeker vururum seni!
Anlıyor musun, vururum ve dönüp arkama bakmam bile!..”