Bilenler bilir, uzun yolculuklar sırasında, içinden geçilen her yaşam, insanın yalnız bedenine bağlı değil, ruhuna da çarpar. Tıpkı unutulmuş, yol sayılmış kültürlere tanık olan insanın, kendi yaşam kurgusuna da bilerek ve isteyerek alt üst etmen gibi. Tarihin zamana direnerek bıraktığı izler, hayal gücünü kışkırtan sayısız geçitler yaratır bu yolculuklar sırasında. Bazı yolcular, bu yola bir kez çıktıktan sonra, bir ömür boyunca yaşanan her şeyin, ama her şeyin, en yoğunlaşmış biçimiyle ve aynı anda yaşadığını söyler. Ben onların yalancısıyım.
( Özcan Yurdalan, Ahşap Fanus, İran Yolculuğu )
.
.
.
.
.
[ İran, Osku, Kandovan, 30.04.2025 ]











