Gözlerim yaşlar içerisinde boğuluyor.. Lütfen geri dön..
seen from United States

seen from Russia

seen from Malaysia

seen from Singapore
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from Germany

seen from Singapore
seen from China
seen from China
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from Türkiye

seen from Germany

seen from Germany
seen from United States
seen from United States
seen from Pakistan
Gözlerim yaşlar içerisinde boğuluyor.. Lütfen geri dön..
Nefes alamadığımda anladım ne kadar özlediğimi
Uzaktan gördüğünde ne güzel gözleri var diyeceğin cinsten bir adam. Sahiplenen, göğüs geren, yol vermeyen adam gibi adam. Ben hiç böylesini görmedim biliyor musun? Daha tanımadan, sarılınca güvende hissedeceğimi söyleseler, bir adama güvenmenin saçmalığını anlatırdım saatlerce.
Ben aşık oldum hem de sadece yazdıklarına; yazdıklarından farklı bir adam çıkarsa yaşayacağım hayal kırıklığını tasvir edecek kelime yok. Çünkü ben artık bir şeyleri tasvir etmenin değil hayal etmenin peşindeyim. Gerçekliğe dönüştükçe kaybolan her şeyi silip kafamda canlandırdığım o adamda kaybolmanın eşiğindeyim. Benim birine bağlanmaya ihtiyacım var ve o adamın göz kıvrımında uyumak istiyorum. Onun aç gözlülüğünde harcanacak olmak göğüs boşluğumu yakıyor. Herhangi bir boşluk anında daha kurban gidecek sabır yok bende. Her gün yazsın. Hep yazsın. Sadece okusam yeter gibi geliyor. Yazılmış saçma sapan bir cümlenin verdiği sıcaklığı veremeyen onlarca insan tanıdım çünkü.
Çok yoruldum, seslerden, sözlerden, yüzlerden. Görüşeceğiz biliyorum. Bir kere sarılmak istiyorum. Kimse yokken, konuşmadan hatta bakmadan. Bu sarılma hissi tüm cinsel dürtülerin ötesinde. Düşündüğüm gibi olmayacak biliyorum. Olmayacak şeyler istiyorum. Oldurmaya çalışmıyorum çünkü değişeceği düşüncesi beni ezip geçiyor. Bugünkü hislerimin beni yeniden, en baştan, sanki hiç bunları yaşamamışım gibi paramparça edeceğine o kadar eminim ki bazı şeyler imkansız olsun istiyorum. Sarılma isteğim içimi delsin, ama dokunamıyım, görmek için delirsem de ulaşamıyım. Bu yaşadıklarımın tükeneceğini düşündükçe olmasa mı acaba diyorum. Masumluğu kaybettikçe çoğalan isteklerimle, elimdekini de kaybetmekten o kadar korkuyorum ki tek fotoğrafa bakarak saatlerce hayal kurmak daha mantıklı bir karar gibi geliyor. Sonra mantığımı kaybediyorum, görmek dokunmak istiyorum.
Hep istiyorum. Her zaman birbirine zıt şeyleri istiyorum. İstemekle başlayan cümlelerimle tüketiyorum her şeyi. Ben o adamın göz kıvrımlarında uyuyup, dudaklarında rüyaya dalmak, kollarında eriyip, cümlelerinde son bulmanın hayalini kuruyorum.
"...O da özlüyormuş benim bir tanem Hep ağlıyormuş yağmurlarla Öyle yazıyor son mektubunda."
Artık kimseye karşı bişey nefret dahi hissetmediğini farkettiğin o an....
Bazı geceler sabaha kadar ağlarsın. Ağlayınca rahatlayacağını o acının geçeceğini sanırsın ama geçmez. Bazı şeyler hiç geçmez zaten hep içinde bir yerlerde kalır. Ne kadar acı bir daha belki de konuşamayacağın, yüzünü göremeyeceğin birinin her an aklında,kalbinde olması. Kalbimde bir sızı sahibi sen. O sızı acı veriyor olsa da ne kadar güzel bir bilsen...
Evet,üzüldüm.Evet uykusuz gecelerim oldu.Bunca fedakarlığı göze aldığım ,belki de beni hiç hatırlamadı.Ama olsun.Ben sevdim ya,bunun gururu bana yeter.Şimdi,şu gördüğün basit insanların eski sevgililerine yaptığı gibi;senden nefret etsem;öfkeli sözler söylesem,aleyhinede konuşsam biraz içim soğur belki.Şayet böyle bir yanlışa düşersem bana yazıklar olsun.Üzerine alınma.Ben seni,senin beni sevmen için sevmedim.Çünkü;bu bencillik olurdu.Ben,doğduğum günden beri aradığım,yüreğimin yerini buldum.Sayende sevmek nedir anladım,güzel sevdim,sabrettim.Sonra birgün,hiç sevilmemiş gibi gittin.Ben senden uzağa gidemedim.Bu yüzden ben ne kadar yakınsam sen o kadar uzaksın.Tıpkı seni sevip,seninle yaşamayı beceremediğim gibi...