sencer ve cihangir

seen from Malaysia
seen from Malaysia
seen from China

seen from Malaysia
seen from United States
seen from Greece
seen from United States
seen from Ukraine
seen from China
seen from China
seen from China

seen from Canada
seen from Ukraine

seen from United States

seen from Malaysia
seen from United States
seen from Hong Kong SAR China
seen from China

seen from United Kingdom
seen from United States
sencer ve cihangir
Uyanış : Büyük Selçuklu
Adamlar yapmış bee 💯💯💯
Uyanış: Büyük Selçuklu - 5 Bolum
Cemal Süreya amcasını hem çok sever hem de ona kırgınlık duyardı. Daha okula gitmeden, okumayı yazmayı, aritmetik işlemlerini ondan öğrendiğini çok önce yazmıştım. Kırgınlığının nedeni ciddiydi. “Amcamla babam sürgüne giderken, bütün mal varlığımızı birkaç gün içinde paraya çevirmişler. Daha sonra amcam bu parayı, İstanbul'a gidip gayrimenkule yatırmış. Tapu kayıtları onun üzerine yapılmış. Aradan on yıl geçti, sürgün bitti. Amcam İstanbul'a gitti. Birlikte kazandıklarını kardeşiyle bölüşmeye yanaşmadı. Babam, sürgün yerinde öldü. Böylece onlar varlıklı, biz yoksul kaldık. Tuhaf şey, sadece kızıyorum amcama.” Kızıyor olmasına karşın, oğluna babasının değil de amcasının adını verecekti: Memo! Elbette ondaki bu buruk ama derin sevgi karşılıksız değildi. Amcası da onu, kendi çocuklarının ötesinde bir sevgiyle kucaklar. Ölümü nedeniyle onun için şunları yazacaktı: “Amcam, içimde bir ayrılık acısı, aşk ayrılığı... Nüfus cüzdanının içinden iki fotoğraf çıkmış; biri babamın, biri benim. Amcam, şu yürüyen üç yüz kişiden çok seviyordu beni. (Amcası öldüğünde cenazesinin arkasından gidenleri kastediyor. NG) Çocuklarından bile. Biliyorum bunu. Ama kırgındım. Hacil etmişti bizi. Hele babamı. Babam ki...” (...) “Bir gün, (on altı yıl önce) şöyle demişti bana: ‘Öldürmek istediğin birileri varsa, söyle; benim yaşım zaten yetmiş bir; geri kalan birkaç günümü de mahpusta geçiririm olur biter.’ Öldürmek istediğim hiç kimse yoktu o günlerde.” Bunları yazdıktan bir süre sonra da kendi yaşama veda edecek, amcasının yanı başında toprağa verilecekti! Kasımpaşa, Kulaksız Mezarlığı’nda... 1990 yılının Ocak ayının onuncu günü! Yirmi altı yıl geçmiş aradan. Dün gibi geliyor insana... Sahi, Cemal Süreya öldü mü ki? (2016) - Necati Güngör, Cemal Süreya ve Amcası * * * “Biliyorsun ben hangi şehirdeysem Yalnızlığın başkenti orası Bir de yine sevgili çocuk Biliyorsun kişi tutkularıyla Yalnızlığını adlandırıyor o kadar Arkada bir su devrile devrile akıyor Rastgele bir ağaca soruyorum Bir şey var sanki onu soruyorum Değil orda diyor belki biraz daha ilerde Tanrı meleğini ağırlamaya çalışan Ataerkil bir aile gözümü alıyor Dedelerin yüzlerinde erozyon Silip götürmüş bütün evetleri Annelerinse ağızlarında hiyeroglif Babalarınsa ağustoslar atasözleri Amcalarınsa avdan boş dönüyor elleri Teyzelerse elleriyle yargılıyor gök güzelliğini Ablalarınsa boyunları soru işareti Ağabeylerse utançlarından emrah Sıralanmışlar su boylarına Bıçakla soyuyorlar kelimeleri Ya suya giden küçük kızlar Onlar Tıpkı o kuşlar gibi Uçan daha bir süre Sonra da vurulduktan Bir mezarın doğurduğu iştahlı bir çocuktur Anadolu şiiri” - Cemal Süreya, Göçebe (Sevda Sözleri / Bütün Yapıtları / Şiirler) - Görsel: Şahin Erkoçak (Sencer) (Cemal Süreya)
Sencer & Turna – Winter
👑 Melik Sencer 👑