Tevekkeli: Boşuna, boş yere, sebepsiz, mesnetsiz, gelişigüzel.
Pestenkerani: Önemsiz, değersiz.
Tumturak: Gösteriş, İhtişam.
Nâmütenâhi: Sonsuz. Nihayeti olmayan.
Tahammülfersâ: Dayanılmaz. Çekilmez.
Fevkalbeşer: Üstün nitelikli insan.
Mülhem: Gönlüne doğmuş. İlham olmuş.
Lâyetezelzel: Sarsılmaz. Yanılmaz.
Sarfınazar: Vazgeçme. Görmezden gelme.
Safderun: Kalbi temiz olduğu için kolayca aldanabilen.
Bilâkaydüşart: Kayıtsız şartsız, hiçbir kısıtlama olmadan.
Deryâdil: Anlayışlı. Her şeyi hoş karşılayan.
Münzevî: İnsanlarla görüşmeyen, bir köşeye çekilmiş. Yalnız kalmayı seven kişi.
Hicran: Birinden veya bir yerden ayrılmak, uzaklaşmak. Ayrılığın sebep olduğu onulmaz acı.
Sukûtuhayal: Düş kırıklığı.
Müşkülpesent: Detaycı, zor beğenen, titiz.
Muâşaka: Karşılıklı aşk. Sevişme. Âşıktaşlık.
Şekerrenk: Araya soğukluk girmiş, bozulmuş, kötü giden dostluk ilişkisi.
Tahayyül: İmgeleme, zihinde canlandırma, gözünün önüne getirme.
Müphem: Sınırları belli olmayan, belirsiz, ne olduğu net olarak anlaşılamayan.
Lâlüebkem: Şaşkınlıktan dili tutulmuş. Konuşamaz hale gelmiş.
Hemdem: Samimi dost. En yakın arkadaş. Canciğer arkadaş.
Elim: Acı veren. Çok üzücü. Yürek yakan.
Hemdert: Aynı derdi paylaşan. Dert ortağı.
Keenlemyekün: Hiç olmamış gibi, yokmuş gibi, söylenmemiş gibi.
Dilhun: İçi kan ağlayan. Büyük bir üzüntü içinde olan.
Tefeyyüz: Manevi olarak ilerleme, gelişme, verimlenme veya aydınlanma.
Berceste: Seçilmiş. Güzel. Değeri yüksek.
Canhıraş: Yürek parçalayan. Dayanılmayacak derecede keder veren.
Lâyetezelzel: sarsılmaz / güvenilir.
Sarfınazar: saymama, dikkate almama, vazgeçme
Girift: Karmaşık. Karışık. İç içe girmiş. Birbirine dolanmış.
Hissikablelvuku: Bir olayı veya durumu olmadan önce önceden hissetme, içine doğma durumu.
Ehvenişer: Kötü olan şeyler arasında daha az kötü olanı. Kötünün iyisi.
Vaveyla: Herhangi bir olay karşısında vuku bulan şaşkınlık ya da acının sebep olduğu çığlıklar.
Münhasır: Yalnızca bir kişiye, bir şeye veya bir duruma ait olan, özgü.
Perdebîrun: Açık saçık konuşan, utanması olmayan, edep yoksunu, terbiyeden nasibini almamış.
Şikemperver: Boğazına düşkün, yemek yemeyi seven, yemek yerken zevk alan.
Mütereddit: Kararsız, ne yapacağını bilemez halde olan, şüphe içinde bulunan.
Merdümgiriz: Kalabalığı sevmeyen, insanlardan kaçan, kendini toplumdan izole eden.
Perestiş: Taparcasına, delicesine sevmek.














