bir zamanlar zihninizi yoğun şekilde işgal eden birinin, parça parça silinip gitmesi ve sizin onu artık hayal gücünüzde bir bütün olarak temsil edemeyişiniz.
susan sontag - bilincin kapısını aralamak
seen from Türkiye
seen from United States
seen from United Kingdom

seen from Israel

seen from Russia

seen from Russia

seen from United States
seen from United Kingdom
seen from Russia

seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from China
seen from United States

seen from United States
seen from United Kingdom
seen from United Kingdom
seen from United States

seen from United States
bir zamanlar zihninizi yoğun şekilde işgal eden birinin, parça parça silinip gitmesi ve sizin onu artık hayal gücünüzde bir bütün olarak temsil edemeyişiniz.
susan sontag - bilincin kapısını aralamak
Zaman aslında bir kumardı. Bazen o senden saatlerini çalardı, bazen sen ondan anlarını çalardın. Bazen sen kazanırdın bazen o. Ama en çokta o senden bir şeyler alırdı. Çünkü zaman senden çok daha önce varolmaya başlamıştı. Zaman, vakti geldiğinde ödenmesi gereken bir borçtu. Bazen senden geleceğini alırdı, bazen senden dününü alırdı. Bazen saçlarını, bazen kelimlerini, bazen vaktini, bazen hayallerini alırdı. Ama zaman ondan vaktinden çok daha erken almıştı rengini. Renklerle sevişmeden kaybetmişti siyah saçlarını. Kar beyazı saçları zamanın ona mirasıydı. Kar tanesine benzeyen kirpikleri göz yaşından arda kalandı. Herkes onun saçlarının rengine imrenirdi. Adeta beyaz boyayla boyanmıştı saçları 20’li yaşlarının başında. Boya numarasını soran çok insanla karşılaştı hayatı boyunca. Oysa saçlarının rengini kederi, kirpiklerinin rengini göz yaşları çalmıştı. Daha renklerle sevişme fırsatı bile bulamamısken, beyazın en sonsuz tonuna boyanmıştı kimliği bildiği saçları. Soluktu teni sanki zaman geçtikçe yok olmuştu rengi. Kristal mavisi gözleri zamanla solmuştu teni gibi. Aynaya baktığında gördüğü kişi gittikçe uzaklaşıyordu ondan. Dudaklarına sürdüğü ruj bile renk vermiyordu hayatına. Bir gun renkler gibi çekip gitti o da. Bir insanla sevişirsin bir çocuk getirirsin dünyaya, aşkla sevişirsin melodileri yaratırsın. Renklerle sevişirsin gökkuşağını bulursun. O renklerle hiç sevişememişti. Belkide bundandı içinde yarattığı dünyanın pastel tonları. Zamana karışıp çekip gitmişti o da. Kim bilir belkide dünyanın bir yerinde varolmaya devam ediyordur tüm renksizliğiyle. İçinde yarattığı dünya kadar renkli hayalleriyle.
"insanoğlunun ömrü saatlerin sınırı içinde geçer ne de olsa."
saatler, sabahattin kudret aksal
04:17
Çok geç bir saat uyumak için belki
Ama
Uyumaya izin vermeyen sancılar var..
Saatler peşimi bırakmıyor.
Sevmek saatlerce öpüşmek değil, öpmek için saatlerce düşünmektir.
~Özdemir Asaf
“Koparılan çiçeği suya koymak kadar gereksizdir kalbe sunulan özür.”