Tarih boyunca erkeğin kadını koruduğu söylendi. Sahi, erkek kadını kime karşı koruyordu...
Nazım Hikmet

seen from United States
seen from Spain

seen from United States
seen from Canada

seen from Germany
seen from Sweden

seen from United States
seen from China
seen from United States

seen from Maldives
seen from China
seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from Maldives
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from Germany
seen from Germany
Tarih boyunca erkeğin kadını koruduğu söylendi. Sahi, erkek kadını kime karşı koruyordu...
Nazım Hikmet
őszintén, fogalmam sincs, hogy mi vonz benned ennyire . . .
Bir İnsanı Unutmak Zorunda Kaldın Mı Hiç!!
Hiç, bir insanı unutmak,
Bir insandan vazgeçmek,
Bir insanı hayatından sonsuza kadar çıkartmak zorunda
Kaldın mı hiç?
Hani ölmüş gibi,
Hani uzatsan da elini tutamayacağını bilmek gibi,
Her an kapından içeri gülümseyerek gireceğini bekleyip
Ama aslında hiç gelemeyeceğini de bilmen gibi.
Ne zor şey değil mi ölmediğini bilmek,
Ama ölmüş gibi ulaşılmaz olması artık o insanın sana,
Ne kadar katlanılmaz bir gerçek değil mi
Sen hâlâ bu kadar sevgili iken?
Özlemek,
Bu kadar özlemek,
Etini kemiğini yakarcasına özlemek…
Çok kötü değil mi?
Bu kadar özleyip onu görememek,
Ona dokunamamak,
Onu işitememek,
Artık sonunun “Pi” hali değil mi? Biliyorsun değil mi?
Ne kadar umutsuz bir arayıştır o,
Kalabalık caddede geçen binlerce yüze bakmak
Belki bir kez daha görebilmek için o yüzü,
Belki biraz önce geçti bu kaldırımdan diye düşünmek,
Belki şu an arkamda yürüyen insanların içinde bir yerde demek,
Belki şu an üzerimdedir gözleri diye paranoyalar yaşamak,
Ne zordur değil mi?
Ne kadar eritir insanı farketmeden.
Sen de biliyorsun değil mi bunları?
Bir sinema koltuğunda sen de iki kişi gibi oturdun mu hiç?
Hiç iki kişi gibi zevk aldın mı bir konserden yalnız başına?
Güzel bir kafe keşfettiğinde,
Güzel bir film seyrettiğinde,
Güzel bir şarkı dinlediğinde,
Güzellikleri oranında eksik kaldıklarını hissettin mi
paylaşamadığın için onunla.
Bir barın kalabalığında hiç yarım vücudunla sallandın mı ortada?
Hiç iki kişilik beyninle yarım insan olabildin mi?
Baktığında aynana sadece yüzünün bir yarısını gördüğün oldu mu hiç?
Sana hayatındaki en büyük yoksunluğu yaşatandan nefret edemediğin zamanlar oldu mu hiç?
Gözünün içine baka baka kolunu, bacağını kesen bir insanın yüzüne
Sevgi dolu bir gülümseme ile bakabildiğin zamanlar oldu mu hiç?
Hayatta inandığın bütün değerlerini altüst eden birisine aşk şiirleri yazabildin mi?
Onu içinde korumanın seni yok etmek olduğu zamanlara feda oldun mu hiç?
İçinde ağlayan çocuğa umut şarkıları söyleyemediğin,
Özlemini,
Susuzluğunu,
Açlığını gideremediğin zamanlar oldu mu hiç?
Kanayan yarasını gördüğün,
Ama merhem olamadığın zamanlar.
Gücünün,
Hani o tanrısal gücünün,
Bir çocuğun ağlamasını susturamayacak kadar olduğunu gördüğün zamanlar oldu mu hiç?
Hiç,
Hiç,
Hiç,
Bir hiç…
Note to self: Stop overthinking everything. It will all be okay in the end.
Kendime not: Her şeyi fazla düşünmeyi bırak. Sonunda her şey yoluna girecek.
Okay, i'mma say it. They're going to a protest tomorrow. Where it'll be loud and where there will be lots of people. Both are things matteo canonically isn't good at. Idk where i'm going with this but the demo tomorrow won't be chill imo
miafasz mivan? mi történik?
Ha már láttad, mi a retkes, kibaszott, kurva életbe nem tudsz válaszolni?