Necip Fazıl, Başbuğ Velilerden

seen from United States

seen from Germany
seen from United States
seen from Iraq
seen from Bulgaria

seen from Germany
seen from China

seen from Belarus
seen from Türkiye

seen from Germany

seen from Germany

seen from Australia
seen from Bulgaria

seen from Malaysia
seen from Germany

seen from Malaysia
seen from Germany
seen from China
seen from United Kingdom
seen from United States
Necip Fazıl, Başbuğ Velilerden
İnsanda yok ise 'Edep' neylesin medrese, mektep! Okusa Alim olsa yine merkep, yine merkep..!
- Necip Fazıl Kısakürek
Hazret-i Ali buyurmuştur ki: “Allah’ü Teâlâ’ya ilimsiz ibâdet eden kimse, değirmene bağlı merkep gibidir. Gün boyunca yürür fakat hep aynı yerindedir.”
Câhil de böyledir. Cehâletle, Allah’ü Teâlâ’ya çok çok ibâdet eder. Fakat bu ibâdeti, onun Allah indinde yakınlığını arttırmaz. Bazen kul çok ibâdet yapar, fakat câhil olduğundan ibâdeti emre uygun olarak yapamaz, dolayısıyle boşu boşuna yorulmuş, meşakkat ve zahmet çekmiş olur. Bir iş, ancak emir olunduğu şekilde yapılırsa, ibâdet olur. Bu da ancak ilimle bilinir. Peygamber Efendimiz; “İlim öğrenmek, her kadın ve erkek müslümana farzdır” buyurdu. Bu, sahibinin îmânını, tevhîdini, amelini sahih kılan, mutlaka bilmesi lâzım olan ilim, ilm-i hâl bilgisidir. İnsanı tevhîde ulaştırmayan her ilim bâtıldır. Bu sebeple, ibâdetlerin ancak ilimle doğru yapılabileceği anlaşılmaktadır.
İbâdetlerden lezzet alamamanın sebeplerinden biri de haram ve şüpheli yemeklerdir. Eğer yenilen lokma şüpheli ise, ondan; hırs, şehvet, hased, adâvet, düşmanlık ve riyâ doğar. Büyüklerimiz buyurdular ki: “Kim şüpheli bir şey yerse, Allah’ü Teâlâ’ya giden yolu doğru olarak bulamaz. Kim haram yerse, kendisine o yol kapanır. Kim yemede isrâf ederse, kalbi kararır. Kim Allah’ü Teâlâ’dan gâfil olarak yerse, kalbine kasvet gelir. O zaman ömrü boyunca yaptıkları boşa gider.”
Abdullâh-ı İsfehânî (Kutbüddîn-i İsfehbezî)
Atatürk ve Çiftçi
“Atatürk, Dinlenmek İçin Gittiği İstanbul’daki Florya Köşkünden, Yanında Yalnızca Şoförü ile Küçükçekmece’ye doğru giderken Tarlasında Sabanla Çift Süren Bir Çiftçi Görür. Çiftçinin Sabanında Koşulu Olan Öküzün Yanında, Koşulu Bir de Merkep Vardır. Şoförüne;
— Arabayı Durdur, Der.
Arabadan İner. Tarlaya Doğru yürür. Çiftçi Kendisine Doğru Geleni Görmüştür. Sabanında Koşulu Olan Öküzü ve Merkebi…
View On WordPress
Bedenin, ruhunun bindigi bir merkeptir… Adam gibi binersen ahire gideceksin İşi merkebe bırakırsan ahıra gideceksin…
İnsanda yok ise 'edep' neylesin medrese mektep! Okusa alim olsa yine Merkep, yine Merkep!!
"kalemle yazasım geldi/içimden tambur ve bendir sesleri yükselirken zılgıtlarla/anadoluda bir çocuk doğdu" Uğur Türk, Sanki Uyanacakmışçasına Değil adlı şiiriyle Merkep Mektebi'nde.
http://www.facebook.com/pages/Merkep-Mektebi/209190295804826?ref=tn_tnmn