Mertcan, can evlat, yakışıklı oğul, güzel çocuk, minik kalp...Allah rahmet eylesin. Fotoğraflarına baktıkça içim acıyor be çocuk. Baktıkça gözüm yaşarıyor, utanıyorum bir yandan. Ve tebessüm edebiliyorsun yine de fotoğraflarında. Aklıma ölü bedeni kıyıya vuran Aylan bebek geliyor biliyor musun ki ben o olaydan sonra yazmaya başlamıştım. Leyla'yı getiriyorsun sonra aklıma, sonra Eylül'ü. Anne diyor ki ben mahkemeye başvurdum ama babayı benden önce eve gönderdiler. Yani bir vatandaş olarak düşünüyorum. Tecavüz, istismar şiddet, cinayet her türlü olayda sanırsın ülkedeki mahkemelerin görevi faillere nasıl daha az ceza verebiliriz ya da nasıl hiç ceza vermeden kurtarabiliriz!!! Aklım şaşıyor, hani hukuk mezunu filan değilim olmak da gerekiyor mu bu yorumu yapmak için bilmiyorum da hakikaten nutkum tutuluyor. Kanunlar kimi korumak için var, mağdur kim ve neden asıl mağdurlar öteleniyor? Hakim yani hüküm veren, mahkeme yani muhakemeden gelen isimler neden bu sıfatlarını kullanamıyor. Ateş düştüğü yeri yakar diyorlar ya, bence mahkemelerde bu geçerli olmamalı dostlar. Ateş orada adalet dağıtacak, kalem kıracak zatların da yüreğine düşmeli. Nesnel yargıla tamam, ama senin yorum hakkın da var biliyorum. Şimdi Mertcan'ın zalim babasına iyi hal kullanılır mı, iyi hal bu işin neresinde. Öldürülen hangi çocuğun vakasında iyi hal olabilir. Çocuğun her fotoğrafında gözleri mor, bariz mor. Suçlamıyorum ama öğretmeni görmez mi bunu, eş dost görmez mi, ya görseniz engel olacaksınız ve Mertcan yaşayacak! Kimisi anne baba olabilmek hasretiyle tüm servetini harcar, kimisi de böyle en yüce serveti olan evladını harcar. Nasıl bir merhametsizlik, nasıl bir kalpsizlik, ne tür bir vicdan. Bu nasıl ülke, bu nasıl bir gündem. İçim acıyor Mertcan, ruhun şad olsun evlat... İnsanların insanca olmasını diliyordum. Yaşamasını en çok da çocukların. Ve ilk defa bu kadar cılızdı umudumun sesi... #Mertcan https://www.instagram.com/p/BsS3mO0n1HLGQqdRqwfO2ytccBuq8jpnUQbLHg0/?utm_source=ig_tumblr_share&igshid=12d9mx7yyg7bb