yağmur seni, rüzgar seni, akşam seni bekler
gelmezsen eğer mevsimi nereden bilecekler
faruk nafiz çamlıbel - han duvarları

seen from Malaysia
seen from Russia
seen from Germany
seen from Malaysia
seen from Germany
seen from Türkiye

seen from China
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from Romania
seen from China

seen from Malaysia
seen from France

seen from Malaysia

seen from Italy
seen from China
seen from Russia

seen from United States
seen from Uzbekistan
yağmur seni, rüzgar seni, akşam seni bekler
gelmezsen eğer mevsimi nereden bilecekler
faruk nafiz çamlıbel - han duvarları
İhsan Oktay Anar Külliyatı - 2024
Türkiye’de İhsan Oktay Anar ve külliyatı denilince akla gelen, bu üstada dair ülkede en çok yazıyı yazan blog bu blogdur. Google’a “İhsan Oktay Anar Külliyatı” yazdığınızda yazarın resmi künye sayfasından sonra ilk sırada benim taa 2017 yılında yazdığım şu yazı çıkıyor. Bu yazıyı yazdığım günden bu yana, altı yıldan daha uzun bir süre geçti. Yazıyı yazdığım tarihte, kütüphanemde bulunan tüm…
View On WordPress
Müzik
do re mi
a b c
ses bir ki!
Kimileri için sanat, kimileri için eğlence, kimileri içinse uzak durulması gereken boş heves. Çok çeşitli tanımlar, fikirler, yaklaşımlar var. Tam da bu nedenle bir fenomenden bahsediyoruz: Müzik.
TDK sözlüğe baktığımızda, “Birtakım duygu ve düşünceleri belli kurallar çerçevesinde uyumlu seslerle anlatma sanatı, musiki” şeklinde açıklanmış. Kelime Fransızca kökenli. Biraz geriye gidersek Arapça kökenli musikiye, daha geride Yunanca kökenli müz’e rastlıyoruz. Hepsi benzer seslerden türemiş gözüküyor. Türkçede bu anlama en yakın farklı kelime, nağme.
Yunan mitolojisinde esin perileri anlamına gelen muse sözcüğü Türkçeye Müz'ler olarak geçmiş; müzik kelimesi bu açıdan, “Müz'e ait, Müz'e yaraşır bir sanat” anlamına geliyor. Müz'ler, dans ederek ve şarkılar söyleyerek hastaları iyileştirir ve iç karartıcı düşünceleri uzaklaştırır. (Vikipedi¹)
Zamanla bu yaklaşımlar müzik terapisi ve müzik psikolojisi gibi adlarla pozitif bilimde yer almaya başlamış.
Günümüz teknoloji ortamına baktığımızda müziği çok farklı açılardan analiz edebileceğimizi görüyoruz. Akıllı cihazlarda kullanımı yaygın olan bazı uygulamalar kişilerin müzik dinleme alışkanlıklarına ilişkin (ses ve duygu niteliklerini etiketleyen) verileri depoluyor. Kalp hızı ve cilt tepkisi gibi fizyolojik ölçümleri kaydedebilen giyilebilir cihazlar (örneğin saatler, kulaklıklar), kişinin anbean etkinliğini, konumunu, ruh halini ve sosyalliğini izleyen mobil teknolojiler, anket araçları, dijital ayak izleri. Cihazlar pek çok ölçümle birlikte biyopsikososyal ölçümleri bir dakikadan kısa bir sürede tespit ediyor. Bu teknolojileri birleştirilerek müzik psikolojisine dair yepyeni sonuçlar elde edebilmek için araştırmalar yapılıyor. Büyük müzik verileri (big data), müziğin davranışları ve sağlığı nasıl değiştirdiğini bilimsel olarak haritalayabilir, tıp alanında yeni tedavi yöntemlerini ortaya çıkarabilir.²
Sağlıklı kişilerin küçük bir yüzdesi müziği zevkli bulmuyor, bu durum “müzikal anhedoni” olarak biliniyor. Araştırmalar, kişinin müzikle ilgili etkinliklerinde görev alan belirli sinir yollarının varlığına işaret ediyor.³
Yani müziğin tıbbi anlamda etkileri halen keşfedilmeye devam ediyor.
Ses fiziği: Titreşim ve basınç
Ses psikolojisi: Oluşan sesin özelliklerinin algılanması
İşitme duygusu çevredeki verileri (bilgileri) sağlarken, merkezi sinir sistemi de işin içinde aktif rol alıyor.⁴
Dil ve müzik etkileşimi, dilbilim alanında da araştırılan bağlamlardan biridir.
Gelecekte müzik
“Türe özel müzik.” Müzisyen Janet Marlow çok farklı bir izleyici kitlesine sahip: Evcil hayvanlar. Marlow, 20 yıl önce evcil hayvanlarını müzikle sakinleştirebileceğini fark ettikten sonra hayvanlar için müzik yapmaya başladı. 150 beste üretti. (businessinsider, Katie Navarra 11.12.2021)
Bir hayvan sağlığı merkezinin müdürü olan Sarah Ruess, atların yaklaşık yüzde 80’inde ülser bulunduğunu, tedavi masraflarının binlerce dolara ulaştığını, müzikle terapi yöntemiyle olumlu sonuçlar almayı umduklarını söylüyor.
Fotoğraf kaynağı: equusmagazine
Marlow, hayvanların müziği duymasının insanlardan çok farklı olduğunu, müziği bütünüyle duyduklarını ve bir saniye içinde davranışsal tepkiye karar verebildiklerini, insanların analitik, atların fiziksel karşılık verdiklerini anlatıyor. Müzik yapmanın çikolatalı kek pişirmeye benzediğini söylüyor. "Klasik müziğin sıkıcı olduğunu düşünen insanlar, bunun hayvanları sakinleştirdiğini sanıyor, bu doğru değil.” Seçilen her ses, her hayvanın tam işitme (desibel) aralığı içinde olmalı. (a.g.e.)
Atları sakinleştiren beste:
Yapay zeka
Zeki Müren’den Adele’in bir şarkısını veya Frank Sinatra'dan Britney Spears’in Toxic şarkısını dinlemek ister miydiniz? Yapay zeka ile bu “mümkün”.
Eğitimde
Araştırmalar, müzik yapmanın ve dinlemenin çocukların özgüvenini ve sosyal becerilerini artırmaya, küçük çocukların okula odaklanmasına yardımcı olabileceğini gösteriyor.
Müzik telaffuzu ve ezberlemeyi geliştirir. Bazı kurallar şarkı sözleri içine serpiştirilerek öğrenme sağlanabilir. Hafıza tekniği olarak kullanılabilir. Hayal gücünü artırabilir. Çocuklar kendi şarkısını üretebilir. Sosyalliği artırıcı oyunlar haline getirilebilir; örneğin kartlara her şarkı için bir şekil çizilerek rastgele seçilen şekillerle şarkılar eşleştirilebilir. Hem dikkat artırıcı hem de resmetme yeteneğini geliştirici bir aktivite olarak, her enstrüman bir renkle eşleştirilip müzik çalarken enstrümana uygun renklerle resimler çizilebilir. Ritim çalışmalarıyla motor ve zihinsel becerilerin gelişmesine destek olunabilir. Dikkat gerektiren bazı işlerde arka plan (fon) müziği kullanılarak odaklanma artırılabilir. (motherly)
Ninni söylemek erken dil gelişimini uyarır. Müzik, çocukların konuşulan dili uygulamalarına yardımcı olur, cümleleri duyar, bağlantılar geliştirmeye başlarlar. Müzik, okumayı öğrenmenin çok önemli bir parçası olan dinleme becerilerini geliştirmeye yardımcı olur. Küçük yaşta bir müzik aleti öğrenen çocuklar, beynin sol ve sağ yarım küreleri arasında bağlantılar kurar. Müzik, bilginin işlenmesinden ve alınmasından sorumlu olan beynin gri maddesinin gelişmesine yardımcı olur. (a.g.e.)
Şu açılardan da müzik dikkat çekici bir araçtır:
Öğrenme disiplini
Uyum
Birlikte çalışabilme
Sınırları fark etme
Kompoze etme
Kendini ifade
Bir iletişim şekli: ses kullanımı
Paylaşma
Sunum
Armoni hissi ve ilgili melodik gelişim, basit matematikle anlaşılabilen fiziksel ilkelere dayanıyor. Bilim insanı olmayanlara, fizik, matematik ve mühendislik öğretmek için bir araç olarak müziğin kullanılması tartışılıyor. “Müziğin temelinde fizik yatıyor.”⁵
Stanford Üniversitesi Müzik ve Akustikte Bilgisayar Araştırmaları Merkezi, bir doktora programına, Elektrik, Makine gibi mühendislik ve psikoloji öğrencilerini davet ediyor.
Yani kariyer açısından baktığımızda, illa müzisyen olmak gerekmiyor, matematikçi, bilişimci veya sosyal bilimci olarak pekala bu alanda çalışabilirsiniz.
Duygusal modülasyon yaparak bir mesajı müzikle (besteyle, tınıyla) kolayca iletmek ve “öğretmek” mümkündür. Bu özellik (duygudaşlık da diyebiliriz) eğitim ve öğretimde olumlu şekilde kullanılabilmektedir. Örneğin milli marşlar, takım marşları, çeşitli sloganlar.
Olumsuzluklar
Özellikle eğitimde, ders çalışırken müzik dinlemek (doğru mudur) çok sorulan sorulardan. Buna kestirmeden verilecek cevap, “duruma göre değişir” olabilir. Müziğin sözsüz olması, uyaranlar açısından bilgi yüklü olmaması öğrenmeyi destekleyebilir. Ama genel bir kural istenirse, tavsiye edilmez.
Bazı kişiler öğrenme anında odaklanmayı sadece müzikle (aslında bir takım seslerle) sağlayabilir. Kimileri “gürültü” tarzı bir ses olmadan uyuyamayabilir. Bu istisnalar için bir uzmandan kişiye özel fikir alınması doğru olacaktır.
Yukarıda bahsi geçen duygusal modülasyon, olumsuz iletilerin yayılmasında da kullanılabilmekte, insan psikolojisi manipüle edilebilmektedir. Medyada bunun örneklerini görürüz.
Koçlukla İlgisi
Şahsen müzikle ilgilenen, enstrüman çalan kişileri (özellikle öğrencileri) bazı açılardan şanslı bulurum. Yaşamın bir ritmi olduğu gibi okumanın, öğrenmenin de vardır. Belli döngülerle ilerlersiniz, arada geri dönmeniz ve tekrar etmeniz gerekir. Aynen müzikte olduğu gibi. Fark şudur, yaşamdaki döngülerde müzikteki kadar keyif almayız. Ama keşfedebiliriz değil mi?
Sosyal ortamlarda insanları tanımak, kaynaşmak için müzik güzel bir araçtır. İletişimde ortak bir alan açar. O alanda “birlikte” yürüyebilirsiniz.
Bir ifade şekli olarak (özellikle tıkandığınızda) konuyu anahtar kelimelerle, hatta birkaç dize ile ifade etmek ilham verici olabilir. Beste yapamayabiliriz ama yukarıdaki bağlamlar üzerine düşünebiliriz.
Sonuç
Müzikle, sanatla, ilhamlarla ilişkimizi koparmayalım. Duygulu, coşkulu ya da depresif olduğumuzda, bunu yansıtmanın, yansıtarak kendimize bakmanın bir yolu müzik olabilir. Dilerseniz müzik kelimesi yerine beste, nağme, ses veya melodiyi kullanabilirsiniz.
Derler ki, en güzel enstrüman insan sesidir. Ve tüm bu hikayenin asıl kahramanı da odur.
Sesle kalın!
Fatih Gökler
_______________
¹ İlyasoğlu, Evin (1994). Zaman İçinde Müzik: Başlangıcından Günümüze Batı Müziğinin Evrimi (2009 bas.). İstanbul: Yapı Kredi. s. 12. ISBN 975-363-292-4.
² GREENBERG, David M.; RENTFROW, Peter J. Music and big data: a new frontier. Current opinion in behavioral sciences, 2017, 18: 50-56.
³ MAS-HERRERO, Ernest, et al. The impact of visual art and emotional sounds in specific musical anhedonia. Progress in brain research, 2018, 237: 399-413.
⁴ IAKOVIDES, Stefanos A., et al. Psychophysiology and psychoacoustics of music: Perception of complex sound in normal subjects and psychiatric patients. Annals of general hospital psychiatry, 2004, 3.1: 1-4.
⁵ GIBSON, J. M. The birth of the blues: how physics underlies music. Reports on Progress in Physics, 2009, 72.7: 076001.
nietzsche'nin çaresizce atın boynuna sarılması gibi mecnun da av olacak olan ceylana sarılıyor...
İSLAM SANATI İslam Sanatı, bir tarafta mimari ile cami ve medreselerin tezyin edilişi, diğer tarafta Kuran’ın sade ve çok güzel şekilde tilâveti şeklinde iki kısmı kapsamaktadır. İslam mimarisinde çeşitli etkilenmeler sonucu farklı tarzlar mevcuttur. Medine Mescidi’nin basitliğine karşın, Emevi dönemi yapılarında Bizans etkileri (Şam’daki Büyük Emevi Camii ve Kudüs’teki Kubbetüssahra), Abbasi dönemi yapılarında İran etkileri (Bağdat’taki kaybolan yapılar ve Kahire’deki Tolunoğlu Camii) hakim olmuşken, Fâtımî mimarisinde hem Emevî hem İran ve hem de Tolunoğlu etkilerini birarada görmek mümkündür (Büyük el-Ezher Camii ve Külliyesi). Geniş etkileşimle oluşan diğer iki mimari örneği de Selçuklu ve Memluk sanatı yapılarıdır. Mağrib-i Aksâ’da (Uç-Batı) yani Mağrib ve Endülüs’te ise, Doğu-İspanyol-Mağribî tarzının ağırbaşlı âhengi boyverdi. Her yanı saran süslemeleriyle bu sanat, İslam sanatının en güzel örneklerinden biridir ve ilhamını aldığı ruhun en karakteristik örneğidir. Müslüman ve Hıristiyan mimarlar-sanatkârlar bu sanatı oluşturmak için birlikte çalıştılar. Mağribî, Bizans ve Avrupa etkileri Doğu geleneklerine karışarak neredeyse eşsiz şaheserler meydana getirdi. Kurtuba (Cordoba) Ulucamii (II.-III./VIII.-IX.yy.), Tlemsen Camii (VI./XII.yy.), Merâkeş’te Kütübiye Camii (VI./XII.yy.), İşbiliye’de (Sevilla) Giralda Camii (VI./XII.yy.), Fas (Fez) Medreseleri. Camilerin Süslenmesi, İslam dininin 1 olan Allah’a gereği gibi ibadet edebilmek ve en küçük bir put temsiline meydan vermemek için insan ve hayvan şekillerini resmeden tabloları ve daha hassa şekilde heykeli haram kıldığı gerçeği dikkate alınarak yapılmıştır. Bu yüzden, dekoratif sanatlar zaferini çiçek motiflerini çarpıcı ve karmaşık geometrik çizgiler içinde eriterek kazandı ve bu çizgiler Arap harflerinin hârikulâde hattıyla desteklendi. Bu sanatta, hemen herşeyde olduğu gibi, Mağrib ve Endülüs daha kesin ve net kurallar gözetti. Belki de rölyef manzumesinde böyle bir mükemmelliğe ulaşmasının nedeni buydu. Bu mimari ve dekoratif sanat, cami ve diğer dini yapılardan dinî olmayan yapılara kadar yayıldı. Dindışı yapılarda herşeye rağmen temsil ve heykel kullanımı olmuştur. Örnek, Meşetta’daki Emevi sarayındaki hayvan tasvirli duvar tezyinatı ve Gırnata’daki (Granada) Elhamrâ Sarayı’nın Aslanlı Avlu’su. Bir bütün olarak Elhamrâ, ibadet mahalleriyle olduğu gibi yönetici saraylarıyla da İslam dünya görüşünün etkili bir şahidi olarak durmaktadır. Minyatür, camilerde süsleme sanatı olarak kullanılmadığı ve üç boyutlu olarak çizilmediği sürece Doğu’da da kabul gördü. El Sanatları, Halı Dokumacılığı, Pahalı İpek ve Brokar Süslemeciliği gibileri, her ne kadar tavizsiz fakîhlerce yasaklanmışsa da, zevk ve lükse düşkünlüğün ağır bastığı bir hayat tarzıyla birlikte varlığını sürdürdü. Mûsikî (Mağrib’te mûsîkâ), Bağdat’ta Abbasi saraylarında yetişen müzik ustası Ziryab’ın Endülüs’e geçmesi ve orada Endülüs Emevî hükümdarlarınca büyük bir teveccühle kabul görmesi sayesinde Doğu ile Batı’nın karşılaşması meydana gelmiş ve sonuçta özgün Endülüs Müziği doğmuştur. Louis Gardet
BEKİR SITKI SEZGİN - Hatırla ey gönül boş geçen demi..
Öğle
Yeşil sularda büyük inciden çiçekler açar,
Gümüş böcekler okur âba bir neşîde-i hâb,
Durur sevâhilin üstünde, bî-heves, bî -tâb,
Güneş ziyâsını içmiş benât-ı hâb-ı serâb.
Ahmet Hâşim
###
Âb: Su
Neşîde: manzume, şiir / hâb: uyku
Neşîde-i hâb: Ninni
Sevâhil: Sahiller
Tâb: Güç, kuvvet
Ziyâ: aydınlık
Benât: kızlar
Ağlar her dem ah eyler ney Dost pişer de ham kalır bey