Ayetlerle sabi olan Süleyman (aleyhisselâm)’ın kıssasında, meşhur Hüdhüd kuşu öttüğü zaman: ”Merhamet etmeyene merhamet olunmaz.” buyurmuştur.
Göçeğen kuşunun ötmesindeki manayı Süleyman (aleyhisselâm) şöyle bildirmiştir: ”Ey günahkarlar! Allahu Teala’dan af ve mağrifet olunmayı isteyiniz.” Kuşlar insanoğluna acır, ötüşleri ile bize nasihat ederler. Ne yazık ki biz, bize merhamet etmeyiz. Allah hepimize ilahi idrak ve anlayış nasib eylesin.
Kaya kuşunun ötüşü şu manayı taşır: ”Her canlı ölecektir, her yeni eskiyip, çürüyecektir.”
Güvercin ötüşüyle şöyle der: ”Gökleri ve yeri dolduran Rabbimi noksan sıfatlardan tenzih ederim.” Yani, ey insanoğlu! Allah noksan sıfatlardan münezzehtir. Başına gelen bela ve musibetleri kendi nefsinden bil. Kötülükler senin ef’alindendir. Allah kuluna zulmetmekten münezzehtir.
Karganın ötmesi bize büyük nasihattır: ”Allahu Teala’dan başka her şey helak olacaktır.”
Kustat kuşunun ötmesinin manası da şöyledir: ”Susan, başına bela ve musibet gelmesinden kurtulur.”Sükut-i lisan, selamet-i insan. Susan selamete erer. Tarikat ve tasavvufta faziletli amellerin başında dilin lüzumsuz konuşmadan uzak tutup her hakikat karşısında susmak, bilmediğine karışmayıp öğrenmek, gördüğü fakat anlamadığına da: ”Bunda bir hikmet vardır. Doğrusunu Allah bilir” deyip sabretmek gelir.
Papağan: ”Düşüncesi dünya olan kimseye yazıklar olsun.” der. Papağan’ın sözlerine göre, hiç dünya düşüncemiz olmasın mı? Olsun da, ahirete gölge olmasın, ahiret amelini unutturmasın.
Doğan kuşu: ”Allah’ı noksan sıfatlardan tenzih ederim. O benim Rabbim’dir, bütün hamdler, şükürler O’na mahsustur.” der..
-Mehmet Ildırar, Tasavvuf ve Tövbe